Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '06

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
416
 

Kalitesizliğin büyüsü

Kalitesizliğin büyüsü
 

Şuanda prime timeda yayında olan Sabrina (amerikan yapımı bizimkilerin kopyaladığı cadı kız dizisi) tarzında iki dizi mevcut: Acemi Cadı ve Selena. Kanal D'nin Acemi Cadı'sına karşı Gani Müjde'ye ısmarlanan Selena: bu iki dizi hala yayında -ki bunun tek nedeni izleyici kitelesinin kalitesizliği. Yapımcılar kaliteyi, yeniliği, yaratıcılığı kale almadan nabze göre şerbet veriyorlar.

Mevzu bahisin trajik yanı; bu dizilerin tvlerde döndüğünü gören senarist adaylarının duyduğu heyecanın; "ya olaya bak ya, böyle dizileri oynatıyorlar, madem durum bu kafamdaki projeye kalem değdirirsem benim senaryomu kesinkes çekerler" demesinin; yarattığı senaryo karakterleri ile yatan, kalkan, dışarı bakkala, sinemaya, tiyatroya giden senarist adayının senaryosu bittikten sonra karşılaştığı durumdur trajedi: kalite değil, anlatılan değil çarkın dişlilerini döndürenin ne istediği önemli. Yeni alınan bisikletine binmek için yatağından kalkan çocuğun bisikletinin olmadığını görmesi ile yaşadığı hayal kırıklığını, medya sektörü, içine girmek isteyenlere çokca yaşatıyor. "Herşeyin bedeli vardır, birden bir yere gelinmez ki, tabii ki pat diye giremez" denilebilir... Keşke girilmek istenen piyasa nitelikli eleman ve işlerle kaynıyor olsa da bu yüzden içine girmek zor olsa. Maalesef durum bunun tam zıttı.

Herşeye rağmen bir başarı öyküsü... Oskar ödüllü Amerikan Güzeli'nin senaristi Alan Ball (aynı zamanda six feet under), filmi yazdıktan sonra haliyle yapımcıları aşındırmaya başlar. Yaratıcı bir senaryoya imza attığını düşündüğü için kendinden emin ama birazda insan psikolojisi dolayısıyla gerginmiş. Çaldığı kapılar bir bir yüzüne kapanınca afallamış, ne yazdığını kontrol etmiş, ne kendine ne de senaryoya inanmamaya başlamış (cidden kötü bir ruh hali). Kendisiyle boğuşurken kanının son damlasını yapımcılara karşı kullanmaya karar vermiş... Ve ortaya oskar ödüllü bir film çıktı. Tabii ki filme giden beş oskarın biri senarist Alan Ball'a gitti. - Kaliteli işlerin hakim olduğunu bildiğimiz Hollywood'da bile oslarlık-iyi-kaliteli işler (senaryolar) birden günışığına çıkamıyabiliyor. Kalitesizliğin hakim olduğu ülkemizde ise niteliğe sahip olanların işi çok zor (özellikle senaryo sathında). Bundan dolayıdır ki bilenen yolları kullanmamalı; yani senaryoyu yazıp yapımcı şirkete postalamamalı. Önce piyasa anlamaya çalışılmalı, çarkların nasıl döndüğü gözlemlenmeli, araştırılmalı... Doğru adımlarla maraton koşusunu 100metre koşusu yapabilirsiniz. Adım için ayaklar sizin bedeninize bağlı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ama nasıl oluyorda bu kadar kalitesizliğin içnde buluyor kendini... Sinema TV okuyan biri olarak bu kalitesizliğe bende mi dahil olmak zorunda kalcağım... korkuyorum yaa...

Derya'ca 
 31.12.2006 0:50
Cevap :
Gani Müjde hakkında haklısınız... Ama ısmarlama bir program bu kadar oluyor.: Kanal D'de Acemi Cadı çıkınca kendisine bu tarzda dizi ısmarlandı. "korkuyorum yaa" :))... Eminim korkmadığınıza; çekersiniz kalitesizliğin kulağından ve tuttuğunuz gibi kapı dışarı edersiniz. Öğrenim hayatınızda başarılar. Sağlıcakla kalın...  31.12.2006 9:46
 

Size katılıyorum Ali Mert Gönen(...) Şu sıralar televizyon da yayınlanan öylesine çok kalitesiz ve abuk yayın var ki, çok şaşırıyorum. Elbette ki haklısınız bunun suçlusu biraz da kalitesiz seyirci. Sadece prime-time da yayınlanan diziler değil, sabah saatlerin de yayınlanan canlı programlar, bu programlarda ki saçma konular ve konuklar, akşam saatlerine doğru çıkan insanlara duygu sömürüsü niteliğinde gördüğüm kalp gözü, sırlar dünyası gibi programlar. Hepsi çok berbat ve beni türk televiyonlarından uzaklaştıran unsurlardır. İşte bu sebeptendir ki hep yabancı dizi ve filmler tercihimdir. Saygılar...

Tuğbaa 
 16.12.2006 13:57
Cevap :
Çok haklısınız: Sadece prime time değil tepeden tırnağa kalitesizlik var. Güzel bir tepki geliştirmişsiniz; uzak durarak. Özellikle sabah, öğle ve akşama doğru çalışmayanları hedefleyen programlar ve de haber bültenleri; vah vah. Saygılar, sağlıcakla kalınız...  16.12.2006 15:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 610
Kayıt tarihi
: 11.12.06
 
 

Yök'ün araştırması sonucunda ortaya çıkan "istediği bölümü kazanan %3'ük bir kesim var" trajedisinde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster