Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '16

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
268
 

Kalp kırmaya değer mi?

Kalp kırmaya değer mi?
 

Beş yıl olmuş blog yazmaya başlayalı. Milliyet Blog yönetimine, editörüme/editörlerime teşekkür ediyorum. Bana da yazma fırsatı verdikleri için. Aslında daha yazamadıklarım, yazmadıklarım ve yazmayacaklarım yazı tasarılarım var. Zamana bırakmak, hayırlısını istemek gerekir diye düşünüyorum.

Yazı yazma konusunda pek iddialı değilim. Ancak yorum yapma konusunda iyiler arasındayım diyebilirim. Okuduğum bazı bloglara yorumla tepkimi göstermek istediğim anlar oldu. Ancak, tanımadığım, görmediğim, hayatta karşılaşmayacağım bir insanı neden üzeyim diye düşünüyor, yorum yapmıyorum. Büyük Ozan Yunus Emre;'Bir kez gönül kırdın ise o kıldığın namaz değil' sözü aklıma gelir her zaman. Yaşadığımız toplumda öyle insanlarla muhatap oluyoruz ki, değil gönül kırmak, kafasını bile kırmak geliyor insanın içinden.

Blog yazısı yazma olayı amatör bir uğraş. Gönüllü yazı yazanlarız diyebiliriz. Hiç bir maddi getirisi yok bizim için. Burada yazı yazan herkesin kendine göre bir birikimi var kuşkusuz. Bu birikimini de blog yazılarına yansıtıyorlar.

Üyeliğim sürecinde bir hayli polemiğe şahit oldum. Amatör bir grupta olmaması gerekir ama oluyor işte. Bilhassa eski blog yazarları (şarap aklınıza gelsin) arasında bir rekabet, bir hazımsızlık, kendilerini üstün görme, muhatabını küçümseme gibi bir görüntü vermeleri sessiz eleştirilerime neden olmuştur. Sayıları pek fazla olmamakla beraber blog ünlüsü olmaları nedeniyle sesleri etkileyici oluyor.

Bazı arkadaşlarımız yazılarına yorum kabul etmiyor, başka yazılara da yorum yapmıyorlar. Kendi tercihidir, saygı duyarız. Ancak yazdığı bloglarda gönderme yaparak olumsuz eleştirilerde bulunuyorlar. Haliyle karşı tarafa da cevap hakkı doğuyor. Yorum almamakla eleştirilerden kurtulamaz, blog kategorisi var. Hakkında yukarıdan aşağıya eleştiri bombardımanına tutulur.

Polemik yazılarında kullanılan üslubu hiç hoş bulmuyorum. Yukarıda değinmiştim, yorumum iyidir diye. Aynı yazıyı ben de okudum, öyle ağır bir yazı yazmak yerine, bir sitem yazısı yeterliydi. Kırmadan rahatsızlığını belli edecek cümleler yazabilseydi o kadar teraneye gerek kalmazdı. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var tabi.

Bir blog yazarı eleştirilebilir mi? Elbette eleştirilebilir. Ancak eleştiri sınırı aşılmamak kaydıyla. Eğer eleştiri yazısında rencide edici, aşağılayıcı, küçük düşürücü sözlere yer verirseniz eleştiri sınırını aşmış olursunuz. Yazınız yayında olduğu müddetçe herkes okuyabilir.

Sinema kategorisinde yazılar yazıyordu, yeniydi daha. Yazısını dikkatle okudum, yazı tekniğini, anlatım tekniğini beğendim. Bir sinema yazısına da yorum yapmıştım. Ödüllü bir Türk filmini eleştirmiş, toplumumuzu kötü gösteriyor diye yazmış. Ben filmi izlemediğim için görüş belirtemedim. Akşam internetten buldum izledim. Benim yorumum onunki gibi, değildi. Toplumumuzda olan, yaşanabilen bir konusu vardı. Ben filmi beğendim. Hemen bayan arkadaşın yazısına yorum yapacaktım. Baktım blogdan ayrılmış, yorumum elimde kaldı. İsmini de biliyorum. Kafama takıldı, bu genç bir hanım blogda gelecek vaad ediyor, neden ayrıldı acaba?Güzel yaşam diliyorum buradan kendisine.

Bazen bir gözlemimi, bir konuyu yazıyor, gündelik yaşam kategorisinde. Öylesine bir yazı. Bir yorum geliyor, olumlu. Dikkatimi çeken isimlerin sayfasına bakar, bilgi sahibi olmak için. Eğitimi, donanımı benden üstün, okur sayısı ortalamanın çok üstünde. Kendi kendime telkinde bulunuyorum, burda bir yanlışlık var, okuyan yazandan daha donanımlı, benim yazımı nasıl okumuş diye düşüncelere dalıyorum.

Aslında canım çok sıkkın, İstanbul'dan sonra Kayseri'de bomba patladıldı. Yine onlarca masum can şehit oldu. Neşeli birgünümde olsaydım böyle bir yazıyı yazamazdım inanın.

Saygıyı çok önemserim. Saygısız insanlara hoşgörüde cimriyimdir. Yakınlarımızda, sokakta, blogda her yerde olabilirler.

Sürçülisan ettiysek affola.

 

Düzce 17.12.2016

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar burası amatörce yazdığım bir site,tıpkı diğer internet siteleri gibi. Diğer sitelerde de olduğu gibi öncelikle okunma konusunda burada da bir "al gülüm ver gülüm " durumu mevcut ve rastladığım kadarıyla çekişmeler var. Bahsettiğiniz konuyu bilmiyorum ama; çok ünlü yazar-şairler bile unutulduktan sonra bizi kim hatırlar ki? Hiç kimse vazgeçilmez değildir ve hiç kimse kendini vazgeçilmez sanan biri kadar aptal değildir. demiş Victor Hugo Ölümün nefesi ensemizde ve gelecekte tüm servetimiz beş metre bez iki metrelik topraktan ibaretse ne gerek var bütün bunlara. Yazıyı okursunuz, katılmadığınız yer varsa incitmeden belirtirsiniz, beğenmezseniz geçer gidersiniz işte bu kadar basit. Sevgiyle kalın

SAHAFÇA 
 19.12.2016 21:58
Cevap :
Değerli yorumunuza aynen katılıyorum.Gerek gördüğüm üzere yazdım.Teşekkür ediyorum,esen kalın.  20.12.2016 12:28
 

Hakkak ha, bu eskiler cok sey ! Hele biri var yok Basblogger'mis, bi de demez mi yazi basina telif parasi ? Olecem valla ne bu ya ! Garibaniz diye bize reva mi bunlar!

Newyorker 
 17.12.2016 20:39
Cevap :
Bilgim var,baştan beri takibimde.Türkçe biraz zayıf,anlaşılması zor cümleler kuruyor.Kısa bloglar yazıyor. Telif olayı bana inandırıcı gelmedi.Amatörlere ücret ödenmiyor ama.Ölümcül olaylara üzüldüğünüz anlaşılıyor.Ben de size sabırlar diliyor.Tabi kitap olsun blog olsun her yazılana sazan gibi de inanmayız.Dünya eşkiyası ABD. de size mutlu yaşamlar.  19.12.2016 15:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 438
Toplam yorum
: 327
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 224
Kayıt tarihi
: 15.03.11
 
 

A.İ.T.İ.A Yönetim Bilimleri Fakültesini bitirdim. Kütüphaneci ve Maliyeciyim. Emekli oldum. İlgi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster