Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ekim '19

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
19
 

Kalp...

Sen kimsin? Siz kimsiniz, biz kimiz, onlar kim? Sorular, sorular, sorular... Kimliğin değil, kendini buluşun nerede? Korkma, yüzleş, kabullen... Sen, kendini bul ve sarmala... Ya da baskılan ve öl... Karar senin, nerede ve kim olmak istiyorsun?

Craft Tiyatro sahnesinde oynanan muhteşem gerçekliği ile insana bir çok gerçeği bir kez daha kabullendiren '' Kalp '' oyunu için öncelikle hikayenin gerçek sahiplerine, sahneleyen oyuncularına, sahne dekoruna, kostümlerine, seyircilerine, dekorlarına, gözyaşlarını hatırlatan sözcüklere, ağlayan ve düşündüren hislere teşekkür ederim. Böylesine gerçek olan gerçekliği unutmanın köşesinde kalmışken bir kez daha hatırlatan her mimik için minnettar kaldım. 

Sahnenin yerinden başlayarak her bir ayrıntısını sizler ile paylaşmak istiyorum. Kadıköy lokasyonunda küçük bir bahçe içinde insanların kendini bulabilmesi için sevimli bir yapının içine kurulmuş gibi hayal ettiriyor olsa da sahneye davet edildiğinizde bir göz kamaşması daha yaşıyorsunuz. Sahneye tünel olarak tasarlanmış bir yoldan geçerek giriyorsunuz ve karanlık sizi kendisine çekerek ruhunuzu esir alıyor. seyirciler için ayrılmış koltukların aslında hiç kimsenin birbirinden farklı ve ayrıcalıklı olmadığını hissettiren tek düze sedirimsi koltuklarda herkes yan yana oturuyor. Sahne, seyircilere o kadar yakın ki her an oyunculardan biri sizi kolunuzdan çekerek oyuna dahil edecek gibi hissediyorsunuz. Kalp oyunu özelinde sahne tasarımı, dekorlar, oyuncuların sahneye giriş çıkış yaptıkları yerler, eski televizyon ekranları, portatif ve her an istediğiniz herhangi bir eşya gibi kullanabileceğiniz hem perde hem dekor olan demir dekorlar, siyah ve karanlık, kahve ve alkol, sigara ve gözyaşı, hastalık ve doktor, insanlar ve insanlık, erkekler ve kadınlar, hemcinsler ve karşı cinsler...

Gerçekliği yaşamak, hissetmek ve bir kere daha olması gerekeni olmaması gerekiyormuş gibi düşünmemek, toplumdan saklanmamak ve kaçarak yaşamamak, sağlıklı bedenler mi hasta zihinler mi, birey olmak mı yoksa bir olmak mı, kim olduğun mu kim olmanı istedikleri mi, sen olmak mı biz olmak mı, yaşamak mı yaşatmak mı, fedakarlık mı aşk mı, kim için aydınlık kim için karanlık, yazmak mı yazarken duyurmak mı ve sen olmak mı?

Gel, hep beraber biz olalım diyebilmek için... İnsanlık ve kabullenmek için... Hayatta kalabilmek ya da cesurca ölmek için... Tutun, kabullen...

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 99
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 67
Kayıt tarihi
: 30.03.18
 
 

Merhaba :) Herkesin yazmaya olan isteği ve hayranlığı ile burada buluşabiliyor olmasından çok büy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster