Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '09

 
Kategori
Haftasonu
Okunma Sayısı
10682
 

Kalpazankaya...

Kalpazankaya...
 

İstanbul'un gürültüsünden belli bir zaman diliminde kaçmak ve en yakın mekana kendini huzurla bırakmak isteyenlere tavsiye edebileceğim bir yer Kalpazankaya.

Sait Faik Abasıyanık'ın da vaktinin büyük bir bölümünü geçirdiği, denizin maviliklerine dalarak serinliğini hissedebileceğiniz, belki hayaller kurarak ya da neşeli sohbetler içinde an ve an gün batımını izleyebileceğiniz, nefis bir mekan.

Burgazada'ya geldikten sonra sahilden yapacağınız yarım saatlik keyifli bir yürüyüş sonunda ya da yürümek istemeyenler için iskeleden kiraladığınız bisikletle olmadı fayton sefasıyla ulaşabilirsiniz Kalpazankaya Restoran'ına.

Tepedeki açık alanda kuş cıvıltıları eşliğinde, ağaçların altında yemek yiyeceğiniz doğa ile iç içe olabileceğiniz, bahçesindeki hamakta denize karşı sallanabileceğiniz, yapaylıktan uzak nadir salaş restoranlardan biri.

Harika bir manzara karşında isterseniz rakı içebileceğiniz restoranın ana yemeklerini, balık çeşitleri ve özellikle kuyuda pişen "tandır kebabı" ve ızgaralar oluşturuyor.

Izgara balıklar ve kalamar harika olsa da tandır kebabının tadına doyulmuyor.

Bize fiyatlar uygun geldi ama Kalpazankaya'da tek olmanın verdiği rahatlıkla kazık yeme riskine karşı önceden fiyatları sormanızda ve pazar günleri için rezervasyon yaptırmanızda fayda var.

Sessiz ve dingin çam ormanları içinde bulunan mekanının hemen altında Kalpazankaya Plajı bulunmakta. Aşağıdaki küçük plajdan denize giren insanları kuş bakışı seyretmek de ayrı bir zevk verse de tam karşısında bulunan Yassıada biraz hüzünlendiriyor insanı.

Adanın arka tarafında yerleşim bölgesine zıt istikamette yer alan Kalpazankaya, ismini sahildeki büyük ve içi oyuk kayadan almış. Bu kayanın üzerinde bulunan üç delik, kalpazanlar tarafından kayanın içine çaldıkları malları gizlemek için kullanılıyormuş. Rivayete göre bu deliklerin diğer ucu denize açılıyormuş ve herhangi bir acil durumda kalpazanlar denize atlayarak kaçıyorlarmış.

Büyükada ve Heybeli'ye göre daha tenha olan adada iskeleye ulaşmanın sahilden ve üsten olarak iki yolu var. Dönüşte üst yolu tercih ettik yokuş aşağı olduğu için çok daha kısa sürdü ve o da diğer yol kadar keyifliydi. Burgazada'da dönüş yolunda gördüğümüz öğretmen evi de dışarıdan oldukça hoş görünüyordu.

Keyifli bir gün dileğiyle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 898
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1362
Kayıt tarihi
: 21.02.07
 
 

Bir yaz gecesi hatırasıyım. Haziran doğumluyum. Bilirler haziran doğumlular. Hele ki haziranın tam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster