Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Portakal Çiçeği ve FISILTI

http://blog.milliyet.com.tr/elvince

20 Ocak '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
2033
 

Kambur evlilikler

Kambur evlilikler
 

Boşanmak üzere olan bir arkadaşımla yaptığım telefon görüşmesinde beş yaşlarında olan oğlunun nasıl olduğunu sormuştum. Aslında bu soruma verilebilecek pek çok yanıt vardı.


Arkadaşım “Oğlum benim zırhım, oğlumu boşanma davasında “O” na karşı kullanacağım ve “O” nu mahvedeceğim. Görsün bakalım el mi yaman, bey mi yaman?” dedi. Doğrusu, böyle bir yanıt beklemiyordum.


“O” dediği eşi ve oğlunun babası idi.


Ne olmuştu da, işaret sıfatına dönüşmüştü bir eş...?

Kanımca; fikirler, idealler ve kesişim noktaları artık uyumsuzlaşınca “O”, ”Bu” ,”Şu” olunuveriyordu.


Evlilikleri bir savaş olarak görmek ve çocukları bir zırh gibi kuşanarak, eşlerimizin üstüne gitmek ne kadar doğru acaba? Geçmişin hesabını sormak adına, hakimiyet kurmak adına kişisel menfaatlerimizin doğrultusunda çocuklarımızı bu yolda piyon olarak kullanmak ne kadar doğru?


Çeşitli sebeplerden bitmek üzere ya da bitmiş olan evliliklerin sorumluluğu çocuklara yüklenilmemeli, küçücük omuzlara sevgi ve hoşgörüden başka bir yük yakışmaz.


Tükenmiş, belirsizlik içinde olan eşlerin birbirini ezerek yok ettiği bir evlilikte çocuklar ruhsal olarak kötü etkileneceklerdir. Böyle evliliklerin eşler tarafından, menfaatleri doğrultusunda bitirilmemeye ya da -bitirmeye- çalışılması sadece zaman kaybıdır. Çocuklar ebeveynlerine olan güvenlerini yitirdikleri zaman ruhlarına ağır darbeler almakta, hayat onlara olduğundan daha ağır gelmektedir. Yetişkin birer birey oldukları zaman ebeveynlerinden bile daha tutarsız, daha kimliksiz olabilmektedirler.


Evliliklerde, cinsellik silah olarak bir eşten diğer eşe çevrildiğinde, Tanrının hediyesi, ellerimizde nasıl da çirkinleşiverir.


Ruhumuzu dinlendirdiğimiz, yüreklerimizle konuştuğumuz, sevgimizi dokunuşlarla anlatabildiğimiz tek yol… Bir eşin galibiyet alanı haline getirildiğinde sadece strateji ve şehvet içerdiğinde … Bitmiştir evlilik ...


Evliliği basit bir alışkanlık, sevişmeyi sadece cinsel organların birleşmesi gözüyle görmek…


Bir gün bu evlilik sırtımızda kamburlaşır, bakarsınız ağzınızın salyaları ve gözyaşlarınızla ayakkabılarınızı ıslatıyorsunuz. Ne zırh olarak gördüğümüz çocuklarımız , ne de eşsiz silahımız cinsellik…Yetmeyecektir.


Romalı gladyatör bilir ki arenada kaç dövüşten galip çıktığın değil, en son dövüşten galip çıkıp çıkmadığın önemlidir. En son galibiyetimiz; sırtımızda kamburlaşmış evliliklerimizi çocuklarımızı ve kendi ruhumuzu incitecek kadar çirkinleştirmeden bitirmektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ayrılmasını bilmeyen bir toplumuz. o nedenle çocuklar bir anda silaha dönüşüyor ne acı; çocuk ve ve silah sözcüğü bile yan yan olmuyorken. küçücük yüreklerine bu kadar yük bindirmenin sonunda olansa koacaman bir pirus zaferi. oysa anne ve baba olarak çocuklarımıza karşı ne çok vereceğimiz şey varken. kendi hırslarımızın kurbanı olmadan yaşamayı keşke becerebilsek.

Ali BAKMAZ 
 05.01.2010 8:50
Cevap :
insan kendi hırsının kurbanı, az veya çok yaşıyoruz bunu hayatımızda. Keşke öyle olmasa... Yorum için teşekkür ederim.  07.01.2010 10:54
 

Okurken inanın içim ürperdi. İnsanlar eşlerinden boşanırlar, çocuklarından değil. Nasıl bir ruh halidir ki; eşini babasına karşı koz olarak kullanıyor... Kendi menfaati için, kendi egosunu tatmin etmek için öz evladını kullanmak. Bir de sorsanız eminim çocuğunu ÇOOOKKKK seviyordur. Ne diyeyim; Allah AKIL-FİKİR versin:-( Paylaşımınız için teşekkürler. Belki okuyan birilerine ders olur. Hoş ve güzel kalın. SEMA

Yüreğin Yüreğime 
 26.09.2009 13:03
Cevap :
çok eski bir yazımı okumuş ve yorum yapmış olmanız ne güzel. teşekkür ederim.  28.09.2009 13:16
 

Bir çocuğun ellerine ve ayaklarına baktığın zaman yada göz bebeklerine baktığın zaman taptaze süt kokan ağzının kokusunu aldığın zaman herşeyden öte onun iki kişinin meyvesi olduğunu düşündüğü zaman insan bunu bozmaya hiç birşeyin geçerli bir sebep olmadığını anlayamaması nekadar acı. İnsan ne için yaşadığını bilmeli. Ailesi ve mutluluğu varsa geriye kalan ne varsa hikayedir. Bunu anlamak çokda zor olmaması lazım.

Perfect Storm 
 19.06.2008 11:28
Cevap :
ne güzel bir yorum... teşekkür ederim size.  19.06.2008 12:40
 

yaşamak cesaret ister kabullenmek razı gelmek ise hergün ölümdür, ve çocuklar huzursuz bir ortamda acı çekerler tüm ömürlerine yansır..evlilik şirketi kötü bir şirket insanlar çocukları da olsa birlikte yaşamamalılar, kadın ve erkek ilişkisine iş tanımına giren işler girmemeli aşk korunsun. bi gün artık gömleklerinizi ütülemez ya da siz ona çamaşır asarken yardım ister işim var diyebilirisiniz büyü bozulmaya başlar.. insanlar arasındaki gönüllülük zor koşullarda çabuk bozulabilir. aşk dikkat ve özenle korunmalıdır karşılıklı.. tutkulu sevişmelerle yaşanmalıdır. evlilikle ilgili tüm ezberler çöpe atılmalıdır aşk için. saygılarımla...

Salih ERDAGI 
 22.03.2008 5:36
Cevap :
çok iyi anlatmışsınız ... Evet aşk korunsun..  23.03.2008 16:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 1905
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 2427
Kayıt tarihi
: 06.11.06
 
 

"Yasamak sakaya gelmez,büyük bir ciddiyetle yasayacaksinbir sincap gibi mesela,yani yasamin disinda ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster