Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '10

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
637
 

Kanal-i-zasyon

Kanal-i-zasyon
 

Uzun süredir kendime vakit ayırıp film izlemeyeli, birçok filmi izlenecekler listesine alıp çoğunu es geçmiştim.

Avatar ile beraber tekrar açtığım sezonu yerli sinema ile sürdürdüm.

Konusu itibariyle ilgimi çekeceğini düşündüğüm, 2009’un en kötü yapımları arasında yer alan Kanal-i-zasyon’u önyargılardan uzak izlemeye koyuldum.

Okan Bayülgen’in başrolde oynadığı Alper Mestçi’nin yönetmenliğini üstlendiği film Türk televizyon dünyasındaki yozlaşmayı alaycı bir biçimde konu ediniyor.

***

“Kanal İ” adlı televizyon kanalında cam silme işi yapan İmdat’ın (Okan Bayülgen) camları silerken önünde gördüğü ekranlara tutularak programları, filmleri aralıksız izlemesiyle televizyon dünyasında reyting yapacak programları İmdat aracılığı ile keşfetmek üzerine kurgulanan senaryo birçok ünlü ismi bir araya getirmiş.

Erol Büyükburç, Hakkı Devrim, Zerrin Özer, Metin Uca, Ahmet Çakar, Esra Erol, Medyum Memiş, Vatan Şaşmaz, Haydar Dümen ve Sadettin Teksoy gibi isimler bir dönem reytinglerde tavan yapan hareketlerini bu filmde yine kendileri olarak tekrarlamışlar.

Özellikle izdivaç programları, bilgi yarışmaları, Acun tarzı programları eleştiren film genel anlamda “çöpten” öteye gidemiyor.

Kendi programında yarattığı Medya Arkası köşesinde televizyon ekranlarındaki gariplikleri irdeleyen Okan Bayülgen’in filmi oldukça başarısız ve basit.

Filmin neden başarısız olduğunu anlayabilmek de çok zor değil.

Vizontele Tuba’da Yılmaz Erdoğan’ın canlandırdığı hafif deli karaktere tıpa tıp benzeyen İmdat karakteri ile basit televizyon dizilerinin senaryosuna benzeyen bir kurgulama yapılmış. Film tam bir Türk işi olmuş!

Filmin en izlenebilir kısımları ise güncel televizyon programları ile dalga geçilen yeniden kurgulanan programların olduğu kısım.

“Medyum Memiş ile Hava Durumu”, “Ahmet Çakar ile Kim 500 Tokat İster”, “Hayvanım Olur Musun?”, “Boş Musun Dolu Musun?”, “Tele Mahalle” adlı programlar saçmalıkları ile güldürüyor.

Bunun dışındaki kısımlar ise tam bir arabesk tema ile işlenerek fakirlik, zenginlik arasındaki çatışma, Türk işi yönetim vurgusu, hapishane yaşamı gibi klişeleşmiş sahnelerden oluşuyor.

Ne kadar iddialıydılar bilemiyorum ama bana göre bu filme ne kadar para harcandıysa o kadar yazık olmuş.

Okan Bayülgen’in arka planında olduğu bir filmin bu derece sönük ve basit olmasına anlam veremedim doğrusu. Okan Bayülgen çok eleştirdiği renkli dünyaya bir çöp kazandırmış.

Kanal-i-zasyon vaktiniz çok boşsa izleyebileceğiniz ancak sınırlı vaktinizi ayarlayıp izlediğinizde küfürler savurabileceğiniz bir film. O yüzden filmi izlemeden önce kendinizle genel bir değerlendirme yapın derim ben.

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU

Abtokmakoglu@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

mevcut programların iğrençliğini çok güzel işlemişler ama. bu yönden iyi iş derim.

Berati Kolci 
 05.01.2010 13:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 430
Toplam yorum
: 738
Toplam mesaj
: 99
Ort. okunma sayısı
: 2163
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster