Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
356
 

Kanaltürk ve Bugün TV

Kanaltürk ve Bugün TV
 

Gazete basılıyor, çalışanlara saldırıyorlar, kapıda bir tanesi ''Seni Başkan yaptıracağız'' diyor. Orada gecesini gündüzüne katıp ekmek parasını kazanmaya çalışanlar korku içinde bakakalıyor. Gazete binasına saldırının demokraside ne işi var?

Gazeteci hedef gösteriliyor, adam programdan sonra evinin önünde saldırıya uğruyor, sözde olaydan sonra dosta düşmana karşı göz dağı verenler iktidar partisinin gençlik kollarının üyesi çıkıyor.

Fikir beğenin ya da beğenmeyin...

Eğer bir yayın kuruluşuna böyle bir saldırı yapılıyorsa art niyetin nirvanası vardır.

Basın özgürlükleri konusuna girmiyorum !

Bugün, Aydın Doğan medyası adeta tek başına karşı belirli güçlere karşı savaşıyor ve tarafımdan takdiri hakediyor.

***

Diğer yandan, başka muhalif medya kuruluşlarına polis zoruyla giriliyor, insanlar dışarı atılıyor ve kanalın yayını zorla kesilmeye çalışılıyorsa burada yapılan sivil darbeden öte bir şey değildir.

Kanala neye göre kayyum atandı, kanalın yayını hangi gerekçeyle durduruldu, kanal içeriğinde yayın kesilmesine dair ne yapıldı?..

Bu soru skalası böyle uzar gider ve sorular muhattapları tarafından cevapsız kalacak.

Ama bilinen bir şey var ki, Bugün TV ve Kanaltürk'e yapılan resmen gasptır. Olayları bu kanallardan canlı izleyenlerdenim. Sanırım sevgili Ertuğrul Özkök ile aynı cümle dökülmüş dudaklarımızdan... ''Bu resmen bir sivil darbe !''

Ben darbe dönemlerini yaşamadım. Her genç nesil gibi bende o olayları büyüklerimden dinledim, yazılanları okudum, belgeselleri izledim... Ama sevgili Ertuğrul Özkök abim gibi o siyah ekranı ve o gazetecilerin meslek adına verdiği savaşı bende asla unutmayacağım.

Yapılan Türk Medyası adına utançtır.

***

Bu Cemaat'in mensubu değilim. Haklarındaki fikirlerim geçmiş yazılarımda mevcuttur. Hayatımda kendimi de hiç bir yere ait hissetmedim ama yarın bende bu mesleği yaptığım zaman başıma bu tür olayların gelmeyeceği ne malum?

Martin Niemöller'i hatırlayın... Ne sosyalistti, ne sosyal demokrattı, ne çingeneydi ne de yahudi... Ama kendisini ses çıkarmak zorunda hissetti değil mi ?

Bu da tıpkı böyle bir olaydır.

Bugün sen yarın başına geleceğini bile bile susarsan yarın senin için ses çıkaran kalmayacak.

***

26 Ekim 2015 günü saatler 16.34'ü gösterdiğinde ekran bir anda kapkara olmuştu.

Türkiye geçmiş sayfalarına bir ayıp daha ekledi.

''Basın özgürdür'' traşını da geçin artık !

Size de hayırlı sansürler Kayyum Bey ! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Etiketlemeye çok meraklı bir halkımız ve yönetimimiz var. Çünkü işlerine öylesi geliyor.

Mehmet Sinan Gür 
 20.02.2016 23:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 297
Kayıt tarihi
: 01.09.12
 
 

Öğrenci, sanatsever, sporsever, Mustafa Kemal Atatürk... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster