Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '08

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
814
 

Kanamaktayım

Kanamaktayım
 

Ruhumun yangınında tükeniyor umutlar, kederle soluyor karanfil yüzü yaşamın gülüm. Ne kadar karamsar dağ varsa üstüme devriliyor. Kan kaybediyor sevincim, acının çığlığıyla kıvranıyor, titriyor yüreğim. Ben ne haldeyim bilsen… Bilemezsin.

Kuşkusuz tüm hayatlar karamsar değil. Ama ne yandan baksam, bir yanı karanlık, bir yanı uçurum dünyamın. Yastığa başımı koyduğumda, diken gibi batıyor karanlıklar. Yabancı bir kentte kaybolmuşum gibi, el yordamıyla arıyorum uzak sabahları… Başım zonkluyor, dişim ağrıyor gibi uykularım kaçıyor. Soğuk, karanlık, tedirgin gecelerim.

Gecelerim çok soğuk gülüm, günlerim puslu… Çiçekler soluyor yokluğunda. Yokluğunda her şey değişiyor. Tanıdık yüzler yaşlanıyor usulca… Yaşlılar ölüyor. Bildiğim şehirler eskiyor, tanıdık yüzler kayboluyor. Sokaklarda eskisi gibi koşamıyor çocuklar. Bisiklete binemiyor, ağaçlara tırmanamıyor… Çiçekleri koklayamıyor.

Korkularım tüm umutlarımı tüketiyor yaşama dair. Korkularım yüzümü de değiştirmiş… Güleç yüzümü ben de özledim. Neden bu denli karamsar oldum bilmiyorum. Yalnız, güneşi balçıkla sıvamışlar onu biliyorum. Küf, ceset ve sidik kokuyor şehir. Yüreğim daralıyor, nefes alamıyorum, dağlar üstüme geliyor biliyor musun?

Şehir de değişti gülüm, eskiden slogan yazılan duvarlar, şimdilerde iyice küflendi, dökülüyor. Balkonlardan aşağıya sardunyalar, sarmaşıklar sarkmıyor artık. Vita tenekelerinde reyhanlar, karanfiller yetişmiyor. Meydanlar da boş, arka sokaklara sarhoşlar kusuyor. Şehir de değişti, insanlar da.

Şarkılar da değişti biz farkına varmadan, biliyor musun? Türküler sustu, bağlamalar kırıldı. Artık İspanyol paça pantolonlar giymiyor kalın bıyıklı erkekler, kadınlara, kızlara sorsan bermudayı bilmezler. Ruhi Su’nun şarkılar çalınmıyor, Sadık Gürbüz gurbet türküleri söylemiyor geceleri. Gençlerin ağzında bir “Şaka Şuka”dır gidiyor. Bazen düşünüyorum da, hayata geç mi kaldım acaba, ya neden her geçen gün yabancılaşıyorum…

Korkuyorum gülüm, yabancı bir memlekette sorgulanan bir suçlu gibi dilsizim. Ruhum yanıyor… Ruhumun yangınında tükeniyor umutlarım. Yalnızım… Yalnızlık keskin bıçak gibi vurmuş sırtımdan beni. Kanamaktayım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

/Ay benim sararan ömrüm/ Bir eski resim değer gözlerime/ Ölürüm.../ Ben senin yasak ülkene düştüm/ Bilsen nasıl düştüm!/ Yoruldum yokluğunda/ Sesinin en yanık noktasında...(Gülten Kaya) Gidenin ardından niye kanar kalan yürek, giden çekmez mi hiç bu ızdırabı... Öyleyse giden olmak gerek... "İşte gidiyorum... /Karşılıksız bir aşka kurban ettim ömrümü, işte gidiyorum/ toprak alsın benimde bu hazin öykümü/ Size yüzyıllardır sesini kaybetmiş bir türkü söyleyecektim/ ve bir yayla rüzgârı şefkatiyle kirpiğinizin ucundan öpecektim/ İşte gidiyorum, hiçbiriniz, hiçbir dilde anlamadınız beni...(Yusuf Hayaloğlu) Bazen yüreğin hangi perdesinden seslenirsek seslenelim yoklukta, gidişte, kalışta kaçınılmazdır... Kış gelir çatar... Ama sonra yerini bahara elbet bırakacaktır, bunuda umududa unutmamak lazım...;) Yüreğinze sağlıklar diliyorum en acilinden, saygı ve sevgiyle...

Demet 
 09.09.2008 12:52
Cevap :
Teşekkürler... Bu güzel dizeler, yüreğime su serpti. Sevgi yüreğinizden eksilmesin. Dostça kalın.  10.09.2008 13:56
 

kendimize, karşımızda ki insanlara...bazen diyorum ki biz "ulaşılmaz mıyız" bunu; kendi ellerimizle, yüreğimizle ördüğümüz yumağı çileye dönüştürmey?... yüreğimde ki bir ses, kaybeden tarafın sesi, hemen savunmaya geçiyor, adı HÜSRAN...bir umutsuzluk, tekrar başa dönmenin acizliği, bir güvensizlik hep yalnız kalacağının...oysa yüreğimizde çiçek açsın istiyoruz. oysa bir sen, bir ben gerisi yalan olmasa da beraber üstesinden geleceğimiz, sevgiyle, emekle tırnağımızla var ettiğimiz bir yaşam...oysa sadece karşılıklı yudumlanacak bir çay, onun sıcağında bir sohbet, yatağında bir huzur...zor mudur bu istenenler, yok mudur yüreğimizin yarısını teslim edeceğimiz bir yürek...umut etmeye devam, sevgili Rıfat... (bu arada kendini fazla üzme 3 aya kadar bir şeyin kalmaz) ama ben şunu anladım, bence artık şunu düşünmenin zamanı geldi. bana iyi gelecek-gelen biri...buna yoğunlaşmalısın derim. sevgiler...

Ruksan İLDAN 
 08.09.2008 19:36
Cevap :
Sevgili dost; Yüreğimizin yarısını teslim edebileceğimiz birileri hep vardır aslında... Ama doğru zamanda ve doğru insanla karşılaşmaktır aslolan... Yorumunuz ve katkılarınız için yürekten teşekkürler.  10.09.2008 14:01
 

Psikoloji kategorisine uygun harika bir yazı.Yanlızlık keskin bıçak gibi sırtımdan vurmuş beni ...kanamaktayım...yüreğinize sağlık.selamlar,hayırlı ramazanlar...

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 08.09.2008 3:51
Cevap :
Sağol sevgili kardeşim... Ne kadar kanasa da bir yanımız aslında umur hep durur diğer yanımızda... Bahar gelir nasıl olsa/ Çiçekler açar/ bu ayrılık/bu tuzaklar daralır... Sevgiyle kal  08.09.2008 11:41
 

anlamsız geliyor herşey,her an ,her gül bile değil mi??Tuttuğumuz,kokladığımız,kuruttuğumuz çiçek kokuları...ve ağızda kalan tek güzel söz..gülüm..anlamını bilen bilir,yaşayan anlarmış..

son tual 
 08.09.2008 3:29
Cevap :
merhaba sevgili arkadaş; Yaşam hep bir soru, usumuza takılı kalan... ve dudaklarımızda bir türkü... Dağıttım sesimi kuşatan hüznü/Ama neden yokluğunun acısıyla/ kanıyor kalbim? Teşekkürler yorumun ve katkıların için. Dostlukla.  08.09.2008 11:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 96
Toplam yorum
: 277
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1524
Kayıt tarihi
: 01.11.06
 
 

1970 yılında Siverek'te doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Tarsus'ta tamamladım. İstanbul Üniversites..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster