Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
874
 

Kandil'e Türk bayrağı dikilmeden, PKK bitirilemez!

Kandil'e Türk bayrağı dikilmeden, PKK bitirilemez!
 

Kandile Türk bayrağı dikilmeden, PKK bitirilemez!


Bu gün üzerinde yaşadığımız ülkenin en büyük sorunu nedir size göre? Vereceğiniz cevabı beklemeden, izninizle kendi cevabımı veriyorum ben... Cevabım tabi ki, PKK...

Eğer bu ülke, son 30 yılda, teröre 300 milyar dolar harcamışsa, ölen bir teröristin maliyeti 10 trilyon lirayı buluyorsa, ülkemin, ekonomik ve sosyal hayatını, siyasi yapısını, ortak aydınlık geleceğini karartan, demografik dengelerini geri dönülmez bir biçimde değiştiren en temel sorunlarından biri terör nedeniyle güneydoğumuzdan ülkemin her yanına yapılan insan akınlarıysa, bütün bu sorunların baş rol aktörü PKK bitirilmeden, ne yazık ki güzel ülkem, gerçek anlamda huzur ve güvenliğe kavuşamaz.

Bir sonraki yazımda Türkiye'de etnik terör ve PKK meselesini irdeleyeceğimden, burada bu terörün nedenlerine değinmiycem. Ancak şimdilik şu kadarını söyleyebilirim ki, ben her meselemiz gibi, PKK meselesinin de kökünden  çözülebileceğine inananlardanım. Ve ülkemin parlak geleceğine hala yürekten inanıyor, her şeye rağmen bu konuda da tüm iyimserliğimi korumaya devam ediyorum.

Ancak hemen şunu da belirtmeliyim ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti indirmemek üzere Türk bayrağını Kandil'e dikmeden, Kuzey Irak sınırından 40 km içerde, düzlükte askeri bir tampon bölge oluşturmadan, geçmişte TSK'nın çok başarılı bir şekilde uyguladığı asimetrik savaş taktikleri uygulanmadan, Güneydoğu'da tam profesyonel ve kalıcı birlikler aynı kadrolarıyla en az 5 yıl bölgede görev yapıp, bu savaşta kazanılan tecrübe ve bilgi birikimleri kalıcı ve sistemli bir hale getirilmeden PKK meselesinin askeri yönü, silahlı, siyasi isyan girişimleri kesin ve kalıcı bir biçimde çözülemez.

Ancak bütün bunlardan da önemlisi, terörü bitirmek isteyen siyasi iktidarın, Türk ordusunun, Mehmetçiğin arkasında her ne pahasına olursa olsun duracak kararlılık ve cesareti gösterebilmesidir. Gerisi nasıl olsa, sabırla ve aşama aşama halledilebilir.

30 yıldır akan kanın durması için gece gündüz dua edenler, bu savaşta kanını ve gözyaşını  bu vatan için hiç çekinmeden dökenler, son bir fedakarlık daha yapabilir hiç şüphesiz; en onurlu davranışlarıyla...

Öte yandan, hiç de şaşırmayarak gözlemliyorum ki, ömrünün son 20 yılını kürt milliyetçiliğine ve " Büyük Kürdistan " hayaline vakfeden; sonra bir gecede hidayete erip!, barış yanlısı!, çözüm arayıcısı! demokrat!, partisi BDP'ye rağmen, akan kanı durduracak tek kahraman! Leyla Zana; hala Apo'ya ev hapsi verilmesini gayet doğal bir olaymış havasında talep ederken; barış için önce PKK'nın kayıtsız, şartsız silah bırakması gerektiğini gerçekçi bulamayabiliyor!

" Kırk yıllık Kani, olur mu Yani! " Sevsinler senin barış önerini! Apo'ya ev hapsi verilecek. Türk ordusu PKK'ya karşı operasyonları durduracak. Ama PKK silah bırakmayacakmış! " Kırk yıllık Kani, olur mu Yani! " Bi de, tüm Türkiye nefesini tutmuş, " Acaba Zana başbakana ne önerecek? " merakındaydı...

Ne önerecekti ki?!! Yine 30 yıldır önerdikleri klişe ezberlerini tekrarladı: " Apo'ya ev hapsi verin. Operasyonlar son bulsun. Ama PKK silah bırakmasın. " Sevsinler senin barış önerini! Emredersiniz hanımefendi! Bir müjdeli haber daha verdi bizlere hanımefendi! Diyalog kanalları hep açık tutulacakmış! Türkiye'de diyalog kanalları ne zaman kapanmıştı ki?!!

Elbette sadece silah, tek başına PKK'yı bitiremez. Elbette herkes taşın altına elini koymalı ve elbette sosyolojik, psikolojik, ekonomik, kültürel ve siyasal çözüm arayışlarıyla da desteklenmeli ama...

Bu kabadayılığı, bu silahlı isyanı, bu, devlete meydan okuyuşu susturabilmenin, sindirebilmenin, ezip geçebilmenin bir tek akılcı yolu var:Türk Ordusu'na, güvenlik güçlerimize her yönden tam destek sağlayarak, sonuna kadar arkasında durmak...

Dünyanın her yerinde teröristle, isyancıyla en önce silahla mücadele edilir. Dünya'da silah kullanılmadan, barışçı yollarla, müzakereyle yola getirilmiş, hizaya sokulmuş bir tek terrör örgütü var mı? Arkasına silahlı, eli kanlı bir terör örgütünü alanlarla siyasi müzakere yapılabilir mi?

En önce Güneydoğu'da olmak üzere, devlet, ülkemin her yanında gerçek, adil ve akılcı bir devlet olmadan, bu topraklarda, Anadolu topraklarında, Türk topraklarında yaşanmak zorunda kalınan PKK gerçeği de, etnik terör illeti de, bitirilemez ne yazık ki...

Velhasılı kelam, ülkemizde yaşanan kanlı terörü bitirebilmek için, en önce: Kandil Dağı'na, Kuzey Irak topraklarına, hiç kimseden izin istemeden, bir daha indirmemek üzere, Türk bayrağını dikmemiz lazım.

Çünkü eğer biz bu gün Kuzey Irak'a Türk bayrağını dikemezsek; korkarım ki, yarın onlar, güle oynaya gelip, PKK bayrağını bizim Güneydoğumuza dikecekler.

PKK meselesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti için,  " Olmak ya da olmamak! " meselesidir artık. Bu meseleyi çözememiş bir Türk Devleti, gelecekte ulusal bütünlüğünü de koruyamayacak ne yazık ki.

Bu devlete, bu millete inanmış, bu topraklara gönülden bağlı herkesi, Türk bayrağı altında toplanmaya davet ediyorum.

Bu ülkeyi, bu bayrağı beğenmeyenler, canlarının istediği, ait olduklarını hissettikleri bayrağın altında toplanabilirler. Benim için hiçbir mahsuru yok. Böyle bir tavır, hiç olmazsa bu gün yaşamak zorunda bırakıldıklarımızdan çok daha delikanlıca bir tavır olur.

Bekliycez ve görücez. Umarım bu vatanın evlatları bayrağına ve toprağına sahip çıkar. Hem de sonuna kadar.

" Ne mutlu Türküm diyene! "

Mustafa Kemal Atatürk

Not: Yazıda kullanılan görsel www.resimde.com adresinden alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1349
Toplam yorum
: 3614
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1737
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster