Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
470
 

Kandırılanlar...

Kandırılanlar...
 

Sevmiyorum; hayata inat, ayakta durmaya çalışmayı... Karmaşıklığı, zıtlığı, kabalığı, bağnazlığı, cahilliği, kendini beğenmişliği, sonradan görmeliği, doğaya uymayı rededip de gözüme batanları...

Nedense sevmiyorum ben yapmacıklığı... Olduğu gibi gönlümü sermeyi seviyorum ayaklar altına... aşırı hüzün yok... aşırı sevinç yok.
Edebiyat yapmak uğruna, konuşmaları arapsaçına dönenleri, o arapsaçına dolamak istiyorum bazen... veya akıllı , bilgili görünüp de maskeyi sıyırdığın zaman, altından çıkan bayağılık midemi bulandırıyor...

Ben çok güçlü değilim, herkes güçlü değil ve ben bunu biliyorum.Kendini kandırmaya çalışan insanları belki de en çok hayat kandırıyor.
Ben hayatı kandırmıyorum. Ne sunuyorsa kabul ediyorum. Bir su gibi ruhunda akmayı öğrendim galiba... Fırtınanın benden başkasına zarar vermediğini öğrendim.

Belki de bu yüzden, hayat hakkında karmaşıklık yaşayanlara kızıyorum. Sevdiklerime çok değer veriyorum. İçimdeki sarsılmaz kaleyi sarsmak için ellerini uztanlara ise hiç acımıyorum.
Aslında bir değerim yok... misyonum yok... verebileceğim sadece güzel bir yürek... koruyabileceğim sadece bir yaprak parçası, bir avuç temiz su...
Yapabileceklerim bundan ibaret. Ellerimden tutupda kimse beni göklere çıkarmıyor. O halde neden insanlar kendilerini olduklarından daha yüksekde görüyorlar? Minicik bir karınca olmamıza engel varmıydı? Veya bir ağacın altında, küçücük bir mor mine çiçeği...

Bugün dünyanın en zengin insanı olabilirim... yarın en fakir insanı... binlerce meslek yapabilirim. Ayakkabı boyayabilir, bir cafede servis açabilirim. Ellerimde sihirli bir değnek yok. Verileni verildiği kadar alıp, verebildiğim kadar verebilirim.
Dünya'yı altınla kaplayacak bir insan tanıyor musunuz? Serveti, bilgisi sonsuza kadar bitmeyecek bir zengin, bir derviş var mı?

Sonsuzluk nedir ki? Belki de bugün sonsuzluk... Bilen birileri var mı? O halde bu açgözlülük neden? Markalar, pahalı restoranlar, kariyer kavgaları, miras için işlenen cinayetler....
Binlerce yaşam, binlerce hayat...
Neden dünyadayız, hiç düşündünüz mü?
Hayatı kandırdığını sananlar...
Hayat kandığınızın resmidir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Olgun bir algılayışla tutmuşsun yakasını... Bırakma... Hayat da yapışır yakana...

yeşilsoğan 
 04.07.2007 18:37
Cevap :
Hayat yapışmasın yakama:)sevgiler.  05.07.2007 8:30
 

Kendin oalbilmeyi başarmaktır.Hayatla dalganı geçebilmektir.Durduğun yeri görebilmek ona göre kulaçlarını atabilmektir.Yok ben firavun soyundanım dersen şayet,deh yavrum anca gidersin.Neyse yaa ilk okuyan benimya böyle geldi içimdeki klavyenin sesleri=)))

yekruseha 
 04.07.2007 17:51
Cevap :
Güzel gelmiş klavyenin sesleri:)bu arada resim neden çıkmamış anlayamadım:)neyse...teşekkürler.  04.07.2007 18:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 265
Toplam yorum
: 1206
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 639
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1974 İstanbul doğumluyum. Yüksekokul mezunuyum. Bursa'da yaşıyorum. Her zaman yazıp defterler, aj..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster