Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ALİ GALİP AKYILDIRIM

http://blog.milliyet.com.tr/aligalip

17 Mart '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
555
 

Kanın gül, gülün kan kırmızı olduğu yer Çanakkale…

Kanın gül, gülün kan kırmızı olduğu yer Çanakkale…
 

Denizin özgürlüğe şahit olduğu yerin adıdır Çanakkale. Çünkü Çanakkale aslımızdır ve biz aslımızı asla unutmayacağız!


Siz hiç Çanakkale’ ye gidip te şehitlikleri gezdiniz mi?

Denizin özgürlüğe şahit olduğunu hissettiren dalgaların sesini dinlediniz mi?

Denizin mavisinin kızıl bir renge nasıl dönüştüğünü düşündünüz mü?

Sayısını bile tam olarak bilmediğimiz şehitlikleri gezdiniz mi?

Toprağı kokladınız mı, konuştunuz mu sessizce, gördüğünüz her şehit mezarı ile?

Gözlerinizi kapayıp şehitlerimizi düşündünüz mü?

Ya da günün herhangi sessiz bir saatinde veya gecenin bir yarısında karanlığın içinden gelen vatanı uğruna hayatını veren insanların sesini duyar gibi oldunuz mu?

Ben her gidişimde duyarım.

İnsanın içinde öyle derin fırtınalar kopuyor ki; gözyaşlarınızı kontrol edemediğinizi görürsünüz.

Tutamazsınız kendinizi ağlarsınız hıçkırıkla…  

Biliyorsunuz ki şu anda adım attığınız o toprak parçasında Mehmetçiğin kanı var. Toprağa basmak istemiyorsunuz. Üzerine bombalar, yağmur gibi kurşunlar yağan Mehmetçikleri düşünürsünüz, irkilirsiniz, yüreğinizin titrediğini hissedersiniz.

Ben kendi hissettiklerimi siz değerli okurlarıma anlatmak istiyorum.

Öncelikle şehitlerimiz için yazdığım şiirimin ilk dörtlüğü ile bir hatırlatma yapmak istiyorum.

“Yolun düşerse bir gün şehitliklere

Bakıp ta öyle geçme, dinle bak ne diyorlar.

Orada tarih yazan, sana bu günü yaşatanlar yatıyor

Onlardaki o yürek hala vatan vatan diye atıyor.”

Bir hilal uğruna batan güneşlerimiz…

Ne zaman gelsem ziyaretinize gözlerim dolar.

Boğazıma bir şeyler düğümlenir.

Dalar giderim 1915’in 18 Mart’ına.

Sanki sizinleyim, sanki sizinle beraberdim.

Toprağa basmaktan çekinirim. Sizi inciteceğim diye.

O temiz kanınızla yoğrulan toprağa basmak istemiyorum.

Biliyorum altında siz varsınız, kefensiz yatıyorsunuz…

Hissediyorum sizleri, canlanıyorsunuz gözümde.

Hayranlıkla sizi izliyorum.

Kemal’in askerlerini görüyorum seslerini duyuyorum.

Bir sevgiliye koşar gibi cennete koştuğunuzu, düşmanı yok ettiğinizi görüyorum. Biliyorum size savaşmak emredilmedi, ölmek emredildi.

Seve seve yaptınız bunu, bu vatan için, bizler için…

Mezarlıklar ürpertir insanı, ürkek ürkek gireriz mezarlıklara, ama sizin yattığınız yere geldiğimde sanki yaşayan dostlarımın yanındayım, sanki cennetten bir köşedeyim.

Huzur buluyorum sizin yattığınız yerde.

Hiçbiriniz yabancı değilsiniz, sanki benden bir parçasınız.

Ruhumun sizinle beraber olduğunu hissediyorum…

Havayı kokluyorum Mehmet’in kokusu, gülleri kokluyorum cennet kokusu, toprağı kokluyorum vatan kokusu, aman Allah’ım bu nasıl bir duygu, ayrılmak istemiyorum sizden, sizin yattığınız yerden.

Sayısız defalar geldim sizin yattığınız yerlere. 

Huzur veriyorsunuz, güç veriyorsunuz, cesaret veriyorsunuz bizlere.

Sizden ayrılıp ta kişisel çıkar hesaplarının yapıldığı dünyaya dönmek istemiyorum.

Mezarlarınızı okşuyorum içim ısınıyor, ruhum yükseliyor.

Ben oraları görmek için değil, sizi görmek için geliyorum.

Görüyorum sizi ama kimseye söyleyemiyorum.

Çünkü inanmayacaklarını biliyorum.

Anafartalar’da, Conkbayırında, Kemal Yerinde, Kanlı Sırtta, Kanlı Derede hep sizi görüyorum.

Bir hilal uğruna batan güneşleri görüyorum.

Ve ağlayarak aziz şehitlerimize usulca şunları söylüyorum; Anadolu’ nun her tarafından gelip bu vatan için bu topraklarda yatan şehitlerimiz, gözünüz arkada kalmasın.

Biz bu aziz vatanı sizden nasıl teslim aldıysak, sizler gibi kanımızın son damlasını akıtmadan bu topraklara düşman ayağı bastırmayacağız.

Sizler öylesine onurlu, öylesine gururluydunuz ki, ölümden korkmadan bu vatan için bir an önce canınızı verme sevincini yaşadınız.

Ölümden korkmuyordunuz, biliyordunuz ki peygamberimiz “aguşunu açmış” sizi bekliyordu.

Çünkü sen ne için savaştığını biliyordun. Onlar ise buraya ne için geldiklerini dahi bilmiyorlardı.

Sizlerin üstüne bombalar yağarken, siz düşmana inat, kadere inat, ölüme inat yeni bir zafer kazanmanın sevinciyle sarılıyordunuz toprağınıza.

Çünkü sizler toprağınızı ve namusunuzu çiğnetmemeye yeminliydiniz…

Bu yemin bizimde yeminimizdir!

Şartlar ne kadar ağır olursa olsun, isterse o yedi düvel yeniden üstümüze gelsin bu toprakları kimselere bırakmayacağız.

Biliyoruz ki;

Kanın gül, gülün kan kırmızı olduğu,

Yetmiş iki buçuk milletin, Mehmetçiğin karşısında uygarlaştığı,

İnsan kanının kutsallaştığı,

Düşmanın Mehmetçiğe çarpıp durduğu,

Denizin özgürlüğe şahit olduğu yerin adıdır Çanakkale.

Çünkü Çanakkale aslımızdır ve biz aslımızı asla unutmayacağız!

Ali Galip AKYILDIRIM

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 317
Kayıt tarihi
: 28.07.14
 
 

1959'da doğdu. Sınıf Öğretmenliği okudu.1979'da Öğretmenlik görevine başladı. Hayatın; okumak, ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster