Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

AYFER AYTAÇ GAZETECİ YAZAR

http://blog.milliyet.com.tr/ayferaytac

23 Ocak '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
31
 

Kanmayın Kızmayın

Türkiye'de yaz yaz, konuş konuş bitmeyecek o kadar çok konu var ki, hangi birinden bahsedeceğimizi bazen hiç bilmiyoruz. En iyisi kulak üstü yatmak, denilenleri dinlememek, hiç bir gündemi dikkate almamak. Hele şişirilmiş gündemler hakkında hiç yazmamak, konuyu konuşmamak, susmanın erdemine ermek, susmak benim en güzel huyum diyebilmek, tepki almamak, ne hoş olur. Zihnimiz huzur bulur. Herkes her konuda bir şekil fikrini beyan ederse, ortalık laf curcunasından geçilmezse, sağlığımız bozulur. Kimsenin umurunda olmayız.
 
Gündüzümüzde, gecemizde en önemli gündemlerin biri şüphesiz yerel seçim, diğer gündemler seçimin gidişatına göre belirleniyor. Vatandaşın nabzı yoklanıyor, nabza göre şerbet hazırlanıyor. Yerel seçim için yapılan çalışmalardan biri de halkın dikkatini dağıtmak, bakışları hakikatten başka yerlere çekmeyi başarmaktır. Bunun içinde ya yapılan bir çalışmayı hizmete sokarsınız, takdir toplarsınız. Yahut Suriye konusunda husus belirtip durursunuz. Ara sıra da marketlere vurursunuz.
 
Şu sıra vatandaşın ilgisini çeken iki konu var, biri marketlerle pazarlar arasındaki fiyat farkı, ötekisi Atatürk adından nemalanan bir kalemin kasidesi. Marketler hayatımızda ne kadar süredir varlar?
 
Yaygın olarak 90'lı yıllardan bu yana. demem o ki marketlerle pazar fiyatları arasında o günlerden bugünlere hep bir ücret farkı vardı. Market sahibi kocaman alanı kiralıyor, içini donatıyor, yanında elaman çalıştırıyor. Vergi veriyor, daha pek çok gideri bulunuyor. Pazardaki satıcıların pek çoğu köyünden getirdiğini satıyor. Satış yaptığı alanı kapladığı kadarıyla belediyeye yer işgal parası ödüyor. Pazarda meyve sebze satıcılarının pek çoğu doğal ürün deyip pahalı fiyat isteyebiliyor. Satıcının beyanı esas alınıyor, zabıtalarca etkili denetim yapılmıyor. Hâlden ürün alanlarsa genelde manavlar oluyor. Yani ürünlerin fiyat çizelgesi hâl çıkışına göre belirleniyor. Yani marketler ve pazarcılar meselesi dünden bu yana detaylı konular. Nedeni, nasılı irdelenmeden salt gündem olsun diye insanları birbirlerine düşürmemeli. Onca konuşulacak mesele varken, ortaya vatandaşın geçimiyle ilgili böyle bir konu atılmamalı. Atıyorlarsa, havasına hemen kapılmamalı. Denilene hemen kanmamalı, sonrasında kandırılmaya kızmamalı.
 
Haberlerden haberdar olduğumuz kadarıyla Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan market ve mağazalardaki fahiş fiyatların, ekonominin iyi yöndeki sinyallerine rağmen düşüş göstermemesine tepki gösterip herkesi vicdana, insafa ve ahlâka davet ettiğini belirtmiş. 
Devletin başı Cumhurbaşkanı böylesi bir durum var ise, en  sert sözlerle kınayıp, failleri vicdana, insafa ve ahlâka mı davet eder, yoksa en sert bir şekilde gereğini mi yapar, önce bu sorulara bir cevap aranmalı. Her denilene hemen kanmamalı, sonrasında kandırılmaya kızmamalı.
 
PAHALI KİTAP
Bu günlerde başka bir gündem vatandaşı hayli sardı, bazılarının vaktinin pek çoğunu kitap konusu aldı. Okumaktan azade olanlar bile bu kitabı gününün bir saatinde mutlak konu ediyor. Bize de, "Kitabı hazırlayanlarca istenilende budur." dedirtiyor. Kitabın yazarı kazançlı bir yol bulmuş ordan yürüyor. Daha öncede çocuklara yönelik Mustafa Kemal serisi hazırlamış. Amacına ulaşamamış, voliyi vuramamış, burdan yüksek kâr elde etmek istemiş. kapılmamak gerek reklam seline, takılmamalı oltasına, ağına. 
 
Bir kitap 2.500 lira olur mu, kimi olur diyor. Kimi yazara veryansın ediyor. Küfür savuranlar da yok değil. Böyle hırçınlanasıya almayın kitabı, olmasın hitabı. Konuştukça adamın kitabının reklamını yapıyorsunuz. O para kazanıyor, siz günaha batıyorsunuz. 
 
Bana soruyorlar "Bu konuda sen ne diyorsun?" diye. 
"Ben şahsen bu tür yazarların kitabına beş kuruş bile vermem. Yazdıkları hiç bir yazıyı okumam, gözlerimi yormam. Göz nuruma acırım, vaktimi ziyan sayarım. Hele ki bir kitabın basım maliyetini iyi bilen biri olarak, böyle bir fiyatı fırsatçılıktan nemalanmak addederim. Türk milletine mâlolmuş Atatürk gibi bir şahsiyetle ilgili bir kitabı 2.500 lira gibi yüksek bir fiyata satılmasını asla etik bulmuyorum. Madem önemli bir şeyler yazdın, parasız dağıt kitabı herkes bilsin olanı biteni. Başka da bir şey demiyorum." diyerek konuyu kestirip atıyorum.  
 
Bu yazar acaba kitabın içine kimsenin duymadığı, bilmediği ne yazmış? İşte fahiş fiyatla bu merakı uyandırmak istemiş yazar. Bir de imza gününde arkasına sanki Mustafa Kemal kendi imzalıyormuş gibi, algılı afiş asmış. Cazibeyi artırmak için ticari taktik uygulamış. Şu sıralar boyacı küpüne fırça banar gibi, durmadan Atatürk kitabı yazıyor yazar ve doğrusu iyi de kazanıyor. Meraklıları sayesinde dadandı üne paraya donanıp duruyor, doymak bilmiyor. Zamanımızda İnternet'te her konuda her bilgi var. Merak ettikleriniz konuların doğrusunu bulun, açıp okuyun.  Atatürk'le ilgili bu yazarın yazdığı bir tane bile kitabını almayın boşa çıksın hevesi. Benden demesi, alelacele yazılan kitabın yoktur albenisi.
 
Ayfer AYTAÇ
NAHİDE ÇELEBİ, gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli yazarımız Sayın, Ayfer Aytaç ; Başsağlığı dilekleriniz için teşekkür ediyorum. Acılar paylaşılınca azalırmış. Size sağlık ve mutluluk diliyorum.Saygılarımı sunuyorum.

Mehmet Burakgazi 
 24.01.2019 0:59
Cevap :
İyi dilekleriniz ve yorumunuz için teşekkür ederim değerli Mehmet Bey. Malumunuz her şey insanlar için. Sabırla ve sağlıcakla kalınız. Acılardan uzak güzel günler dileğimle.  24.01.2019 9:20
 

Merhaba Ayfer hanım, pahalı kitap konusunu ne güzel irdelemişsiniz madem öyle bedava dağıtılsın da alkışlayalım, en cüzü fiyatlarla da tabi ki satılabilir, öyle ya çocuklarımıza ön ayak olacaksa. Yurt dışındayım fakat ülkemde ne olup bittiğini görsel basın ve medya ile takip ediyorum. Bir zamanlar şiir ve öykü kitabı çıkaracaktım ve inanılmaz hevesliydim, şimdilerde ise düşünmüyorum. Sanki burada şekke kesiyoruz, tabiri caizse imanımız gevriyor, uçuk para istemeler vs. ama ülkemde fahiş fiyat ile ne keramet ise voliyi vurmak mümkün. Şimdilerde güven meselesi ise ayaklar altında, birde yalan dolanla iş çevirmece. Eh, durumlarda böylece zaten karışacaktır. Sevgilerimle..

gülsen tunçkal 
 23.01.2019 14:40
Cevap :
Merhaba sevgili Gülsen Hanım, yorumunuza teşekkür eder,güzel günler dilerim. Haksızlık, yanlış, çirkin gibi bize hoş gelmeyen şeyler sebeplere bağlanır. Bu sebeplerden biri bizim insanımızın masumiyeti. Çoğu vatandaşlarımız ünlü meraklısı ya, fırsatçılar da bu iyimserliği kolay istismar ediyor. Bankadan kredi çekip kitap alanlar varmış, ne diyelim? Okunması gerekeni okumazlar. Gereksiz kaleme para savururlar. Yurt dışında bu haller nasıldır, eminim orada fırsatçılar bizdeki kadar yoktur. Bence güzel şiirlerinizi şimdi kitaplaştırmayın, aç gözlülerin gözleri bir doysun. paragözler Atatürk adından iyice bir nemalansın, sonra düşünün eserlerinizi kitaplaştırmayı, şimdi emeğinize yazık etmiş olursunuz. Elin memleketinde çalışmak, kolay değildir yaşamak, kazancınız bereketli olsun. Her şey gönlünüzce olsun. Selam ve sevgilerimle...  23.01.2019 16:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 340
Toplam yorum
: 90
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 147
Kayıt tarihi
: 08.12.14
 
 

Gazeteci-yazar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster