Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '11

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
674
 

Kanser ve cinsellik

Kanser ve cinsellik
 

Kanser hastaları hastalığın tanısından itibaren çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalırlar ve bu sorunlarla başetmeye çalışırlar. Kanser tanısının konulması, tekrarlaması ya da metastaz gerçekleşmesi gibi durumlarda hasta için hayatın anlamı değişirken, hastalık dışında bir şey düşünmek imkânsız hale gelebilir.

Bilindiği gibi kanser hastalarında sıkıntı, uyum güçlüğü, sosyal geri çekilme, isteksizlik, umutsuzluk, çaresizlik, kişilik değişiklikleri, kaygı ve karamsarlık, keyif alamama gibi birtakım olumsuz duygular ortaya çıkabilmekte ve zorlu bir psikolojik süreç içine girmektedirler. Hastanın duygusal ve düşünsel dengesindeki bu değişiklikler ile birlikte hastalık ve tedavilerinin neden olduğu etkiler sonucu hastaların cinsel yaşamlarında da değişiklikler yaşanmaktadır.

Kadın ya da erkeğin seksüel imajı, onun fiziksel çekicilik duygusuyla partnerinin şefkat, sıcaklık, yumuşaklık gibi duygusal gereksinimlerini doyurabilme ve sevme becerilerinin bir bütünüdür. Kanser, geçici ya da uzun süreli bozukluklara neden olduğu için genellikle fiziksel çekiciliği olumsuz etkileyebilmektedir.Cinsel yaşam genel sağlığın bir parçası olduğundan ötürü, genel sağlıktaki kötüleşmenin kaçınılmaz bir biçimde cinsel yaşamı da etkileyeceği tartışılmaz bir gerçektir.

Cinsel yaşamdaki olumsuz etkiler, cinsel yaşamda ve üreme yeteneğindeki değişikler ile bedensel görünümdeki değişikleri kapsar. Kanser ya da kanser tedavisi, cinsel istek duymayı azaltabildiği gibi beden görünümü ile ilgili olumsuz duygu ve düşüncelerin oluşmasına, korku, üzüntü ve öfke gibi duyguların ortaya çıkmasınasebep olmakta, rol ve ilişkilerde oluşan problemlerden dolayı da cinsel yaşamı olumsuz yönde etkilemektedir. Kanser tanısı almış olmanın verdiği sıkıntılar, yaş, cinsel organlardaki işlev kayıpları, kanser tedavisinin etkileri, çekiciliğin kaybı, beden imgesindeki ve benlik algılamasındaki değişiklikler ile bu durumlarla ilgili kaygılar, cinsel yaşantının; istek, heyecan duyma, orgazm yaşama ve gevşeme ya da eski sakin duruma dönme gibi dönemlerinden herhangi birini etkilemektedir.

Kanser tanısı olan hastaların cinsel yönden etkilenmelerinin nedeni, cinsel sağlığın dört önemli öğesinin hastalıktan etkilenmesidir. Aşağıdaki cinsel sağlık öğelerin birinde meydana gelen bir problem, diğer alanları da etkilemektedir.

Cinsel sağlığın öğeleri;
- Beden imajı
-Cinsiyet rolü
-Cinsel fonksiyonlar
-Üreme yeteneği

Beden imajı, bir kişinin, kendisini ve bedenini nasıl hissettiği ile ilgili bir kavramdır. Her birey cinsel bir eş olarak kendini çekici hissetme gereksinimi duyar. Fakat kanser, bu gereksinimi ve aradaki çekicilik hissi ve güveni yıkabilir. Uygulanan tedavilerin yan etkileri ile de beden imajı olumsuz yönde etkilenmekte ve cinsel yaşamda problemler ortaya çıkmaktadır.

Cinsel sağlığın zarar gören bir diğer öğesi de cinsiyet rolüdür. Kanser tanısından itibaren ve tedavilerin yan etkisiyle bireylerde kadınlık ve erkeklik rolleri olumsuz bir etkilenim göstermektedir. Kadınlık ve erkeklik kimliklerindeki değişimler bireylerde partnerleri tarafından beğenilmeme ya da istenmeme gibi algıların oluşmasına da sebebiyet vermekte ve cinsel rollerin gösterilmemesi ve bunun sonucunda cinsel problemler yaşanmaktadır.

Cinsel işlevlerdeki bir takım problemler ise yine cinselliğin yaşanmamasına ortam hazırlamaktadır.

Bir diğer öğe ise cerrahi ve tıbbi tedaviler sonrasında, cinsel yaşamın bir parçası olarak görülen üreme yeteneğinin büyük ölçüde etkilenmesidir. Bu gibi durumlar sonrasında ise cinselliği yaşamaya dair bir azalma görülebilmektedir.

Cinsel yaşamdaki değişiklikler kanserin lokalizasyonuna, evresine, tedavisine, kaybedilen organa, beden imgesindeki değişikliklere, hasta ve eşinin endişe, inanç ve tutumlarına, kansere eşlik eden psikiyatrik sorunlara göre de farklılık gösterebilmektedir.
Kanser ve cinsellikle ilgili yanlış inançlar da cinsel yaşamı olumsuz etkilemenin önemli bir parçasıdır. Eğer bir hasta kendi iç dünyasında yanlış inanlara sahipse, bu inançlarseksüel olarak uyum yapma yeteneğini de engellemektedir. Bu yanlış inançlar arasında;

-Kanserin bir ceza olduğu,
-Seksin gücü tükettiği ve kanser hastaları için zararlı olduğu,
-Çok fazla seksin sağlıksız ve hastalığa neden olduğu,
-Seksin, tıbbi tedavinin etkinliğini azalttığı,
-Seksin, kanserin büyümesine ve yayılmasına neden olduğu
düşünceleri yer almaktadır.

Cinselliğin sadece cinsel ilişkiden ibaret olmadığı da dikkat edilmesi gereken durumlar arasında yer almalıdır. Kanserin, görünüme, enerjiye ve iyilik duygularına yapacağı zararı sınırlandırmaya çalışmalı ve tedavi süresince daha çekici hissetmeye çalışılmalıdır. Ne tür kanser tedavisi alınırsa alınsın, dokunmaktan alınan hazzın her zaman sürdüğü asla unutulmamalıdır. Cinsel yaşama dair problemleri aşmak ve yanlış inançları da ortadan kaldırmak adına sağlıklı bir iletişim kurmalı, bilinçli bir bilgi paylaşımı yapılmalıdır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2541
Kayıt tarihi
: 10.12.10
 
 

Uzman Psikolog Sabahat Erler, İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun olmuştur...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster