Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '19

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
45
 

Kantin...

 
İlkokulu okuduğum dağ köyündeki okulda kantin yoktu (1975-1979). Ortaokulda çok basit bir oda vardı (1979-1982). Burada sadece çay, oralet ve birkaç bisküvi satılıyordu. Lisede okurken (1982-85) ise kantinde sadece çay, simit, poğaça ve gerçek ayran bulunuyordu.
 
O yıllarda kimsenin çok parası yoktu. Arada bir çay içebildiğimi hatırlıyorum.
1985-89 yılları arasında İstanbul’da okurken kantine her türlü sağlıksız ürün mevcuttu. Margarin dolu poğaçalar, küflü makinede yapılmış tostlar vb. O dönemde de yoksulluktan ötürü kantine pek uğrayamadım.
 
1989 yılından beri çeşitli liselerde eğitimci olarak çalışıyorum. Buraya yazacaklarım sahte gıda devlerini çok kızdıracaktır. O nedenle kısaca ifade etmeye çalışacağım…
 
Kural tanımaz, sömürücü küresel gıda (?) firmaları ülkemizin pazarını çok büyük oranda ele geçirdi. Okul kantinlerinde satışı yasak olan her türlü abur cubur bakkallarda, ucuzcu marketlerde serbestçe satılıyor.
* MSG (Mono Sodyum Glutamat, Çin tuzu)
* NBŞ (Nişasta Bazlı Şeker, mısır şurubu, fruktoz şurubu)
* Rafine toz şeker (sukroz)
* GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizma)
* Gıda boyaları
* E… serisi bilimum katkılar
* Kanola ve palm yağı
* Gluten
* Kepeksiz beyaz ekmek
* 42 günde yetiştirilmiş yapay tavuk
* Soyadan yapılmış ete benzeyen şeyler
* Süt tozundan üretilmiş ayran
* Enerji (?) içecekleri
* Çikolata görünümlü şeyler
* Sahte dondurmalar
* Kafeinli garip sıvılar vb. gibi sağlığa çok zararlı ürünler her yerde bulunabiliyor.
 
Okul kantinlerinde bir çok ürünün satışı yasak. Ancak öğrenciler bunları çantalarına koyarak dışarıdan getiriyorlar…
 
Sağlıksız beslenmede en büyük suç ana-babalarda. Sabahleyin çocuğu aç olarak okula yolluyorlar. Eline 5-10 TL verilen çocuk hemen kantine hücum ederek ne bulursa yiyor.
 
Şeker hastalığı, obezite, tansiyon, kalp, zeka geriliği, uyuşukluk, hiperaktiflik vb. gibi dertler ilkokul seviyesine kadar indi.
Okulda sıklıkla öğrenci bayılmaları da karşımıza çıkıyor. Bunun ana sebebi okula aç gelmek, yanlış beslenmek olarak görünüyor.  
 
Okulların çevrelerinde konuşlanan fesat kişiler 2 TL’ye bile lahmacun satıyor. Okulun dışına öğrencilerin çıkması yasak ancak, duvar diplerinden, tel örgülerin arasından satış yapanlara pek müdahale edemiyoruz. 500-1000 kişilik bir okulda bahçenin neresini kontrol edebilirsiniz ki?
 
Gazeteler, televizyonlar, web siteleri her gün sağlıklı beslenmeyi anlatıyor. Ama bunları kâle alan çok çok az. Aşırı şekerli, yağlı, tuzlu, boyalı ürünleri her yerde görüyoruz. Ana-babalar doğru yola yönelmelidir. Bu sorunun başka bir çözümü mümkün değildir. Çocukların çoğu öğretmenlerin uyarılarını duymazdan gelmektedir. Zira zararlı gıdaların lezzeti mıknatıs gibi çekim oluşturmaktadır. 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çocuklarının ihtiyaçlarını sadece maddeden ibaret gören ebeveynler! En çokta onlar şikâyet ediyorlar; öğretmenlerden, çocuklarının arkadaşlarından, komşularından vs… Bir de kendilerini hatadan münezzeh görüyorlar. Oysa “Çocuklar, anne/babaların aynasıdır.” Sağlıcakla Kalın Ali bey…

Yorum Dükkanı 
 15.09.2019 20:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 247
Toplam yorum
: 152
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1837
Kayıt tarihi
: 24.04.11
 
 

Eğitimci - Yazar - Yayıncı. 1968'de doğdu. Marmara Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesini bitird..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster