Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '11

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
3674
 

Kanuni’nin değil Atatürk’ün lanetinden korkmak gerek!

Kanuni’nin değil Atatürk’ün lanetinden korkmak gerek!
 

'Muhteşem Yüzyıl' eleştirilerine cevap...


Kanuni’nin değil Atatürk’ün lanetinden korkmak gerek!

Bir süredir gerek festival, gerek konum değişikliği, gerekse sitemin kuruluş çalışmaları yüzünden EKRAN ARISI eleştirilerimi sürdürememiştim. ‘Kötü komşu insanı mal sahibi eder’ derler ya bizimki de o hesap. Kendi kovanımızı kendimiz yarattık ve ağzımızdan ‘bal’ damlatmak amacıyla, çiçeklere konmak üzere havalandık. İlk durağımız, son günlerde yeniden polemik ve reklam malzemesi yapılan ‘Muhteşem Yüzyıl’!

Bu noktada, söze başlamadan ‘Muhteşem Yüzyıl’ın gerçek muhteşemi, acil şifalar dilediğim Meral Okay Hanımefendi’yi cesaret ve kararlılığından dolayı kutlamak istiyorum. Kolay değil onca cehalete karşı durup, çizdiği doğrultuda yürümek… Kişileri putlaştıranlara yağ çekip şirin görünme gailesine kapılmadan, tepkilerden korkup çark etmeden cesurca mizansen kurabilmek! ‘Muhteşem Yüzyıl’, daha doğrusu Meral Okay bunu başardı işte! Kahramanların da insan olduğunu ve insani yönlerinin yaptıkları işlerle karıştırılmaması gerektiğini tokat gibi vurdu. Tebrikler…

Ruhlar intikam alsaydı Atatürk’ün gazabı fena olurdu!

Aklı evvel çoktur bu dünyada. Üretme yeteneğinden yoksun olanlar baltalamayı görev edinir fani hayatlarında. ‘Muhteşem Yüzyıl’ın lanetlendiğini ve kadrosunun başına gelmedik kalmadığını beyan edenler gibi! Bunlar vasıtasıyla ölümün, kırık-çıkığın, kanserin müsebbibinin Kanuni Sultan Süleyman’ın laneti olduğu safsatası yayılır ortalığa. Sonra gelsin tartışmalar…

Neymiş efendim, senarist Meral Okay akciğer kanseri olmuş! Sigaranın ve hava kirliliğinin mevcudiyetinde çok mu abes? Hem Okay kadar değerli bir başka Hanımefendi Tomris Giritlioğlu da aynı dertten muzdarip. Yoksa o da mı Kanuni’nin lanetinden nasiplendi? Okan Yalabık, attan düşmüş! Breh breh… Saygıdeğer Başbakanımız da attan düşmemiş miydi? Halit Ergenç, kılıç dersinde ayağını kırmış. Araştırmak lazım, eskrim veya bir başka sporun öğrenim aşamasında benzeri kaç kaza yaşanmakta… Hasan Küsmüş, bir binanın dış cephesindeki mermerin düşmesi sonucu rahmetli olmuş. İstiklal Caddesi’nde talihsiz bir genç kızımızın tepesine inen cama ve bunun gibi nice olaylara ne hikmet buyurursunuz? İnsaf! Hangi mantığa, vicdana sığar ölüm-hastalık olgularına sevinip bunlarla reklam yapmak? Öncelikle, her inançta günahtır böylesi bir aymazlık. Sonrasında, insan olmanın gereklerine ve ahlaka aykırıdır. Silkinip gelin kendinize. Ruhların laneti olsaydı, eminim intikam alacak ilk ruh, gelinen noktada harcadığı tüm emeklerin boşa gittiğini gören, ATATÜRK olurdu! Bunu da sakın unutmayın!

Malkoçoğlu da hedefler arasında…

Sırası gelmişken Malkoçoğlu karakterine takılanlara da bir çift sözüm var. Burak Özçivit’ten ‘Malkoçoğlu’ olur muymuş? Niye olmasın? ‘Koç’ gibi de olmuş işte! Vaktiyle Cüneyt Arkın, günün piyasa şartlarına göre öyle yorumlamış… Burak Özçivit de böyle. Bol keseden ahkâm kesen efendiler… O günlerde yaşadınız da mı biliyorsunuz kimin nasıl davranışlar içinde olduğunu? Kanuni de, Malkoçoğlu da erkek değil miydi? Saraydaki Harem Dairesi ne için mevcuttu? El cevap: Kem… Küm… Hem baksanıza Himalayalar’daki içe kapanık ülke Butan’ın kralı bile düğününde karısını halkın önünde dudağından öpmüş!

Dünyanın hiçbir yerinde yok…

Bunu diyecek kadar iddialı değilim. Çünkü bütün âlemi gezmiş görmüşlüğüm yoktur. Ama en azında şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, bizdeki kadar tarihinin zedeleneceği kaygısıyla boş konulara takılıp bir kaşık suda fırtına kopartan bir başka Avrupa ülkesi bulmak çok zordur! Tarih denilen şey, dönemin hükümranlarının gözetiminde, kimi zaman olaylar değiştirilerek, kimi zaman abartılarak ya da kırpılarak yazılan belgelerden ibarettir. Bu sözümden sakın, tarihimizi ve tarihi kişiliklerimizi küçümsediğim sanılmasın. Benim vurgulamaya çalıştığım nokta, bir ülke için asıl önemli olanın içinde bulunulan mevcut durum olduğudur. Tarihte istenildiği kadar kahramanlıklar yaşanmış, topraklar fethedilmiş olunsun eğer bugün ekonomik ve siyasi bağlamda birilerinin iki dudağı arasından çıkacak laflara tabi hale gelinmişse ne fayda! Hani, Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırları? Atatürk olmasa bugünkü sınırlar da olmayacaktı ya neyse… Bu arada ilk kapitülasyonların 1352’de Cenevizlilere Kanuni tarafından verildiğini de hatırlatmak isterim. Tabii, saltanatın timsali olan ‘lale’ soğanının Avrupa’ya yayılmasının sebebinin de Kanuni olduğunu unutmayalım. Kısacası, kimse kusursuz değildir!

Sorgulamayı ve düşünmeyi varlıklarına zararlı görenler için adettendir, ses getireceği ya da sivrileceği kestirilen bir projeye daha yola çıkmadan eleştiride bulunmak; içeriğinden bihaberken bilinçsizce ve körü körüne kışkırtıcılık yapmak! Tabii bunun için de ilk hedef, kitleleri galeyana getirmektir. Arkasından gelsin yasaklar, cezalar… Olmadı, yok etmek! Bu yolla hem düşünen beyinler sindirilir hem de medyada yer edinilir. Yürüyün aslanlar, kim tutar sizi…

‘Milli ve dini duygular üstünden oynayıp bunları alet etmek, Atatürk’le birlikte ortadan kalktı’ öğretisiyle büyümüştük. Ama gördük ki kalkmamış. Şimdi diziler de bu sefilliğin sergilenmesine aracı edilmekte. Yazık!

Anibal Güleroğlu

Berrin Çoruk Aksu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ilk önce örümcek beyinli olan sizsiniz bunu belirtmek isterim.Daha sonra tabiki meral okay,halit ergenç vs.ne olduysa geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.Kanunin lanetine inanmıyorum çok saçma bir düşünce olmuş ancak meral okayın yazdığı iğrenç senaryoyuda koskoca osmanlıyla alakası olmayan bu terbiyesizce diziyi kesinlikle desteklemiyorum.ve Atatürk.keşke hala osmanlı imparatorluğuyla yönetiliyor olsaydık.Ayrıca Atatürk ün laneti ne ya Atatürk neyi lanetliyecek birşeyi lanetlicek olan varsa oda Allah tır.Atatürk ü okadar abartıyorsunuz ki putlaştırıyorsunuz.. Seni yaratan etrafında gördüğün herşeyi veren Allah tır ATatürk değil kendinize gelin artık bu ülkede yaşıyorsan bu havyı tenefüs ediyorsan üzerinde giydiğin kıyafet ve attığın her adım AllAH sayesinde şunun bi farkına varın eğer bu ülke bu hale geldiyse bunu yapan Atatürk değildir o sadece bu olanlara vesiledir eğer ALLAH dileseydi Atatürk diye biri olmazdı.Ağaçtan düşen bir yaprak bile AllAh ın izni olmadan düşmez farkına varın

zeynep bas 
 23.10.2011 14:55
Cevap :
Sayın Zeynep Bas... Ne bu şiddet, bu celal? Tabii ki herşeyi yaratan Allah'tır. Ancak günümüzde kendilerini O'nun sözcüsü olarak görenler o kadar çoğaldı ki, biz de o tür 'ÇIKARCI ÖRÜMCEK'lere yönelik yazımızı kaleme aldık. Ayrıca putlaştırmaktan bahsediliyorsa şayet, o zaman ne tarihten herhengi bir şahsiyetin ne de kavramın ayrımcılığı yapılmamalıdır. Keşke Osmanlı İmparatorluğu HASTA ADAM haline getirilmeseydi de bugün hala dimdik ayakta kalsaydı. O günlerde ne ben ne siz ne de bugün ahkam kesenler yaşamadığı için neyin gerçek neyin yalan olduğunu da bilemeyiz. Ama görünen gerçek, düşman işgali altındaki Osmanlı'nın Atatürk ve arkadaşları sayesinde kurtarıldığıdır. Örümcek beynimizle naçizane saygılar sunarız. Kabul buyurunuz lütfen... Anti parantez, kimsenin savunuculuğunu yapmadığımız biline!   24.10.2011 13:01
 

Çok güzelde mizansen tarihin önüne geçmese daha iyi olurdu.Yoksa Halit Ergenç ve Çamur kardeşlere iş çok ya biri kalkıp Atatürk hakkında mizansen kurarsa o zaman nolur acaba,mizansene gerek Zsa Gabor ile yaşadığı Galata Otel buluşmaları çekilse olay olur olay esas cesaret bu hakaret etmeden gerçek,yada bir sahnede Fransız elçinin kızını öpse misal canım mizansen ya bu. Arkadaşının ölümünden sonra onun İtalyan eşiyle olanlar buda mizansen olsa çıkıp Atamıza hakaret ediyorlar aman yetişin laik komşular dermisiniz mizansen canım bunlar hadım ve harem ağasından başka kimsenin girmediği yeri hangi oryantalist ressamın fantazisinden almış hanfendi,hastalığı için geçmiş olsun acil şifa dilerim ama birazcık gerçeğe yakın mizansen kursa hani hiç fena olmaz bi de esas cesaret Ata ile ilgili mizansen olmayan gerçeği yapmak maçası yiyen varsa tabi hadi hayırlı mizansenler okuyucudan cahil hala dokunulmaz olan gazteciler

Erol Ozdemir 
 20.10.2011 15:32
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler Erol Bey... Öncelikle belirtmek isterim ki, cehalet kişinin mesleğiyle değil kişiliğiyle ilgili bir kavramdır. Sonrasında, tarihe mal olmuş her kim varsa, eğrisiyle doğrusuyla, putlaştırılmadan yansıtılmasından yanayım. Ayrıca 'laiklik' kavramının sulandırılıp yozlaştırılmasına da karşıyım. Her şeyin ve herkesin, karalanmadan eleştirilebildiği gün HAKİKİ LAİK olunur. Ayrıca şayet Türkiye'deki okur cahilse bunun müsebbibi de cehaletten nemalananlardır. Saygılarımla  20.10.2011 17:17
 

Yüreğinize sağlık. Tüm kelimeler yerli yerinde, hak edene ettiği ölçüde verilmiş. Tebrikler arkadaşım.

Ayrıntıda gezinmek 
 17.10.2011 0:43
Cevap :
Sizlerin de yüreğine sağlık... Gerçekleri, gerçek olarak algıladığınız ve kimi örümcek beyinliler gibi tepki vermediğiniz için. Sağolun...  17.10.2011 20:05
 

Yüreğinize düşüncenize sağlık! Güzel bir noktaya değinmişsiniz. Atatürk'ü karalamak için demediğini bırakmayanların sözünü ettikleri şeylerin daha fenaları tarihimizde bolca vardır ve bu bilinir aslında. Ama bilmeyenlerin bu dizi ile kendilerine gelmeleri iyi oldu. Ayrıca herkesin geçmişinde ne fenalıklar yatar ama "kol kırılır, yen içinde kalır" misali kimse karalarını göstermez. Kimsenin mükemmel olamıyacağını ama hepsinin atamız olduğundan gurur duyduğumu itiraf ediyorum. Mükemmel olan bu topraklara onların sayelerinde sahip olmamızdır, gerisi hikaye. Tabii hala "sahip" olarak kalabilecek miyiz orası meçhul işte!

Berrin Çoruk Aksu 
 16.10.2011 19:55
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler. Yazının içindeki bir cümle eksikliğini de düzeltmek isterim. Kapütilasyonlarla ilgili bölümdeki cümle: ''Bu arada ilk kapitülasyonların 1352’de Cenevizlilere verilmesinin ardından 1535'te de Fransızlara Kanuni tarafından verildiğini hatırlatmak isterim.'' şeklinde olacaktır. Bilginize...  17.10.2011 0:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1165
Toplam yorum
: 258
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1580
Kayıt tarihi
: 10.04.10
 
 

İstanbul'da başlayan yaşamım, eski İstanbullu ailemden edindiğim kültürle gelişti. Birinciliklerl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster