Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
143
 

Kanunlar da, kamuoyu tepkisi de, her türlü yayın da etkisiz kalıyor

Kanunlar da, kamuoyu tepkisi de, her türlü yayın da etkisiz kalıyor
 

Aylardır yüzlerce haber yapıldı. Televizyonlarda tartışıldı. Kamuoyunca kınandı ve lanetlendi. Polisiye tedbirler alındı. Kadına karşı şiddet bir türlü önlenemedi. Hatta bu şiddet olayları arttı sanki.

Yalnız kadına karşı şiddet olayı değil, stadlardaki aşırı fanatizm, taraftarlar arasındaki satırlı, döner bıçaklı, kamalı kavgalar ve saldırılar da bir türlü önlenemedi. Futbolun bir spor ve gösteri olduğu, amacının halkı günlük stresten uzaklaştırmak ve eğlendirmek olduğu bir türlü öğretilemedi. Kulüp başkanları toplandı, gazeteler yazdı, emniyet güçleri brifingler yaptılar.

Nafile. Futbol terörünün önüne geçilemedi.

Bir başka dert de  trafik de hız  ve kurallara uymama sorunu. Hız nedeniyle her sene yüzlerce kişi trafikte can veriyor. Hatalı sollamalar bir çok aileyi yok etti. Bir çok genç hayatını kaybetti. Trafik konusunda alınan tedbirler bir türlü derde deva olmuyor.

Kaçak gıda sorunu çözülemedi. Merdiven altı imalat sektörü her zaman faaliyette. Yakalanıyorlar, gazeteler boy boy resimlerini gösteriyor, ancak teşriki mesai devam ediyor. Tatlı ve çukolata imalatı derken sucuk imalatında skandallar ortaya çıkıyor. Derken bakıyoruz  250 adet " damacana su satan firmada " sorun ortya çıkıyor ve koli basilli  suları içtiğimizi öğreniyoruz.

Saymakla bitmez.

Nerde biz yanlış yapıyoruz?

Neden bir türlü düzelmiyoruz.

Neden adam olmuyoruz.

Neyimiz eksik. ????  ;))   :))  :))

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

MERHABALAR...Sevgili hemşehrim YILMAZ beyciğim :-)) Önce BAYRAMLARINIZI KUTLAR,size ve sevgili ailenize sağlık,huzur ve mutluluklar dilerim :-)) " Kanunlar da, kamuoyu tepkisi de, her türlü yayın da etkisiz kalıyor " yazınız çok çok doğru, evet neyimiz eksik..??? :-)) Vallahi bence aramızdaki (-) negatif , kem gözlü ,kötü insanların aramıza çaktırmadan zaralı virüsleri salıp, ortalığı bulandırmaları gibi :-)) Önce bunların ISLAHI ve İFLAHI gerekli :-)) Sonsuz sevgiler,selamlar ve saygılar sunarım :-)) ÇUKUROVA-ADANA'dan---->> İSTANBUL'a :-))

Necip Köni - Adana / TR 
 28.10.2012 11:07
Cevap :
Sağ olun, var olun sayın dostum.Ben de Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım. Toplumun gerçekten kötü zihniyetlerden arındırılması lazım.Ama nasıl? İşte bütün sorun burada.Sevgiler ve saygılarımla.  28.10.2012 16:28
 

Batılı toplumların yerleşik tarihi çok eski, ABD sıfırdan kurulmuş, Türkiye'nin ulusal paradigmasının oluşmadığını gözlüyorum, düşünüyorum. Uzun bir sohbette irdelenecek bir konu. Selamlar...

Kadri KANPAK 
 06.09.2012 13:47
Cevap :
Bugün dünyanın en medeni ülkelerinden biri olan Finlandiya'da halk muhteşem bir bilince sahip. Yanılmıyorsam Sinelman adında bir halk kahramanı toplumu yukarıya çekmiş götürmüş.Finlandiya halkı da orta Asya kökenli bir halk.Uzun yıllar esaret altında kalmışlar.Ama bugün en modern ülke ve yasalara son derece saygılılar. Ak Zambaklar Ülkesi adında bir kitap var, imrenerek okunacak bir kitap.Okumadınızsa tavsiye ederim. Velhasıl dediğiniz gibi uzun uzun konuşulması gereken bir konu.Selamlarımla.  07.09.2012 12:59
 

Kadına şiddet, futbol fanatizmi, trafikte kurasızlık; farklı başlıklar olsa da, aslında aynı bilinç altı karmaşasının ürünü gibi. Kuralsızlık ve şiddet; sosyal bilinci olmayan, (diplomalı da olsa) eğitimsiz, deşarj olamayanların dışa vurumu. Bir devlette toplumsal huzursuluk ne kadarsa devlet o kadar eksik yönetiliyor demektir. Duruma bu açıdan da bakılması gerektiğini gözlüyorum. Selamlar...

Kadri KANPAK 
 04.09.2012 9:41
Cevap :
Neden bu " bilinç altı karmaşası " Avrupalılarda yok da, biz de yaygın ? Bunu bir batı hayranlığı olarak görmeyin. Adamlarda toplum bilinci nasıl oluşmuş? Bu beni rahatsız ediyor. Çözüm yolu ne olabilir diye düşünüyorum ama bir çözüm bulamıyorum. Selamlarımla.  05.09.2012 23:21
 

Dvm.Yanlışa hoşgörü yanlıştır. Yanlışa hoşgörü, doğruya haksızlıktır çünkü! Yanlışa tepkisizlik, yanlışa hakettiğince davranmamak yanlıştır, zararlıdır. Yanlışa da doğruya da olumlu davranmak, yapıcılık ve insana iyilik değil, aksine yıkıcılıktır. Doğruyla yanlış arasındaki farkı yok eder çünkü, doğruyla yanlışın ayırdedilmesini zorlaştırır, giderek imkansızlaştırır ve karıştırılmasına sebep olur. Yanlış inançlara, yanlış değer yargılarına yol açar, asıl ve mevcut değerler ise ezilmiş, çiğnenmiş, toplumun omurgası olan temel değerler ve hak bilinci yerle yeksan edilmiş olur. İnsanlar doğruyla-gerçekle değil, zanlarla hareket eder hale gelir ve doğruyu gerçeği, yanlıştan sahtesinden ayırt edemezleşir, sahteliklere de sapar hale gelir.Yani doğruyla yanlışın karıştırılması ve giderek de yer değiştirmesi durumu işte! İnsan ve toplum bilincinde doğruyla yanlışın karıştırılmasıyla ne olacağını anlatmaya gerek yoktur herhalde, zira kaostur işte, herşeyin kördüğüm olup çözümsüzlüğe gömülüşüdür

Filiz Alev 
 01.09.2012 5:28
Cevap :
Fikirlerinize katılıyorum. Ancak benim söylemek istediğim, ütopik de olsa , toplumu   01.09.2012 14:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 424
Toplam yorum
: 2143
Toplam mesaj
: 120
Ort. okunma sayısı
: 989
Kayıt tarihi
: 26.01.10
 
 

1945 yılında Adana'da doğdum. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster