Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
426
 

Kanunlar mı, biz mi suçluyuz?

Japonların depremden sonra neden yağma yapmadıkları, düzgünce sıraya girip neden yardım beklediklerine şaşıldı. Biz Türkler neden düzgün sıraya giremiyor, daha çok yardım kapmaya çalışıyorduk? Bunun cevabının kültürümüzde bulabiliriz sanırım. Dünya dilleri arasında bir tek Türkçe’de “kaynak yapmak”, yani sırayı bozup araya girmek tabiri vardır. Bu da bizlere göre uyanıklık ve zeka ürünü bir davranıştır. Çünkü bizde zeka eşittir hinlik şeytanlıktır. Çalışkan ve dürüst kişiyse inektir, asosyaldir, enayidir. Halkımızın fakir olduğu için yardımlara hücum ettiğini iddia edebilirsiniz. Ama ben, geçen sene Ankara festivali sırasında üstübaşı düzgün insanların bir topu kapabilmek için nasıl birbirlerine girdiklerine tanık oldum. Biri bırakın 2. topu kapmaya çalışan dedeler, görevli tarafından uyarıldı. Açıkça “Yaşınızdan başınızdan da mı utanmıyorsunuz?” diye anons edildi. Ama değişen bir şey olmadı. Gene ezilen ezildi. Peki dağıtım şekli doğru muydu? “Ben topu atayım, kim kaparsa alsın” mantığıyla fırlatılan topları gördüm. Her seçim döneminde vergi borçlarının affedilmesi, üniversiteden atılmaların, ilköğretimde sınıfta kalmanın ve disiplin cezasının kalkması halkı arsız, yüzsüz, vergi kaçakçısı, öğrencileriyse tembel ve öğretmene saygısız olmaya itmiyor mu? 

Birkaç sene önce, bir okulda öğrencilerin öğretmenle dalga geçip masasına el koyduklarını, öğretmeni sınıfta oturtmadıklarını hatırlıyorum. Müdür de cep telefonuyla çekilen görüntülerin okulun itibarını zedelemesinden rahatsız olmuş, öğretmeni disiplin konusunda zayıf bulduğunu söylemişti. Öğretmen olmanın eskisine göre, daha zor olduğu günlerde yaşıyoruz. Olmayan kuralları kendimiz koymaya çalışıyoruz. Biz Türklerin galiba kurallara uymada zaafı var. Almanya’da Türkleri göre göre Almanların daha az kurallara uyduğu söyleniyor. Daha önce yol boş olsa da geçmek için yeşili bekleyen Almanlar, artık Türkler gibi arabalar hareket halindeyken geçmeye çalışıyorlarmış. Ne kadar doğru bu söylenen, bilemem. 

Sonuç olarak, kurallar çiğnenmek için değildir. Kural kondu mu, esnetip zayıflatılmamalıdır, deforme edilmemelidir. Ayrıca kuralsızlık eşittir anarşizm demektir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Füsun Hanım, çok değerli bulduğum yazı başlığınızla ilgili bazı düşüncelerimi sizinle ve okurlarınızla paylaşmak isterim. Ne kanunlar suçlu, ne de biz; kanunları kişilere ya da kurumlara göre, “farklı farklı” yorumlayan ve uygulayan hukukçular; ülkenin dış güvenliği için ellerine silah verilen, ama bu silahı düşmana değil halka ve temsilcilerine doğrultan askerler; bilimi ve özellikle de sosyal bilimleri toplumsal birlikteliklerimiz üzerine değil, toplumumuzu bölüp parçalama yolunda kullanan bilim adamları; yıllardır halkı sömürerek burjuvalaşan ve kendilerine okyanus ortasında “huzur adaları” satın alanlar; bu gerçekleri yok sayan, “kime, nasıl ve ne şekilde” hizmet ettiğini bilmeye ülkemizin kanaat önderleri suçludur. Umarım yorumum, yazınızın çerçevesi dışına çıkmamıştır… Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…

Rıza Üsküdar 
 03.04.2011 18:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 62
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 633
Kayıt tarihi
: 01.02.11
 
 

ODTÜ Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği mezunuyum. İlgi alanlarım edebiyat, sinema, tiyatro, TV..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster