Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mayıs '07

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
344
 

Kapadokya kazalarına devam

Sayın okurlar bir süre siyaseti bırakalım. Yazının sonu yine ona dönecek ama şimdilik bırakalım.

Bugünkü Hürriyet gazetesinin 4. sayfasına bakın. Bir trafik kazası haberi göreceksiniz. Ülkemizde bunun ne özelliği var diyebilirsiniz. Şu özelliği var. Tesadüf Kapadokya yoluna çıkılıyor. Tesadüf otobüsün içi öğrenci dolu. (Bu sefer koltuk sayısı kadar yaralı var ama. Gelişiyoruz.) Tesadüf eski otobüs. İlgilenenler bilir resimden görüldüğü kadar 0302 S . Bu çok eski bir modeldir. Zaten otobüste yine tesadüf bilinen bir tur şirketinin değil. Çankırı Eldivan belediyesinin. Nasıl oluyorsa ! fren patlıyor. (Bu bizde çok meşhur bir olaydır. Yıldız yokuşunu inerken fren patladı, Hacıosman inerken fren patladı. İnanın yeni nesil balonlar bizim frenlerden daha zor patlıyor.) Otobüs hızla 6-7 metre derinliğindeki çukura uçuyor. Allah' tan bu sefer 43 hafif, 3 ağır yaralı. (Buna Allah' tan diyoruz.) Okul müdürünün beli kırılıyor.

Yazıktır günahtır. Bir toplum bu kadar mı aynı olur? Daha bir önceki Kapadokya-okul-eski otobüs kazasında ölen çocukların kırkı çıkmadı. Hani okul gezileri denetim altına alınacaktı, kontrollar artacaktı. Hani ?

Sayın okurlar bir on gün kadar geçmişe dönelim. İBB Yenikapı Mudanya arasında çalışmak üzere bir hızlı feribot alıyor. İlk sefer bedava. (Bu da ayrı bir soru neden? ) Biz bedavaya ne yaparız ? Atlarız. Evet haberi izlediyseniz görmüşsünüzdür, fiziksel engelli koltuk değnekli vatandaşlar dahil atlıyorduk feribota. En sonunda güvenlik görevlileri engel olmaya çalıştılar nafile. Anonslar yapıldı kapasitenin üstüne çıkıldı diye nafile. Sorarım size daha ilk seferinde beleşçilik -amiyane oldu ama öyle- yüzünden onlarca insan ölseydi ne yapacaktık ? Bir işi organizasyon yeteneğimizden tutunda , beleşçilik tutkumuza kadar ne kadar aynı olduğumuzun farkındamısınız ?

Ve şimdi bu halkın oy vereceği seçim çözüm olur mu ?

Bu yazı kısa oldu ama düşünün bu halk ile seçim çözüm olur mu?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili dostum! Yorumum tamamen kinayedir. Bizim insanlarımız hiç bir zaman suçun kendilerinde olduğunu kabul etmez, hep suçu yükleyecek bir şeyler bulurlar. Ben tamamen bunu anlatmak istedim.

Murat Yazmacı 
 10.05.2007 12:01
Cevap :
Murat bey haklısınız. Ben de zaten bir defa daha okuyunca neyi kastettiğinizi anladım. Ama arada yazılarda dediğim gibi o kadar çok gezerek beyin yoğun çalışıyorum ki en sonunda bazan bir defada anlamaz oluyorum. İlginize teşekkürler.  10.05.2007 14:19
 

Yazınız 3 misli daha uzun olsaydı belki bu denli güzel ve öz bir anlatım olmazdı... Ben de aynı şeyi söyleyip duruyorum. 'kime kimi seçtirmeye çalışıyor bunlar' diye ama sesimi kimse duymuyor.. Saygılar..

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 09.05.2007 22:56
 

Kusura bakmayın ama yanlışınız var. Burda insanlarımızın hiç kabahati yok. Az yakıt harcamak için yüksek viteste rampa inip frenlere sık basarak, kapasitesinin üzerinde yük alarak, balataların ısınmasına ve frenin yok olmasına neden olmaz bizim şoförlerimiz. Suçlu fren ve balatadır. Niye bitiyor ki? Sert bir viraja yüksek hızla girip, hakimiyetini kaybetmez bizim şoförlerimiz. Suçlu mühendis ve yol. Bu yolu yapan mühendis, neden bu kadar sert viraj yapıyor ki? Cep telefonu ile yüksek süratle giderken dikkati dağılarak emniyet şeridini aşıp hakimiyetini kaybetmez bizim şoförlerimiz. Suçlu emniyet şeridi dışındaki mıcır taşlarıdır, arabayı kaydırmıştır. Niye yok kenarına mıcır dökülür ki? Daha çok örnek verebilirim. Lütfen suçu insanlarımızın üzerine atmayınız. Sağlıcakla kalın...

Murat Yazmacı 
 09.05.2007 18:23
Cevap :
Murat bey öncelikle ilgine teşekkürler. Ama ben sizi anlamadım. Cidden bizim vatandaşlar masum mu ? Eğer öyle diyorsanız tekrar yazışmak isterim.  10.05.2007 10:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 226
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 545
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

15 Nisan 1959 İstanbul doğumluyum. Marmara üniversitesi siyasal bilimler fakültesi mezunuyum. Ancak ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster