Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mayıs '12

 
Kategori
Çevre Bilinci
Okunma Sayısı
345
 

Kapanmak ya da kapanmamak... Bütün mesele bu değil!

Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar...

.....

Başkalarına suç atmakta, bizim toplumumuzun üstüne diyecek yoktur. Yapılacak yenilikleri de, yeniliklerle gelen yanlışlıkları da MEDENİYET'e yükleriz.

Yahu arkadaş, her insanın aklı fikri varken; boş, içeriği değişen kavramların arkasına neden saklanılır bilemiyorum.

.....

Her neyse; kapalı olanların namuslu, açık olanların namussuz(zinaya eğilimli) olduğu görüşünün çürütülmesinin üstünden epey zaman geçmiştir. Ben görüyorum, duyuyorum ve biliyorum ki; başı kapalı olup da sokakta öpüşen, sevişen, sigara-içki kullanan, evlenmeden çocuk sahibi olan(evlilik dışı ilişki) bir çok insan var.

Ancak ünlü bir adamımız, Sultanahmet'e gelen turistlerin memelerinin göründüğünden şikayetçi olmuş ve müslümanlığımıza zarar geleceğinin endişesi ile kendini harap etmiş...

Memelerimize sahip çıkamıyoruz ne yapalım, kaçıveriyor yaramazlar... İnsan, görmek istediğini görür, değil mi arkadaşım? İnsan görmek istiyorsa; o memeleri çıplak olarak da, sütyenin içinde de, kazağın içinde de görür. Hayal gücü denen bir şey var sonuçta... Sapık düşüncelere kapılmak ya da kapılmamak insanın kendi elindedir. Nefsine yenik düşüyor ve memeleri görünce azgınlaşıyorsan; ülkemize gelen, dini ve ahlaki yönden hiçbir şey bilmeyen yabancı misafirlerimizi suçlayarak; kendini üstün kılamazsın. İnsan içindeki HAYVAN'a dur diyemiyorsa, turisti kapatmak yerine, o kişiyi zindana kapatmanın daha mantıklı olduğu da bir gerçek... Değil mi efendim?

Yine aynı amcamıza hak vermiyor da değilim. Ortalıkta öpüşmek, yalaşmak(ki ilişkiye girenler bile var)... bunlar ahlâksızca şeyler değil ama ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ diye bir şey de var. Siz bunları yaptıktan sonra, HAYATIMA KARIŞMAYIN, HAYATIMI GÖRÜNTÜLEMEYİN, diyemezsiniz. Gözüme sokmuşsun zaten, o anda popomu dönüp sırtımı çevirmeme dair bir kanun çıkmadığı sürece uyarma hakkına herkesin sahip olduğunu düşünüyorum ama şu şekilde: Bakın arkadaşlar, özel hayatın gizliliği kurallarını çiğniyorsunuz, burada yapamazsınız!... ya da benzer alternatifler...

Bence, bu ülkede dini eğitimden öncelikli olarak; NEFİS EĞİTİMİ ve HAK EĞİTİMİ verilmeli. Çünkü suçu öncelikle, başkalarında değil kendimizde aramalıyız. Bir sürü hakkımız var ama kanuni olarak ne kadar kullanabileceğimizi bile bilmiyoruz. Hadi rastgele...

Haa, bir de... "o kapalı yapmaz, bu açık yapar" genellemelerinden artık uzaklaşırsak iyi olur...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türban kavgasıyla geçen son on yıl bana bu konuda bazı şeyler öğretti. Giyinip, soyunmakla insanın kafası, karakteri, genetik kurgusu değişmez. Bunu değiştirecek olan bilgidir, eğitimdir. O da bir yere kadardır. Eğer karakteri müsaitse, en iyi eğittiğiniz kişi bile fırsat bulduğunda su kaçırmaya devam eder. Malesef insan budur. Kimse karşı cinse kayıtsız kalamaz. Kendimizi kandırmayalım. Tahrikin suç işleme eğilimini artırdığını inkar edemeyiz. Turistlerin göğüslerini kapatmak bize vazife değildir ama o görüntünün insanı günaha davet ettiği de yadsınamaz bir gerçektir. Aslına bakarsanız yerli kızlar bu konuda turistlere 10 basar. Ahlak göreceli bir kavramdır. Bence insanların mahrem uzuvlarını açmaları, sokakta, otobüste öpüşüp koklaşmaları ahlaksızlıktır. Bunları alenen yapanların ruhsal durumları incelenmelidir. Selamlar.

Hüseyin Atacan 
 02.05.2012 11:54
Cevap :
Yerli ya da yabancı ayrımı yapmadan, insanların yanlış yapmasına, "Siz günah işliyorsunuz" demek anlamsızdır. Sonuçta, dinler arasında anlayış farklılıkları vardır. Hem demokrasinin, hem vicdan hürriyetinin olduğu bir ülkede yaşıyorsak böyle bir durumda; belki de kapıya bir görevli koyarak; içeriye "Bu şekilde giremezsiniz, şu çarşafı alın kafanızı, memenizi örtün" demek yanlış olmaz ama onları aşağılamak saygısızlıktır. Ki kiliselerde de, "Girerken şapkanızı çıkartın" yazısı mevcuttur. Basit bir uygulama. Dünyadaki bütün insanların müslüman olmadığını, ticarete, turizme dayalı bir ekonomimiz olduğunu düşünürsek; hoşgörülü karakterlere ihtiyacımız var. Katılmayabilirsiniz ama üstü örtülü şeylerin daha çok merak edildiği bir ülkede yaşamasak, MAGAZİN'in müslümanlığın egemen olduğu yerlerde bu kadar sevilmesini anlayışla karşılayamazdık. Yorumunuz için teşekkür ederim :)  02.05.2012 19:36
 

Sizin özel hayatın gizliliğiyle ilgili kurallarınız var da..Caminin sahibinin kuralları yok mu?Nefisle değil görüntüyle alakalı bir üsturupsuzluk değil mi sizce bizim kutsallarımızın üzerinde birilerinin dini ritüellere çok ters gelen bu görüntüleri.Derdiniz birilerinin biryerini görmekse merak etmeyin her yerde salına salına teşhir ediyorlar sizin gibiler için...Ama sorun ibadet ettiğimiz kutsal camilerimizde olması...Bunu anlamayacak ne var , nerelere çekiyorsunuz siz...Ama sizde amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmek.Allah'ın evinde de olsa zorla günahı yayarız diyorsunuz yani...Ayrıca Sultan Ahmet , sizin için sadece turistik alan di mi unutmuşum.Namaz, cami, dini kurallar ...Çok yabancı size bunlar irticacı ların işi...Tıp okuyan biri için çok sığ bir düşünce...Biraz derin düşünün..

Benansu canan 
 01.05.2012 13:35
Cevap :
Dediğiniz gibi; siz beni okumuyorsunuz. Sadece önyargılıyorsunuz, hocam. Kimbilir; belki de benim düşündüğüm derinlikleri, sizin düşünemediğinizdendir. Saygılarımla...  02.05.2012 19:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 131
Toplam yorum
: 123
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 3067
Kayıt tarihi
: 10.04.09
 
 

Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi'nden mezun... Tıp Fakültesi'nden her şey çıkar, arada doktor ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster