Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ağustos '09

 
Kategori
Tarım / Hayvancılık
Okunma Sayısı
3276
 

Kapari "Dolar Açan Tomurcuk"

Kapari "Dolar Açan Tomurcuk"
 

Kapari


Türkiye’nin değişik yörelerinde kedi tırnağı, hint hıyarı, it hıyarı, it kavunu, karga kavunu, yılan kabağı, menginik, gevil, yumuk, bugo, bubu, kepekçiçek, beri kemeri, şeballah, devedikeni, keper, kepere, gebre, gebere, geber otu, gavur bostanı olarak bilinen bir bitki vardır. Kürtçede ise Keberok denilir. Bu bitki geçmişte sadece yörelerinde bilinen hatta farklı yörelerdeki isim farklılıklarından dolayı farklı bitki olduğu düşünülen ancak son zamanlarda öneminin anlaşılmasıyla tanınma oranı artan Kapari bitkisidir. Evliya Çelebi Çorum’un Osmancık İlçesini anlatırken şöyle yazar; “işte bu kumlu toprakta, bu iklim şartlarında “gebre” adında bir yemiş yetişiyor ve bu yöre halkı bu yemişin sirkeli turşusunu yapıyor. Bu turşu çok faydalı”.

Kapari bitkisi yurdumuzun büyük bir bölümünde doğal olarak yetişmektedir. Kapari bitkisi yaz sıcağının ve güneşin olduğu her yerde yetişebilmektedir. Sevmediği şey yüksek nem ve bol yağışlardır. Bu nedenle Karadeniz bölgesi kapari için uygun değildir. Kapari 1.200 metre ve altında olan bütün bölgelere ekilebilir. Kapari kuraklığa dayanıklı olup, toprak yüzeyini de yayılarak örtmekte olduğundan, kurak/yarı kurak step sahalarındaki akan gevşek yamaçlarda, erozyonla mücadelede büyük başarı elde edilmesini sağlamaktadır. Bu nedenledir ki kapari, "çöl bitkisi" olarak da tanımlanır.

Kapari doğada çoğalmasını, karıncalara, kuşlara ve toprak mikroorganizmalarına borçludur, çünkü kapari bitkisinin tohumunda çimlenme sorunu bulunmaktadır. Bu çimlenme sorununu karıncalar ortadan kaldırmaktadır. Tohumun çevresindeki mantarımsı zar karınca asidince etkilenir ve böylece çimlenme kendiliğinden oluşur. Karınca, kapariyi kışlık yiyecek olarak taşırken ağzından düşürünce çimlenmeyi de başlatmış olur. Ancak, doğada tohumla kapari üretimi risklidir. Bu nedenle fidan şeklinde üretimi önerilmektedir.

Kapari çalımsı yapıda, dik ve yatık olarak büyüyen dikenli bir bitkidir. Kalkerli ve killi topraklarda daha rahat yetişir ve güneşli bölgeleri sever. Doğada yabani olarak yetişen bitkinin meyveleri toplanarak kullanılır. Ancak artan talebi karşılamak amacıyla artık üretimi tohumla yapılmaktadır. Bir dönüm araziye (1000 m2) ikişer metre ara ile 250 adet fidan dikilebilmektedir. Tohumdan elde edilen fideler sonbaharda derin sürüm yapılan arazilere kasım ayından itibaren dikilirler. Fidanlar yaz ayları boyunca 1 m'ye yakın sürgün verebilirler. Bu sürgünlerde genelde 10–15 kadar çiçek tomurcuğu olur. Kaparinin çiçek tomurcukları Mayıs ayı ortalarından itibaren toplanmaya başlanır. Çiçek tomurcuklarında bol miktarda vitamin ve protein vardır. 100 g çiçek tomurcuğunda kuru madde olarak; 67 mg fosfor, 9 mg demir, 24 mg protein, 12 mg selüloz ve 2 mg lipit bulunmaktadır. Kaparinin çiçek tomurcuğu, ham olarak tüketilmez, çünkü tomurcuklarda %0, 3 kadar bir acılık vardır. Salamuradan muhafaza edilmesiyle bu acılık azalır. Kapari bugün gıda, kozmetik, boya ve ilaç sanayinde kullanılmaktadır. Salamura şeklinde de ihraç edilmektedir. Konservesi garnitür olarak yenilmektedir. Doğadan toplanan tomurcuklar bir kavanoz içerisinde % 20'lik tuzlu suda üç ay bekletilip sonra bire bir oranında sirke içine konulup on gün sonra yenildiğinde aroması ve lezzeti çok beğenilmektedir. Kaparinin tomurcukları dışında “karpuzcuk” da denilen meyveleri ve sürgün uçları da salamura ve sirkede muhafaza edilmek suretiyle gıda olarak değerlendirilmekte, özellikle de Kıbrıs’ta ve İspanya’da sürgün uçları, vejetasyonun başlarında taze iken toplanıp sirke ve tuz ile terbiyelendikten sonra tüketilmektedir, çünkü acılığı -içeriğindeki hardal yağı glikosidinden kaynaklanıyor- ancak bu şekilde giderilebilmekte ve asıl tadı ortaya çıkmaktadır.

Kapari aynı zamanda çok yıllık derin köklü ve yayılıcı özelliği ile iyi bir erozyon kontrol bitkisidir. Toprağı sımsıkı kavrayan ve dal budak salarak geniş bir yayılma gösteren kaparinin kökleri, toprakta metrelerce derinlere inebilmekte ve bu sayede toprak erozyon olayına direnebilmektedir. Kapari aynı zamanda yangınlara karşı da mukavemeti olan bir bitkidir. Zor tutuşması dolayısıyla orman içlerinde yetiştirilmesinde fayda bulunmaktadır. Kapari bir kere dikilmeye görsün; bırakın çocuklarımızı, torunlarımız bile yararlanabilecektir.

Kapari tomurcukları ''dolar açan tomurcuklar'' olarak da nitelendirilebilir. Ancak tanıtımının yeterince yapılmaması nedeniyle, ülkemizde tüketimi az miktarlardadır. Genellikle büyük marketlerde, ithal kavanozlarda bulunabiliyor ancak. Bu arada ilginç bir tespit; Türkiye kapari bitkisinin çiçek tomurcuklarını dış ülkelere ihraç ederken, marketlerde kavanozlar içerisinde ithal malı kapariler satılmaktadır. Bu durum kaparinin ülkemizde yaygın bir tüketiminin olmaması nedeniyle üreticinin ürününü iç piyasaya sunmayıp ihraç etmesinden kaynaklanmaktadır. Ancak yine de son yıllarda Türkiye'de de kapari işleyen fabrikalar kurulmuştur. Kaparinin ihracatı ülkemizde yaklaşık 20 yıldır yapılmaktadır. Tomurcukların kilo başına ortalama ihraç fiyatı 3 Amerikan Doları civarındadır. Dönümde yaklaşık olarak kazanç 1000–1500 $ arasındadır. Son zamanlarda değeri anlaşılınca alıcısı da çoğalmış durumdadır. AB, ABD, Avustralya, Kanada, Bahreyn, Kuveyt, Güney Afrika, Brezilya, İsrail ve Japonya'dan her yıl büyük miktarlarda kapari talebi yapılmaktadır.

Kaparinin minik tomurcuklu olanları en makbul kabul edilmekte olup, Denizli'nin kıraç topraklarında yetişenler genellikle bu cinstendir. Bunlar birinci kalite olarak kabul edilmektedir. Bezelyeden daha iri olanlar ise ikinci kalite kapari olarak kabul edilmekte ve genellikle Söke çevresinde yetişenler bu cinstendir. Türkiye'de kalite yönünden üç ana grup ürün bulunmaktadır: Ege malı, Güneydoğu malı, sahil malı. Ege malı en kaliteli ürün olarak kabul edilmektedir. Güneydoğu ve sahil malı, Ege malı ile harmanlanarak ihraç edilmektedir.

Yetiştirilmesi kolay ve az masraflı olmasına karşın bu kadar değerli bir bitki hak ettiği değeri görmemektedir. Bugün kaparinin tanıtılması, yetiştirilmesi ve ihraç edilmesi konularındaki çalışmalar dağınık bir şekilde yürütülmektedir. Birkaç kişi ve kuruluşun uğraşlarıyla yürütülmekte olan dağınık çalışmalar aynı zamanda maliyetli olmakta ve istenilen verim alınamamaktadır. Erozyon kontrolüne katkı sağlaması, orman yangınlarının yayılmasını önlemesi, işsizliğe çare olması ve yüksek getirili iyi bir ihraç malı olması nedeniyle bu bitki ile ilgili çalışmaların tek elden ve kontrollü bir şekilde yapılması gerekmektedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 2315
Kayıt tarihi
: 27.05.08
 
 

Yıl 1960. Adana. Çığlık çığlığa geldim bu dünyaya, niyeyse? İlk, orta lise ve Çukurova Üniversitesi...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster