Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '12

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
120
 

Kapı... (21.Bölüm)

“Karadenizin dalgaları sert; Uşağı mert olur...”

           Kaya okula gelip, kaydı yaptıran ilk öğrenciydi. Kayıt sonrası da hemen ilk nöbetçisi oldu. Öğlene doğru cıvıl cıvıl olmuştu okul... Kızlar, erkekler, analar, babalar… O hengâmenin içinde ne yapacağını da tam bilmeden, görevlilerin talimatlarını uyguluyor, gelenlere yardımcı olmaya çalışıyordu. Katlı yatakhanelerde, yerleşmelerini sağlıyordu arkadaşlarının… En alt kat yatılı kalan kızlara aitti. Yaklaşık iki yüz öğrenci kayıt olmuştu, Turizm Eğitim Merkezine… Akşama doğru bütün öğrenciler, büyük koridorda toplanmıştı. Müdür yardımcısı Selçuk Bey, konuşmaya başladı.

_Bakın gençler, buraya Türkiye’nin çeşitli illerinden geldiniz. Artık bizimle beraber hem meslek öğrenecek, hem hayata atılacaksınız. Sizlerden şımarıklık beklenmiyor, adam gibi okuyup, çalışacak ve devletin size tanıdığı bu imkânlardan yararlanıp, memleketimize faydalı bireyler olacaksınız. İçki, sigara içeni yakalarsam anında kapı dışarı ederim. İki gruba ayrılacaksınız, 1.grup, derslere katılırken, 2.grup, otellere gidecek ve burada öğrendiklerini orada uygulayacak. Otellerden bize gelen raporlara göre, sektörde işiniz hazır olacak ve diploma alacaksınız. Memlekette artan turizm potansiyeline sizler bilgili, güler yüzlü ve çalışkanlığınızla, hizmet kalitenizle, olumlu katkı yapacaksınız. Bu okulun ilk yaz dönemi öğrenciler sizlersiniz. Gideceğiniz oteller hep 5 yıldızlı, adı dünyada duyulan oteller. Onun için laubalilik yok. Daha önce herhangi bir işte çalışanlar öne çıksın.

Kaya ve yaklaşık yirmi kişi öne çıktı... Selçuk Bey,  onlara çeşitli sorular sordu ve grupları ayırdıktan sonra

_Bu günlük serbestsiniz, okulu, çevreyi gezin yarın sabah listelere bakın ona göre sabah altıdan sonra herkes kahvaltısını yapıp, okul grubu çevre temizliği yapacak. İlk ders 8.30 dağılın şimdi, nöbetçi sen benimle gel...

Herkes birbirine bakıyor, yeni arkadaşlar kurmaya çalışıyordu. Kaya Selçuk Bey’in peşinden idari kısma geçti...

***

Sabahleyin Kaya, ilk iş listelere baktı. Acaba okulda mıydı? Yoksa otel grubunda mı? Hangi otele gidecekti acaba ve ilk şok Kaya okulun 3 yıldızlı oteline gidecekti eğitime…

İdari kısma geçti nöbet için, ilk Selçuk Bey geldi odasına,

_Nasılsın, memleketi bozuk...

Kaya şaşırmıştı bu sözü duyunca.

_Bu ne demek hocam?

Selçuk Bey, bıyıklarının altından güldü.

_Değil mi oğlum memleket bozuk? Hem adam anasının karnından çıkar, memleketten değil, hemen de alınıyorsun!

_Hocam beni neden okulun otelinde eğitime yazdınız.

_Bak oğlum senin dosyana ilişti gözüm. Bu sektöre yabancı değilsin. Onlar diğer otellerde çatal, bıçak silmeyi öğrenecekler… Sen benimle şeflik yapmayı öğreneceksin direk müşteri temasın olacak. Neden bilmem kanım kaynadı sana, seni yetiştirmek istiyorum.

Kaya içinden “Acıdım desene hocam” dedi. Ama içi burkulmuştu.

_Eyvallah hocam dedi.

***

Günler hızla geçiyordu. Selçuk Hoca, çok disiplinliydi. Kaya on kişilik odada arkadaşlarını tanımaya çalışıyor, kendini derslerine veriyordu. Derslerde önceden çalışmanın avantajını kullanmış hep, bir adım önde… Selçuk Bey’in anlatacağı konuları daha o derse girmeden arkadaşlarına anlatır olmuştu. Tam bir yatılı okul ve askeri disiplin hâkimdi yatılı okulda. Sigara gizli içiliyordu. Temizlik ön planda, her şey güzel gidiyorken, bir teneffüs arasında oda arkadaşı, Tayfun’un gözyaşlarını görünce afalladı Kaya…

_Hey ne oluyor Tayfun

_Yok, bir şey Kaya...

_Anlat hele, neden ağlıyorsun? Ya şu Kırıkkaleli doğan ve Ahmetler var ya… Para istediler sigara almak için… Ben de yok deyince zorla cüzdanımı aldılar...

_Ne! Bekle burada...

_Kaya dur!

 Diyerek arkasından seslendi Tayfun. Kaya bir hışımla fırladı, nerede bulacağını biliyordu onları…

Tahmin ettiği gibi üç arkadaşıyla sotede sigara tellendiriyordu Doğan, Cemil ve Ahmet... Hemen konuya girdi.

_Tayfunun parasını ve cüzdanını alayım.

_Ne oluyor lan

Dedi içlerinden Doğan…

_Kim oluyorsun oğlum?

_Karadenizli Kaya…

Doğanın yakasından kaptığı gibi kafayı suratına yerleştirdi.

_Ben Kaya, iyi belle...

Tekmeler, yumruklar… Tam Cemil’le Ahmet müdahale edecekken…

_Durun bakalım, teke tek...

Diyen sese baktı hepsi, Sivaslı ve Tayfun, Kaya’nın arkasında yetişmişlerdi. Ahmet

_Yeter lan alın, cüzdanınızı… Kaya bırak oğlum adamı dedi.

Kaya sert bir ses tonuyla…

_Bir daha sizi böyle bir şeyle görmeyeceğim yoksa Selçuk Hoca’nın önünde gününüzü gösterir okuldan attırırım.

(Devam Edecek)

Samet ŞAFAK

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

o şiiri çok kötü okumuş da, bu, diğerlerini de kötü okumuş olacağı anlamına gelmez...demek istedim... yani hayal kırıklığı yaratmalarından çekinmiyorum.. bir insan, çok güzel yazabilir; ama o derece güzel okuyamayabilir.. okumak, farklıdır Leyla... örneğin Ahmet Kaya, çok iyi bir yorumcuydu.. ama ona ait söz görmedim hiç... saygılarımla:))

R Bayram 
 19.03.2012 22:44
Cevap :
Tamam Hocam şimdi anladım sizi aydınlattınız beni... :) Ahmet Kaya konusunda evet haklısınız harika bir yorumcu... Teşekkür ederim.. İyi geceler  19.03.2012 23:41
 

yok Leyla; anılarıma girersem, hepten kaybolurum. Arada sırada hatırlamak daha iyi bence.. Burnumdaki sızılardan memnunum; yazıya dökersem, o sıkı dirseklerin tadı kaçar gibime geliyor.. Hani siz imza gününe gitmemiştiniz ya..benimki de öyle bir şey.. Youtube'da Seni İçimden Terk Ediyorum adlı klibini izledim de, açıkçası izlemeseydim daha iyi olurdu sanki. Çünkü şiirin sadece metnini onlarca kez okumuştum üst ùste, klipten önce.. Ama inat oldu, diğerlerini de izleyecem zamanla.. Yabana atılacak gibi değil bu adam.. Saygılarımla:))

R Bayram 
 19.03.2012 18:05
Cevap :
Bizimle anımsamanızda yetiyor elbet... Yani çok beğendiğim yazar ve şairlerden birisidir. Ama gerçekten hiç sesini bile duymadım. Şimdi izlemeseydim daha iyi olurdu demişsiniz ya.. Şaşırdım dinleyenler beğeniyorlar diye biliyorum. Ama hepsini izlemek istemenizi de pek anlayamadım kısacası bu kısmı.. Ama o şiiri ben okumak isterdim... Her ne kadar benim şiirim olmasa da... Selamlar...  19.03.2012 20:19
 

evet, öyle bir darbeyi ben de yemiştim.. Sebebini hatırlamıyorum da.. İsmi Erdal"dı galiba.. Küçükken de, köyde dayımın düğününde bir yumruk yemiştim,. Hak etmiştim. Morarmıştı gözüm.. Arkadaş olmuştuk ardından.. Fakültedeyken de bir basket maçında ard arda 2 dirsek yemiştim.. Kan dolmuştu.. Belki kırıktır şu an, sızlıyor bazen.. Way be, beni ne günlere götürdünùz arkadaşlar:))

R Bayram 
 17.03.2012 18:09
Cevap :
Hatırlatmak çok güzel, sizden de anılar bekliyoruz. Bu kadar hatırlamanız boşana gitmesin.. sizi de dinleyelim... Sevgiler.  18.03.2012 14:52
 

Kaya adı gibi çok sert. Bakalım devamında neler olacak

ilknur AKPINAR 
 16.03.2012 10:52
Cevap :
Kaya aynen adı gibi... haklısınız Teşekkürler... Samet'inde yüreğine sağlık... Ben de sizin gibi ilgiyle takip ediyorum.  16.03.2012 19:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 1308
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 382
Kayıt tarihi
: 19.07.11
 
 

1981 Aydın doğumluyum. Sağlık sektöründe reprezant olarak çalışmaktayım. Yürüyüş yapmayı ve müzik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster