Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
735
 

Kapı Kapı Dolaşıp Engellilere Yardım Toplama Dolandırıcılığı

Kapı Kapı Dolaşıp Engellilere Yardım Toplama Dolandırıcılığı
 

Hafta içi. Yani mesai günü. Saat 14 civarı. Herkesin işte olduğu, evlerde varsa belki ev hanımları, yaşlılar veya okuldan dönmüş olabilecek çocuklar dışında kimsenin bulunmadığı saatler.  

Evdeyim. Kapı zili ısrarlı bir şekilde çaldı. Açmak için yöneldiğimde komşu kapı zillerinden de aynı ısrarlı zil çalma sesi geliyordu.

Açtım, 30’lu yaşların üzerinde bir bayan. Elinde plastik poşet dosya içine konmuş ve bir miktar da yıpranmış fotoğraflı A4 bilgisayar çıktısı bir belge ve başka sözüm ona bazı dosyalar vs.

Hızlı ve otomatiğe bağlanmış derecede iyi ezberlenmiş cümlelerle kendini tanıtma nutku atarken aynı anda elindeki belgeyi gösteriyor.

Öyle hızlı konuşuyor ki, “engelliler adına” ve “iznimiz var” sözcüklerinden başka bir şey anlamıyorsunuz. Tekrarını istediğinizde engelliler için yardım topladıklarını açıklıyor… İkinci açıklamasında da, hangi sıfatla, kim adına böyle bir çalışma yürüttüğünü anlamak olası değil. Ancak ve ancak oturup tane tane ifade almak gerekir…

“Pardon da, neden siz? Siz kim oluyorsunuz? Bu “engelli” dediklerinizin sahipleri yok mu?” diye sordum, öyle acıklı bir yüz ifadesi takınarak, öyle dokunaklı bir ses tonuyla, o kadar acıklı bir; “…hiç kimseleri yok, beyefendi…” deyişi var ki, oturur ağlarsınız.

Yürek dayanmaz…

Bu durumda pek çoğumuzun yapacağı ilk şeyin cüzdanlarımıza yönelmek olacağında kuşku yok…

Bir önceki benzer vakada ben de o anki ruh halimle ve hem de daha fazla muhatap olmamak ve bir an önce kapıdan savmak adına öyle yapmış, bir miktar para vermiş ama sonra pişman olmuştum.

Artık öyle yapmayacaktım. O “artık” şimdi kapıdaydı…

Bağış yapabilecek insanların yani gelir sahibi, iş güç sahibi kimselerin işte olduğu bir saatte evlerden yardım toplamanın mantığı olabilir miydi?

Zillerin peş peşe çalış şeklinden aslında o gün, günün o saati, o apartmanda, belki o katta… kimlerin evde olmadığının, hangi daire kapısının sağlam olup olmadığının… tespiti dışında başka hangi amaçla apartman içinde gezilebilirdi ki?

“Bu engellilerin hiç mi kimseleri yok… Valilikler, kaymakamlıklar, belediyeler, kamu vakıfları… filan hep kapatıldı mı?”

Diye sordum, “ulan çattık” der gibi ikircikli bir ses tonuyla ve biraz da telaşlanarak elindeki belgeyi uzaktan gösterip izin filan gibi sözcükler kullanarak savunmaya geçmişken sözünü kesip “lütfen” apartmanı terk etmesini istedim, ikiletmedi, gitti.

Hepinizin kapılarına gelmiş olmalılar. Şu ana kadar gelmedilerse bile gelmeleri yakındır. Bu işi kazanç yolu yapmış kişi sayısında büyük artış var.

Bu işten kastım, aslında belki iki iş… Birinci iş, bu yolla para toplamak, ikincisi ise bu yolla belki başka kötü niyetli amaçlara dönük keşif yapmak…

Hadi ikincisi için kimsenin günahını almayalım, birinci tuzağa da düşmeyelim, bunun için tüm şu “yazma” çabam…

Konu hassas. En zayıf noktamızdan, “engellilere yardım etmek istemeyen kötü insan durumuna düşme” endişesinin para hesabına baskın geleceği bir vicdan refleksine yapılmış isabetli bir atışa muhatap vaziyetiyle karşı karşıyayız.

Oysa buna gerek yok.

Konu hakkında internetten küçük bir araştırma yaptığımda, bu işin en büyük mağdurlarından birinin “engelli” kardeşlerimiz olduğunu gördüm.

Engelli derneklerinin ve engelli yurttaşlarımızla yakınlarının; engelliler adına duygu sömürüsü yapılarak para toplama yoluyla dolandırıcılıklar yapıldığına, bu tür faaliyetlere itibar edilmemesine, bu kötü niyetli kişilerin oyunlarına gelinmemesine dair yaptıkları duyuruların çokluğuna şaşarsınız.

Ve yine araştırdığımızda gördük ki, Devletimiz ve toplumumuz, maddi yönden muhtaç engelli yurttaşlarımızı, sahipsiz, kimsesiz ortada bırakmış değil.

Engelli kardeşlerimizin istihdamına dair yasal zorunluluk hadleri, evde bakım maaşı, muhtaç aylığı, engelli aylığı, engelliler için vergi indirimi, engelliler için özel araç gereçlerde kdv, ithal olanlarında gümrük muafiyeti, motorlu taşıt muafiyeti, emlak vergisi muafiyeti, ihtiyaç sahibi için özel eğitim hakkı, toplu taşım indirimleri, iletişim ve internette engelli indirimleri, engelli girişimciler için sağlanan destekler, pek çok hak sağlayan engelli kimlik kartları, erken emekli olma olanakları… gibi pek çok kamusal ve toplumsal desteğin sağlanmış olduğunu, toplu taşımda, imar mevzuatında engellilerin yaşamlarını kolaylaştırmaya dönük yasal pek çok düzenlemenin mevcut olduğunu, valiliklerimiz, kaymakamlıklarımız ve belediyelerimizin konuya dair pek çok olanaklarıyla engellilerimizin yanında durma çabalarında olduklarını  mutlulukla tespit ettik.

Elbette belki halen pek çok eksikliğin bulunuyor olabileceğinin kabulü gerekir ancak, konuya kamusal ve toplumsal duyarlılığın üst seviyede olduğunun yadsınmasına da olanak yok.

Konuya biraz eğilince şunu kesinkes gördüm, olanaklarI elverdiğince engelli kardeşlerimizin, çocuklarımızın, yurttaşlarımızın sahibi  bir Devletimiz ve toplumumuz zaten var. Birilerinin kapı kapı dolaşarak toplayacakları “sadaka”lara kimsenin ihtiyacı yok. O paraları toplayanların da ne engellilere ve hatta ne de kendilerine bir yararları var.

Kanmayalım, biterler…

 

Kenan IŞIK

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 430
Toplam yorum
: 633
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1962
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Mülkiye mezunuyum. Emekli müfettişim. Ankara'da yaşıyorum. S'oligarşi isimli kitabı yazdım. Kitap..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster