Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '20

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
52
 

Kapının arkasındaki hayat

KAPININ ARKASINDA BEKLEYEN  HAYAT

Babam anlatırdı o da bir yerde okumuş vaktiyle. Meksika’da Inka tapınaklarına çıkmak isteyen Avrupalı bir grup arkeolog birkaç yerli rehberle yola koyuluyor. Dağın tepesinde ki tapınaklara giden uzun yolu, kısa bir sürede yarılıyorlar. Aynı hızla tempoyla biraz daha yol aldıktan sonra, yerliler kendi aralarında konuşup birden yere oturuyor ve böylece beklemeye başlıyorlar. Tabii Avrupalı arkeologlar buna bir anlam veremiyorlar.

              Saatler sonra yerliler kendi aralarında konuşup tekrar, yola sonunda tepenin üstündeki görkemli İnka Tapınaklarına geliyorlar. Arkeologlardan biri yaşlı rehbere soruyor; hiç anlayamadım, niye yolun ortasına oturup saatlerce bekledik? Yaşlı rehberin cevabı; çok kısa sürede çok hızlı yol aldık, ruhlarımız bizden çok uzakta kaldı. Oturup ruhlarımızın bize yetişmesini bekledik.

              Neden içimizde hep bir eksiklik duygusuyla yaşadığımızın ve niye mutlu olmayı beceremediğimizin cevabıdır aslında Inkalı yaşlı rehberin söyledikleri.

              Çünkü bu aptal hayat içinde o kadar hızlı yol aldık ki ruhlarımız çok arkada kaldı. Sandık ki çok paramız, yükselen bir kariyerimiz, güzel bir evimiz, pahalı arabamız olunca bizde çok mutlu olacağız. Hadi maddi şeyleri geçtik. Peki kaç kişinin aşk hayatı iyi gidiyor?

              Yanlışın nerede ve kimde olduğunu bir türlü bulamadık, ruhları olmayan bedenleri birbirleriyle uyuşturmak için çabaladık durduk. Ruhumuz olmadan eş ruhumuzu bulmak gibi bir şansımız olabilir mi?

  Şimdi zengin fakir ayrımı yapmayan çok adil bir virüs sayesinde evlerimize kapandık. Bu süreçte ruhlarımız da nefes nefese yetişti bedenlerimize. Her işte bir hayır vardır derler.

               Uzun süre sonra ailece bir yemek masasının etrafında toplandık belkide. Yarım kalan kitaplarımızı okuduk, film seyrettik, gardırobu yeni baştan düzeltirken unuttuğumuz bir elbisemizi bulup yeni almış kadar mutlu olduk. Ümit abinin meşhur ıslak mendilinin antibakteriyal olmadığını yeni yeni fark etsekte Seni uzaktan sevmenin aşkların en güzeli olduğunu öğreten bir şarkının varlığını çözdük hep birlikte.

  Eve kapandık diye canları sıkılıp bunalım takılanlara bu sözüm de. Dönüp geriye baktığımızda en güzel eserler en zor ve sıkıntılı zamanlarda çıkmamış mıdır ortaya?

              Nazım el kadar avluda volta atarken iki sigara arasında yazamadı mı en güzel şiirlerini?, Sabahattin Ali Sinop Cezaevindeki hücresinde yemeğini lağım fareleriyle paylaşırken ‘Aldırma Gönül’ü kaleme alarak ferahlatmadı mı yüreğini?  Ahmet Arif açlık , sefalet ve sürgün yıllarında bir araya gelmelerinin mümkün olmadığı Leylasının hasretiyle prangaları eskitmedi mi?

              Şairin dediği gibi; Kapının arkasında bekleyen hayat cıvıl cıvıl/ Ağrılar sızılar dinecek/Yumuşak ılık bir yaz akşamı inecek…

  Ve o gün geldiğinde yani bu kapıların arkasındaki hayata yeniden döndüğümüzde adama sormazlar mı içerdeyken neler yaptın diye…

Mesiha İrehan

20/03/2020

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 69
Kayıt tarihi
: 01.07.18
 
 

Sosyoloji eğitimi aldı.. Uğur Mumcu Vakfında Yaratıcı Yazarlık Eğitimi aldı.Sanatım Dergisi ve Çö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster