Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

güne_bakan(Nazenin yavrusu)

http://blog.milliyet.com.tr/gunebakanlar

30 Ekim '06

 
Kategori
Otomobil
Okunma Sayısı
1032
 

Kaplumbağa

Kaplumbağa
 

Uzun yollar hep çekmiştir beni. Genlerimizdeki atalarımızdan kalan göçebe ruhun etkileri midir, yoksa benim sokak kızı İrma ruhumdan mı bilinmez gittiğim yerlerde uzun süre oturup kalamıyorum. Çocukluğumdan beri babamın işi gereği ordan oraya taşınıp durduk, nerdeyse ilkokulun 5 sınıfını beş farklı kentte okudum. Tam İstanbul'a yerleştik derken ben Ankara Üniversitesi'ni kazanınca yine yollar beni çağırdı dedim. 4-5 senede öyle yollarda her ay şairin dediği gibi Ankara'nın en çok İstanbul'a dönüşünü sevdim ben.

Okul bitince döndüm yeniden evime ama bu göçebe ruh elbisem üstümde yadigar kaldı. Hatta bazı, yemeğe çıktığımızda bile arkadaşlarım benden şikayet ederler, çünkü hızlıca yemeğimi yerim, çayımı içerim, onların hala yavaş yavaş yediklerini düşünemeden hadi gidiyoruz diye ayaklanınca insanlar haliyle benim bu çingene ruhuma isyan bayraklarını çekerler..

Bazı zamanlar ise şehrin trafiği, insanların yoğunluğu okadar çok üstüme gelir ki nefes alamam. Boğuluyorum sanırım. İşte böyle zamanlarda canım arabam ve ben hop hop hoopp dev bir kaplumbağaya dönüşüveririz. Yüklenirim evimi arabama, tıngır mıngır o köy senin bu kaplıca benim doyamayız gezmeye. Efendim ben ne kadar çok gezmeyi sevsem de, gittiğim her yerde evimin rahatlığını da aradığımdan gerekli gereksiz o kadar çok eşya taşırım ki, bu nazımı ancak canım arabam çeker, evimin rahat ve huzurunu ancak arabamda bulurum. Hatta öyle zamanlar olmuştur ki evden bile kaçıp arabama sığınırım, sonrasında yine gelsin yollar..

Tabii ben böyle civcivini kaybetmiş tavuk gibi oradan oraya koştururken ve içinde yaşadığımız sosyal hayatın kurallarından en hoşlanmadığım bölüm de trafik olduğundan trafik polisleri ile ahbap-çavuş olmamız sonucu da kaçınılmaz oluyor. Efendim hani emniyet kemeri hayat kurtarır ya, hakkaten de ikinci arabam pert olduğunda hayatımızı kurtarmıştır da ama şehir içinde ben hiç hoşlanmıyorum ki emniyet kemeri takmaktan. Hele hele inlerin cinlerin top oynadığı, sadece hiç kimselerin olduğu kırmızı ışıklarda, öyle saf saf yeşil ışığı beklemekte bana pek tuhaf geldiğinden. Tam böyle bir anda geçip gidiyordum bir gün kırmızı ışıkta ve üstüne tuzbiber cep telefonumda genelde pek suspus durmadığından bilin bakalım noldu?

Efendim ben telefona dalmış emniyet kemersiz ve kırmızı ışıkta, dönülmez işaretli bir yola tam dönerken arkamda duran ışıklı sirenli polis arabasının ise farkına bile varmamışken, o sessiz sokak aniden bangır bangır anonsla titredi, bende kendime geldim. Sanırım polis arkadaşların benimle ters yönde acil bir işleri vardı (Allahtan:)) ama laflarını da benden mahrum bırakmamışlardı o yöne doğru son sürat giderlerken:

BAYAN BAYAN! HİÇ OLMAZSA CEBİNİ KAPAT YAHU:))

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 57
Toplam mesaj
: 42
Ort. okunma sayısı
: 988
Kayıt tarihi
: 05.10.06
 
 

Ata toprağı Karadeniz'den, terbiye ve eğitimi Trakya'dan, günebakan ve İstanbul sevdalısı eski bir m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster