Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '11

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
568
 

Kaplumbağalar da Uçar-Darağacındaki halkı beyaz perdeye yansıtmak...

Kaplumbağalar da Uçar-Darağacındaki halkı beyaz perdeye yansıtmak...
 

Bir el düşünün ki; üçünde nasıra, yedisinde taşa alışmış. Bir çocuk düşünün ki; kulaklarının kurşun sesine aşina olması bir yana, atomların kol ve bacaklarda, etten örülmüş umutlar arasında infilak etmesini bile yadırgamaktan uzak.  

 

Bir şehir düşünün; Bağdat! Üzerinde matem bulutlarının dolaştığını düşünün. Üstünde tüten dumanın medarı Halepçe' deki ateş değil midir?  

 

Bir halk düşünün, Irak halkı! Kralı alkışlamakta...  

 

Ve kralı düşünün, Saddam! Soytarılarından katiller yaratmakta!  

 

Sürülmüş diyarından, türküleri sesini kaybetmiş ve sahyaları kararsız atomlarla karışmakta olan bir halkı düşün!  

 

Babasının kollarında uyumakta olan bir bebek, babasıyla birbirine yorganmışçasına kefen olmuşlar ki, not düşerim; katliam müzesinde bir heykele can vermiştir, lakin heykel sanat olamayacak kadar acı ve gerçek...  

 

Dengbejlerin soluğunda dalgalanan serhildanı, sahyalarda itiraz edişleri düşün...  

 

Bir ülke düşün, Türkiye! Katliama katliam demek suç ve gençleri düşünün; bu vesileyle içeri atılmakta.  

 

Bir dava düşünün; ayağına zincir vurulmuş türküler, sürgüne gönderilmiş zılgıtlar, mahkemesiz bir davadan müebbet yemiş. Katilin yargısız beraat ettiği bir dava işte, hangi kalem değiştirir ki kuralı? Lakin, infaz yargıca verilmiş, hüküm cellada!  

 

Uydu! Yarın yağmur yağacak! Boyundan büyük ki ay kadar! Peynirciler çarşısı misali, üstünde silahların pazarlandığı tezgahlar, savaş hazırlığı... Toplayıcılık tarihe karıştı demesinler, enkaz altında işgören mayınlar, kopan bacaklar, eller, tamamı gerçek, hepsi başrol, yok tek figuran...  

 

At ehlileştirmiş bir halk düşünün, öfkeli başı giyotinler içinde kan revan, karar çoktan verilmiş, bütün nüshalara kayıt tutulmuş: kalemin hükmünde idamlık ve hükmün kaleminde asılı!  

 

Yıl 1988! Saddam tarafından beş bin ( 5.000) insan katledilmiş ve sarayının önü hınca hınç dolu! Irak halkı Saddam' ı alkışlamakta, yani katliamı! Katliamı alkışlayanın katli alkışlanmalıdır belki, belki de tam tersi! Lakin hangi millete güveneceğiz?  

 

Buyrun! Size Kürt Sinemasından sarp, engebeli ve buruk bir öykü...  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 773
Kayıt tarihi
: 13.05.11
 
 

Felsefe ve sinema ile uğraşmakta, zaman buldukça bu alanda yazmaktayım. Kötü karakterliyim; Charl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster