Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mart '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
226
 

Kaptan dümende, gemi rotada

Kaptan dümende, gemi rotada
 

Alex de Souza


Bir takımın sahaya çıkarken en güvendiği şeyin taraftarı olmaması gerekiyor. Dolmabahçe’ye gelen Fenerbahçe’nin belki en çekindiği, yada diğer bir deyişle Beşiktaş’ın en güvendiği şey seyircisi idi. Fakat futbolda seyircinin görevi yada fonksiyonu bir yere kadardı işte.

Eğer futbolcularınızın kapasitesi rakibinizden daha düşükse ve görevlerini layıkıyla yerine getiremezlerse belli noktadan sonra seyircinizde oyundan düşer ve tabelayı değiştiremez.


Fenerbahçe Maldonado’lu orta sahası ile rakip alanda müthiş bir presle oyuna başladı. Kalabalık orta sahanın oyunu önde kabul etmesi neticesinde gol geliyorum diye bağırıyordu. Belli ki Beşiktaş teknik yönetimi böyle bir başlangıç beklememişlerdi. Beklemedikleri için de bu dakikalarda oyuna bir müdahaleleri olmadı.

Karşısındaki Gökhan’ın yarı beline gelen Kaptan Alex, Kazım’ın Alexvari ortasında Beşiktaş defansı arasında kafayla golü ağlara gönderdiğinde dakikalar 10’u, kameralar onu gösteriyordu.


Şüphesiz golde Alex’in payı kadar, geçen senenin istenmeyen ama bu senenin olmazsa olmaz denilen Deivid’in yerine oynayan ve Keşke Deivid olsaydı dedirtmeyen, yeni Anelka Kazım’ın da payı çok büyüktü. Onu Kadıköy’de ilk seyrettiğimde sağlam fiziği ile ve uzun fuleleriyle sağdan bindirmeleriyle, geleceğin Anelka’sı benzetmesi yapmıştım. Üstelik bazen Anelka gibi de gamsız gözükebiliyordu. Hele bu maçta aleyhine faul verilen fakat bana göre faul olmayıp Kazım lehine penaltı olması gereken pozisyonda 2 sene önce Anelka’nın Koray’ı geçip de attığı golü anımsattı. Aynı Anelka gibi sağ taraftan fiziği ile rakibini geçip ceza sahasında gol pozisyonuna girdi. Birçok pozisyonda da Baki’yi çok zor durumda bıraktı. Hakem kontenjanı ile sahada kalan Baki maçın sonlarında da seyircisinden protesto yemek zorunda kaldı.


Sonuçta maçta ilk puan kaptan’a verilecekse 2.cilik ödülü de Kazım’ın olacaktır. Bu sene yedekler kendilerine gelen fırsatları pek değerlendiremediler bunu bilen Zico’da maç sonrası “bizimle kalmak ve bu takımın bir parçası olmak istediğini gösterdi” diye söyleyerek Kazım’ı överken, yedeklerine de mesajını vermiş oldu. Sanırım bu mesajı en iyi okuması gereken isimlerde bu maçta ceza tahtasına ismini yazdıran Ali Bilgin ve Wederson olacaktır.


İlk yarıdaki ezici futboluyla rakibini moralsiz soyunma odasına gönderen Fenerbahçe, maçın sonunda da galip geleceğini rakibine ve tribünlerine hissettirmiş oldu.


2. yarı Fenerbahçe’nin sol kanadından çok ciddi ataklar yemeye başlamasının sebebi şüphesiz Uğur’un sakatlanıp yerine Semih’in girmesi ve Wederson’un kötü gününde olması etkili oldu. Zaten golü de bu kanattan hücum yaparken hızlı bir kontra da yemiş oldu.


Fakat dedim ya, Fenerbahçe rakibine üstünlüğünü öyle kabul ettirmişti ki, bu maçtan ne olursa olsun galip ayrılacaktı. Rakibin Tello, Holosko Delgado gibi yaratıcı ayakları sahada pek gözükmediğinden, yerlerine defans elemanları da çıkmaya başlayınca arkada geniş alanlar bulan Fenerbahçe yine Semih’in De Souza rolüne bürünüp Alex’le paslaşması neticesinde galibiyet skorunu almış oldu.

Burada Semih’in rakibine feyk atıp, topu tutması ve Alex’e göndermesi kadar, kaptanın 35 metre geride yere düştükten sonra, koşup Semih’in gol pasını köşeye bırakması şüphesiz gecenin en güzel hareketi oldu. Golü attığında Alex’in yüzündeki ifadeye iyi bakmak lazım. Hırs küpüydü. Bu yüz, kendine atılan yabancı maddelere verilen bir cevaptı sanki…


Bu golden başka gecenin hareketi tahtına aday pozisyon ise, Ali Bilgin’in Alex’in muhteşem ara pasını, Rüştüden kurtulmasına rağmen boş kale yerine auta göndermesiydi.


Bu maçta da daha önce görüldüğü üzere artık Fenerbahçe’nin birbirini iyi tanıyan futbolculardan oluştuğu ve böyle zorlu kabul edilen maçlarda, müthiş bir özgüvenle sahaya çıktığı ve skor ne olursa olsun oyundan kopmadıkları görüldü. Skor 1-1 oldu 2’yi atacaklarını biliyorlardı. 2-2 olsaydı 3’ü de atacaklardı.


Şimdi sırada Chelsea var. Haydi Fener bi daha…


Ahmet ÇELİKSÜNGÜ

29 Mart 2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 252
Toplam yorum
: 490
Toplam mesaj
: 89
Ort. okunma sayısı
: 934
Kayıt tarihi
: 17.03.08
 
 

74'ün İstanbulunda, Sultan şehri Üsküdar'ın, kız çocuklarına "Zeynep" erkeklerine "Kamil" adı kon..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster