Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '06

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
486
 

Kar ve Kaplan

Aslında geçen yılın başında vizyona giren ve benim şimdilerde yeniden izlediğim bir filmi paylaşmak istedim.

O'nu ilk kez 1999 yılında kendisine Oscar Ödülü Kazandıran Hayat Güzel'dir filmiyle tanımıştım. Savaşa sevgiyle karşı koyan, savaşın izlerini oğluna hissettirmemek için bulundukları toplama kampında aslında bir oyun oynandığını oğluna inandıran bir babanın öyküsünde çok da başarılı bulmuştum.Nazi zulmünü komediye dönüştürmesi nedeniyle tartışmalara neden olsa da Hayat Güzeldir tüm dünyada beğenilmiş ve uzun süre belleklerden silinmemişti.Benim belleğimden uzunca süre silemediğim ise Roberto Benigni'nin televizyonda yayınlanan Oscar ödülünü almaya davetlilerin üzerinden atlaya atlaya gidişiydi.

1952 Toskana Doğumlu İtalyan Komedyen ve yönetmen Roberto Benigni bu kez sinemaseverlerin karşısına yeni filmi KAR VE KAPLAN ile çıktı.Roma'da yabancılar üniversitesinde ders veren, şirin ,güzel yürekli, ikiz kızları olan, ''Kar ve Kaplan'' adındaki kitabını yeni yayımlamış ve kitabı eleştirmenler ve okurlar tarafından beğenilmiş şair Attilio rolüyle başrolde.

Gönlünü bir yazar olan Vittoria'ya (Nicoletta Braschi) kaptırmış ama aşkını ifade ediş tarzı Vittoria tarafından pek beğenilmeyen ancak aşkından asla vazgeçmeyen bir şair Attilio.

Günün birinde Vittoria, Paris'te uzun yıllar yaşadıktan sonra ülkesi Irak'a dönen Irak'lı şair Fuat (Jean Reno) hakkında yazacağı kitap için şair Fuat ile görüşmeye Bağdat'a gidiyor. ABD işgalinin devam

ettiği, savaşın getirdiği her türlü olumsuzluğun hüküm sürdüğü, her an her yerde bombaların patladığı Irak'ta Vittoria şiddetli bir şekilde yaralanıp komaya giriyor. Attilio da sevdiği kadının peşinden Bağdat' a gidip; sevdiği kadın için inanılmaz! badireler atlatıyor ve mutlu sona ulaşmayı başarıyor.

Film öncelikle kendini savaş ve aşk filmi yerine keyifli , komik anlar yaşatan bir eğlencelik film olarak izletiyor. Roberto Benigni'nin gözü kara bir şekilde tüm çatışmalara katılmasının filmi bu anlamda yorumlamamıza katkısı büyük.Diğer yandan ülkesinin yaşadığı acıları yüreğine sindiremediği için savaşı protesto edercesine intihar etmeyi tercih eden,gerçekte hayatı ve yaşamayı seven şair Fuat rolündeki Jean Reno savaşın acımasızlığını ve anlamsızlığını, insanların çaresizliğini bir kere daha gözlerimizin önüne seriyor.

Kar ve Kaplan'ı Hayat Güzeldir kadar olmasa da keyifle izlediğimi söyleyebilirim. Neden ''Hayat Güzeldir kadar olmasa da'' diye bir kıyaslama yaptığımı düşündüğümde ilk olarak aklıma,'' Roberto Benigni'nin bu sefer ki filminde yaşanan savaşın tanığı olduğumuz ve bu savaşın tüm ürkütücülüğü ile çok yakınımızda bir yerlerde olduğu '' cevabı geldi . Bakalım filmi izleyenler de aynı şeyleri düşünecekler mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 1552
Toplam mesaj
: 264
Ort. okunma sayısı
: 1617
Kayıt tarihi
: 12.10.06
 
 

İstanbul doğumluyum ama 20 yıldır Antalya'da yaşıyorum. 3 yaşında bir oğlum var ve eğitimciyim. Kend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster