Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
242
 

Kara fırtına

Yıllardır yanyana yaşıyorlardı. Hayatları boyunca ne depremler, ne fırtınalar geçti başlarından. Kaçınılmaz son olan bu durumdan verilen zaiyatın haddi hesabı yokdu doğal olarak.

Dün gece saat 21.30 sularında aniden kopan fırtına yine büyük bir yıkım ve sonucu hüsran oluyordu onlar için. Belki de sayılamıyacak kadar kayıp bir o kadarda tahribata uğramışlardı. Yaralarının sarılması için zamana hemde çok zamana ihtiyaçları vardı. Zaman onlar için en büyük ilaçdı. Akşamki travmayı atlatmak için gerekli zamanı bulabilirlermi onlarda bilmiyordu. Artık bıkmışlar, usanmışlar sürekli felaket üstüne felaket.

Nereye kadar dayanabilirlerdi ki? İçlerinde isyanlar çıkmaya başlamış bıkılan hayattan tamamen kopmak istemişlerdi. Ama onların ölmesi istemeyen, onlar var oldukca sevinecek kişilerde vardı. Kim miydi bu felaketleri yaşayan şanssızlar? Pekala söyleyeyim sizlere bunlar içimdeki ben olan hücrelerdi.

Ahmet KAPLAN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her yeni gün yeni bir umut demek. Duyduğuma göre 40 yaşından sonra hücreler ölüyormuş benim hücrelerim ölmüş de olabilir, ya da yavaş yavaş ölüyordur bana çaktırmadan... Her şey istediğiniz yönde gelişsin, sağlık, başarı ve mutluluk dilerim.

Aysel Yilmaz 
 07.05.2010 20:57
Cevap :
teşekkürler katılımınız için hücerelerin ölmesinin nedeni iç fırtınalar birazda....  08.05.2010 15:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 150
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 727
Kayıt tarihi
: 19.06.09
 
 

En uzun gece olan 21 Aralık'ta rahmetli annemin dediğine göre oldukca yağmurlu bir gecenin sabahı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster