Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '09

 
Kategori
Öğretmenler Günü
Okunma Sayısı
658
 

Kara tahtanın beyaz melekleri

Kara tahtanın beyaz melekleri
 

Öğretmenlerimize hak ettikleri değer verilmeli, ve eğitim kalitemiz yükseltilmeli.


Sevgili emektar öğreticilerimizin mesleklerini kutladığımız Öğretmenler Günü dolayısıyla bir ayzı yazmak istedim. Her öğretmenler gününde aklıma hep ilkokul öğretmenim gelir nedense. Bende yazıma onların sorunlarına, ülkemizde öğretmenlerin yerine ve eğitimin önemi hakkında söyleyeceklerime geçmeden önce anılarımdan başlayarak ilkokul öğretmenimi anmak istedim. Kendisini uzun zamandır göremiyordum, inşallah bir aksilik çıkmazsa bugün onu ziyaret de edeceğim.

İlkokula yazıldığım ve böylelikle eğitim hayatına başladığım ilk günleri şöyle biraz puslu muslu ama iyi derecede hatırlıyorum diyebilirim. Sıcak bir gündü. Okula kayıt işlemleri için gelmiştik. Benim okula başladışım zamanlarda 8 yıllık zorunlu eğitim yoktu dolayısıyla ilköğretim değil, ilkokul du adı. Bu ilkokul birisi diğerinden daha büyük olan 2 büyük bina ile genişçe bir bahçeden oluşuyordu. Annem bir bayan öğretmen ile birlikte okulun bahçesinde bir yandan yürürken kayıt işlemleri ile ilgili konuşuyordu. Bense bir yandan çocukların bahçedeki oyunlarını heyecanla izlerken bir yandan kulağım annem ile daha sonra ilkokul öğretmenim olacağını öğreneceğim bu bayan öğretmenin konuşmalarındaydı. Aklıma sabahcı veya yoksa öğlenci mi olarak okula başlamam konusunda konuştukları geliyor. Derken biricik annem, uykuma kıyamamış olcakki konuştuğumuz öğretmenin sınıfına dahil olup öğlenci olarak okula başlamamı istedi. Derken ilkokul serüvenim başladı.

Artık okul yılları başlamıştı benim için. Daha az oyun oynayacaktım, daha az televizyon izleyecektim. Artık ders, ödev diye kavramlar girmişti kelime dağarcığıma ayrıca bu görevler girmişti günlük işlerime. İlkokul yıllarım çok güzel çok zevkli geçiyordu. Ama tabiki sevgili öğretmenimin sayesinde. Bu anlamda kendimi çok şanslı görüyorum böyle bir öğretmenin öğrencisi olabildiğim için. Gerçekten hem insan olarak hem de bir eğitmen olarak mükemmel tabirini kullanacağım kişidir kendisi. Zaten söylemem gerekirse ortaokul ve lisede de, üniversitede de devlet okullarında okudum ve çok iyi öğretmenlerle öğrencilik hayatı geçirdim. Çok değerli alan öğretmenleri tanıdım, öğrencileri oldum, burdan başta ilkokul öğretmenim olmak üzere hepsinin ellerinden öpüyorum, Allah hepsine sağlıklı, mutlu, uzun ömürler versin.

İlkokul öğretmenimi neden ayrı tutuyorum, çünkü bilmiyorum ama genelde herkes için ilkokul öğretmeninin yeri başkadır. İlk okula başladığınızda ailenizden sonra size o eğitici olmuştur, yeri geldiğinde ailenizden biri olmuştur. Ve 5 yıl bu eğitici rolünü tek başına sabırla sürdürür. Şunu da belirtiyim; ilkokul çağındaki çocuklarla uğraşmak, onlara birşeyler öğretmeye çalışmak gerçekten çok zordur, özel bir yetenek, emek ve gerçekten sabır ister. Tabi 1. sınıftan alıp yepyeni şeyler öğretip, hayatlarında öğretim alanında öğreneceklerine temel oluşturup aynı zamanda sizin büyümenize de tanık olup 5. sınıfta artık büyümüş sizi mezun eden de onlardır. Sonra da yeni baştan tekrardan, oyun çağını bitirip okul çağına başlayan çocukların yetişmelerine sabırla ve özenle katkıda bulunan yine onlardır.

Ama biliyor muyuz öğretmenlerimizin değerini? Ne yazıkki çok acı bir durum ama günümüzde çoğu öğretmen ne yazıkki geçinebilmek için ek iş yapmak zorunda kalıyor. Ve bu yüzden belki de gerçek işinde verimli olamıyorlar. Hepimizin çevresinde yurtdışına gidip oradaki toplumsal düzeni gören, öğretmenliğe verilen değeri gören birçok insan vardır. Güzel bir hayat standartına sahip öğretmenlerin, gençler arasında da meslek edinme konusunda öğretmen olma popülaritesi çok fazla olan bir meslek. Ama malesef ülkemizde yıllar geçtikçe bu mesleğe duyulan ilgi de azalma gösteriyor. Bunu çevremizdeki gençlerle konuşmayı denediğimizde çok rahat anlıyabiliyoruz.

Her zaman her kesin söylediği bir söz var; ''eğitim şart''. Ülkemiz için en önemli eksiklik eğitim diyoruz. Eğitime daha fazla önem verilmeli diyoruz, zorunlu eğitim yılı arttırılsın diyoruz, ama nedense öğretmenlerin eğitimdeki rollerini unutuyoruz. Bu konuda Başöğretmen Atatürk, ''Milletleri kurtaracak olanlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir'' sözleriyle öğretmenlerin toplumda ne gibi bir önem taşıdığını ve görev üstlendiklerini çok güzel belirtmiştir. Öğretmenlerimiz bir ülkenin belki de en önemli meslek grubu, çünkü sonuçta herkesin eğitiminde ana rol onlara ait. Eğitim kalitemizin onlara verdiğimiz önem kadar olacağını da unutmayalım.

Ülkemizde bu görevi üstlenen çok değerli öğrtenleri bulunduğunu ve bu konuda bir sıkıntı olmadığını düşünüyorum. Ama sıkıntının eğitim sistemimizde olduğu kanaatindeyim. Benim de sıkıntısını yaşadığım ÖSS sistemi öğrenciler için tam bir kabustu. Tek sınavla, 3 saatlik bir sürede, gençlerin geleceğine yön veren bu sınav çok büyük bir stress faktörüydü. Bu konuda, sınav sistemiyle ilgili bazı değişiklikler yapılıyor ama umarım öğrencilerin bu kaygılarını olabildiğince en aza indirecek, eğitim süreçlerindeki başarılarının meslek seçiminde tek bir sınavdan daha çok önem arzeden ve onların yapabilecekleri, yaparken de zevk alabilecekleri meslekleri seçmelerine yardımcı olan bir sistem hazırlanır. Çevremde ayrıca şunu görüyorum, bir çok kişi yaptığı meslekten memnun değil, mutsuz. Meslek seçiminde gençlerimize saygı göstermeliyiz, onları sert bir şekilde bizim istediğim meslekleri seçmeye zorlayarak değil, onların severek yapacakları meslekleri seçmelerine destek olmalıyız.

Atamızın en çok sevdiği kitaplardan biri olan ''Beyaz Zambaklar Ülkesinde'' kitabı aklıma geldi. Bu kitabı şu anda Milli Eğitim Bakanlığımız da öğrencilere öneriyor. Okumayan varsa özellikle gençlerimizin okumasını isterim. Burada demin alıntı yaptığım Atatürk' ün güzel sözünü doğrularcasına, küçük ve geri kalmış bir sömürü ülkesi olan Finlandiya' nın , kısa süre içinde eğitim ve kültür hamlesi ile nasıl kalkındığı, kendisini ülkesine adamış bir avuç öğretmen, aydın ve din adamının karış karış her köyü gezip, gönül tokluğu ve özverili çalışmalarıyla insanları nasıl motive ederek kalkınma hamlesi başlattıklarını anlatıyor. Bu kitaptan bu küçük ülkenin kitap okuma konusunda dünyanın en çok kitap okuyan milleti olduğunu hatırlıyorum.

Kİtap okuma alışkanlığı gerçekten çok önemli. Gençlerimizin kitap okuma alışkanlığı kazanmaları gerektiğini herkes söyler, herkes kitap okumanın kişiye zarar değil yarar getireceğini bilir. Ama malesef kitap okuma konusunda geri kalmış bir toplumuz. Daha ilkokuldan bu alışkanlık öğrencilere kazandırılmalı. Kütüphaneler yaygınlaştırılmalı, ve kütüphane kullanımı teşvik edilmeli.

Ayrıca sizlerle paylaşmak istediğim bir şey daha var. Daha geçen gün bir arkadaşımdan bir şey duydum; bizim ilkokulda derse başlamadan önce dışarıda sınıf sınıf sıralar halinde dizilimizi biliyorsunuzdur, derse girmeden hani ''Andımız'' ı okuyorduk, işte artık böyle bir şey olmayacakmış, çocuklar ''Andımız''ı söylemeyeceklermiş. Bunun tam olarak doğru olup olmadığını bilmiyorum ama inşallah sadece bir söylentidir doğru değildir. Öğrencileri derse girmeden önce motive eden, çocuklara güzel ilkeler edindiren o herkesin hep bir ağızdan söylediği sözlerin çocukları kaynaştırdığı düşüncesindeyim. Bu geleneği değiştirmek neden istenir bunu da anlamak güç.

Yazıma son vermeden önce, şu anda memleketimin bir köşesinde, şu zorlu kış şartlarında, belki de birçok eksikliğin-aksaklığın olduğu okullarda, büyük emeklerle görevlerini yapan, yazımı okuyan-okumayan çok değerli öğretmenlerimize selam ve saygılarımı sunuyorum. Burdan tüm Öğretmenlerimizin öğretmenler günlerini kutlar, onlara ülkem adına hak ettikleri değerin verilmesini ümit eder, sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim. Unutmayalım ki, Ulu Önderimizin de dediği gibi ''Yeni nesil onların eseri olacaktır.''

Saygılar,

Emre1

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öğretmenlerin geçim derdinin diğer memur, işçi, emekli ve esnaftan daha acıklı olduğunu düşünmüyorum. Bana kalırsa asıl zayıflayan şey öğretmenlik ideali. Yani idalist öğrretmen tipi yerini öğretmenlik mesleğine bırakmaktadır. Oysa öğretmenlik meslekten ileri bir kimlik etiketidir. Geçim sorunu ülkenin genel ekonomik kalkınmışlığıyla doğrudan ilişkilidir. Öğretmen maaşını düşük tutan özel bir politika güdüldüğü kanısında değilim. Mesleklerini insana kutsalo bir hizmet sayan tüm öğretmenlerin günü kutlu olsun.

Muharrem Soyek 
 27.11.2009 14:32
Cevap :
Sevgili Muharrem Bey öncelikle katkınız için teşekkür ediyorum. Başka açılımlar yerine en önce bu konularda açılımlar yapılmalıydı diye düşünüyorum. Yani geçim sıkıntısı, işsizlik problemleri... Eğitim ve ekonomi alanlarında hızlı bir kalkınma dönemine planlı-programlı şekilde bir an önce başlamalıyız. Dediklerinize katılmamak elde değil fakat, idealist öğretmenlik duygusunun yerini neden salt bir öğretmenlik meslek kavramına bıraktığı araştırılmalı. Günden güne toplum içinde en zengin ve en fakir bölüm arasındaki gelir farkı gitgide büyüyor. Ekonomik kalkınmışlığımız zaten belli fakat zenginler daha zengin fakirler daha fakir oluyor. Bu gelir adaletsizliği daha fazla büyümeden insanlara; ve de öğretmenlere hak ettiği değer ve maaş gözden geçirilmeli diye düşünüyorum. Saygılar...  28.11.2009 16:30
 

Öyle hayal edilmez koşullarda çalışanlar var ki... her biri ayrı bir roman olur. O ücra yerde sadece insan olmayı öğretmezler, devleti de, bilimi de, aydınlığı da temsil ederler. Günleri kutlu olsun.

Ahmets 
 24.11.2009 13:49
Cevap :
Sevgili Ahmet Bey, çok teşekkür ediyorum değerli yorumunuz için. Dediğiniz gibi her biri başlı başına bir hikaye. Öğretmenlerin çalışmalarıyla, bir milletin diğer devletler arasında gelecekteki yerini belirleyen temel yapıtaşı olduklarını unutmadan, onlara ve eğitime, gerekli önem, yatırımın sağlanmasını umut ediyorum. Saygılar...  24.11.2009 17:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 3084
Kayıt tarihi
: 21.05.09
 
 

İstanbul doğumluyum... İstanbul da yaşamaktayım... Tıp Fakültesi'ni yeni bitirdim-bitiricem sayıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster