Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
655
 

Karadeniz Taka'sı/ Türk- Alman meselleri ile Einstein

Karadeniz Taka'sı/ Türk- Alman meselleri ile Einstein
 

Türk meselleri;

Kuzen ile gittik side’ye tatile… Bu gittiğimiz otel’de; alman gruplara hizmet veren bir otel, biz tur ile katıldık (kuzen istanbul dan, ben ordu'dan otobüse bindik orada buluştuk)... Sene 2000 olmalı... (itiraf edeyim günü gününe tarih tutanları da kıskanıyorum, hiç öyle bir olayım olamıyor, aha işte en son gittiğim tatili bile hatırlamıyorum) Öyle ki, tanıdıklarım var; gününü gününe, milimi milimine hatırlarlar herşeyi ben bakarım şaşı, şaşı: ben anormalim modların da...

O zamanlar henüz cep telefonu kullanma yaşı 5 yaş’lara kadar düşmemişti. Yeni yeni kabul görmektedir. Bizde nokianın tuğla türlerinden almışız, ama olsun fiyakalıydı...

Biz kuzenle daha ilk günden bir birimizi bulmak için cep telefonu ile irtibatlaşıyoruz böyle…

”kuzeeen bak sağdaki masadayım geel”,
“Yav kız şezlong buldum koş”
“ Kuzen sıraya gir de mangalı kaçırmayalım”
“Nerdesin pistte mi? el sallasana boyun kısa göremiyom”

İlk gün, sonraki gün fark etmedim; Sadece bizim cep telefonu kullandığımızı. Ama sonraları iyice yayılıp otele, kuma, güneşe, denize, doyupta sağa sola bakınca fark ettim; yabancılarda cep telefonu diye bir olay yok… Aaaaa, utandım vallahi, o günden sonra odamızda bıraktım cep telefonunu… ayıp ya… siz olsaydınız bırakmaz mıydınız?

Şimdi side dedim ya, biz dörtlü böyle yayılmışız güneşe; arkadaşım da biraz ilerdeki şezlongda uzanıp sırtüstü yatmış bikinisini çözmüş sırtını yakıyor hani…

Bir baktık deniz tarafından bir adam geliyor yaklaştı yaklaştı… Kara, kıllı, sırıtık bir adam… Gitti bizim kızın üzerine eğildi.

Aa dedik biz bakıyoruz uzaktan, öyle ya ne bu? diye… Adam eğildi, kızın bikinisini tutmaya çalışırken “ilikleyeyim mi canım” demez mi!

Oradan arkadaşın annesi bir hışımla “ne iliklemesi çabuk git kızımın yanından çabuk” diye efelenmesiyle adamın hızla uzaklaşması bir oldu. Bizim kız şaşmış bakıyor...

Ay biz bir güldük bir güldük adam jigoloymuş!!! Hahaaa… Canım arkadaşım unutmamışındır, sen buradan yazdığımı bile bilmeyeceksin bunu…


Birde efendim; bir yakınımız Almanya’ya gidecek uğurlamaya gittik.

Bavulları yerleştiriyor, ilk anda gördüklerim; buruşuk yeşil biber, patlıcan, fasulye, pekmez, reçel, keş (çökelek)… birde marka imitasyonları kıyafetler. Anlamıyorum yurtdışında yaşayanlar bunların imitasyon olup olmadığnı nasıl anlamıyor? Burası sahte dolu yahu...

Acaba, yabancı bir millete mensup olanlar ne götürüyor gittikleri yerlere…

Bizim Türklerin niye havaalanında saatlerce arandığını, bu bavulu görünce bir kez daha anladım!... Evet, bende götürdüm itiraf edeyim. ama benimkiler siparişti:((… Bu sipariş olayını diğerlerinden ayrı tutamıyorum şimdi düşünüyorum da.

Birde geri dönüşü var bu işin… Hemen yazıyorum almanya’dan gelen bir bavulu açtığınızda; neskave, çikolata, elbezi, kahve beyazlatıcı, deodorant, şampuan, duş jeli, mendil…

Bunlar, akrabalara getirilen hediyelerdir.

Birde evlerine getirdikleri var… Beyaz eşya, elektronik eşya ucuz ya orada…onlardan…

Hiç kitap görmedim itiraf edeyim! Bir keresinde kuzen burada “Adolf Hitler” kitabını buldurduydu bana, hani almanya’da yasaklanmıştı ya, sanıyorum hava atmak için aldı, belki de hala okumamıştır.

Ama güzel kız, bakımı, makyajı, giyimi müthiş…

Günün Kazanılanı: dün akşam ntv’de Einstein ile ilgili bir filmin oyuncuları, yapımcısı ve yönetmeni ile ilgili söyleşi vardı.

Yeğenime döndüm o an “Tuğba, ayınştayın ne bulmuştu!” pat diye sorunca bizim kız kıvırdı tabii, kendisi lise öğrencisi “aa biliyordum hala ben ama şu an aklıma gelmiyor” yahu neydi, neydi diye kendi kafasına vuruyor filan ben keyifli keyifli gülüyorum.

Büyüğüm ya, bilemedi ya, pat bana sordu, ben çok bilmiş hallerindeyken rezil rüsva kalakaldım, bütün karizma yerlerde… gülüyorum kahkaha atıyorum aklıma bişey gelmiyor... “halaaa, sende bilmiyorsun gördün mü baaak” başladık kahkahaya…

”Yav bu adam böle yapmamış mıydı” diyerek adamın, meşhur fotoğrafının taklidini yaptı, dilini çenesine götürerek (günün resmi)...

Evet, adam bunu yapmıştı, ama ne icat etmişti değil mi? Telefon açtık arkadaşa; “izafiyet teorisi, atom bombası, bilim adamı, fizikçi” bir çırpıda saydı, unvanlarını. Afferin bu akıllıya dedim içimden, şair-mair, kilolu-milolusun ama zeki çocuksun…

Demek ki neymiş, yaptıklarınla değil hareketlerinle anılıyormuşsun! Günün dersi bu olsun.

Efendim; bu Karadeniz'in boş gezen taka'sıdır, bilginize...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bana bak bu taka ne zaman ist. deniz sınırlarına ulaşacak ve beni de alacak buradan haaaaaaa

beenmaya 
 16.11.2007 13:31
Cevap :
hahahaaaa:)))) taka kızım bu taka...vapur kerem'de...  16.11.2007 13:49
 

Hiç Trabzon 'a gelmez mi ? Zor oliy da hep Ordi 'dan binmek.Elinize,yüreğinize sağlık.Karadeniz bu ara bayağı fırtınalı ama bu takayla seyrü sefer çok güzel.Sevgilerimle...

Münevver Saral 
 15.11.2007 19:32
Cevap :
Bilmem:)) dur bi bakim ek sefer düzenleyebilir miyim? beğenmene sevindim...sevgileirmle.Ha bu arada Bu kıyılardan birini görmek beni ziyadesiyle mutlu etti...  16.11.2007 8:15
 

Yıldız harbiden güldük vallahi, kalemine sağlık..kendine iyi bak, en derin sevgi ve saygılarımla..

Mehmet EREN 
 15.11.2007 19:01
Cevap :
Günaydın:))) Harbiden güldüysen bende harbiden sevindim.Bu taka'nın fikir babası tabikki Kerem oldu...Kendisine bir kez daha teşekkür etmem gerek.Sizde kendinize iyi bakın.Nazar değmesin...  16.11.2007 8:16
 

İnmeseydik iyiydik:)))) Bu Almanya hediyeleri her yerde aynı galiba:)) Burada yok ya deodorant duş jeli falan, getiriyorlar işte:)) Sevgilerimle canım. Not 1: Çok alıştım ben senin şu takaya haberin olsun Yıldız'cığım.. Not 2: Özlem ben soyadı " Akaydın " olan, hani Antalya'da yaşayan. Dün galiba beni canım arkadaşım September1 Özlem'ciğimle karıştırmışsın:))) Tekrar sevgiler...

Özlem Akaydın 
 15.11.2007 15:30
Cevap :
yok seni hiçkimseyle karıştıramam!! mümkün değil..ben seni "akaydın"diye sevdim:))  15.11.2007 15:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 358
Toplam yorum
: 3042
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 1544
Kayıt tarihi
: 29.11.06
 
 

Deli-dolu, akıllı,  yalandan yere çamura yatan, normal değerlerde zekalı, esprili, şakacı, kendin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster