Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '08

 
Kategori
Yurtiçi Tatil
Okunma Sayısı
1891
 

Karahayıt ve Edremit Kaplıcaları

Karahayıt ve Edremit Kaplıcaları
 

Ülkemizin görülmeye değer güzelliklerinden ...


"Bu sıcakta kaplıcayı ne yapacaksın" diyenlere aldırmadan Denizli- Pamukkale-Karahayıt kaplıcalarına gittik geçen hafta.

Küçük bir yazlık site görünümünde, zevkli bir mimariye sahip otelde 3 gün kaldık. Kahvaltı ve akşam yemeği açık büfeydi. Akşamları güzel sesli bir müzisyenin (kendisinin öğretmen olduğunu öğrendik )esprili sunumlarıyla zenginleştirdiği , tek kişilik konserini dinleyerek, havuz başında yedik yemeklerimizi.

Açık büfenin, göz doyurma açısından yararı büyük. Ama hiç hoş bir uygulama değil. 2-3 tabakta da alsan, yiyecekler birbirine karışıyor, azar azar alınıyor ama yine de böyle bir yemeğin mide için yararlı olduğunu sanmıyorum. Bir de insan düşünmeden edemiyor; çöpe giden onca yiyeceğin, bir lokmasına ihtiyacı olanları...

Jakuzi havuzu ve çocuk havuzu ile beraber, büyük termal havuzun olduğu mekanın üzeri ,açılıp kapatılabilen camlarla kapatılmış. Mevsim yaz olduğu için yarısı açıktı.Termal havuzun derinliği ,benim gibi boyu geçmeyen yerlerde yüzebilenler için ideal derinlikteydi.Havuzda suyun dibi gözükmüyordu. Çünkü kaplıcanın özel çamuru dipte birikiyordu.

Yemek yenilen yerdeki soğuk su havuzuna, öğle saatlerinden sonra ancak girebiliyorduk.Sabah saatlerinde suyu soğuk oluyordu.Termal otelin küçük bir hamamı var; belirli saatlerde bayanlara, diğer zamanlar karışık olmak üzere düzenlenmiş.

Ücret karşılığında yüz ve vücut için çamur banyosu yaptırabiliyorsunuz.Fitness ve spor salonundan da yararlanmak mümkün. Tedavi amaçlı gelenler bir hafta, on gün süresince doktor kontrolünde oluyorlar.Kurumundan sevkli gelenler de vardı.Otelden çıkıp Karahayıt'ı dolaştık biraz. Kırmızı su diye adlandırılan kaynağın olduğu yere gittik. Travertenler, minik bir Pamukkale görüntüsü oluşturmuş.Yanlız Pamukkale gibi beyaz değil; kırmızı, sarı karışımı taşlardan akıyor sular. Hediyelik eşya, yiyecek satan dükkanlarla hareketli bir yer oluşmuş suyun çevresinde.

Tedavi amaçlı veya sıcak sulu havuz zevki için hangi nedenden olursa olsun, gittiğinizde memnun kalacağınız bir yer, öneririm.

*****

Karahayıt'dan sonra, geze geze, kuzeye doğru çıktık.Ayvalık, Cunda adası , Burhaniye, Edremit, Kozak yaylası, Bergama, Dikili.

Dikili-Ayvalık-Edremit sahil bandının yazlık sitelerle dolu oluşu dikkatimizi çekti.Görüntüleri çok güzeldi ama o malum koku, fosseptiklerin açıktan aktığı izlenimini veriyordu.

Ayvalık Cunda Adasının sakızlı girit dondurması bir harikaydı.Bu arada, Ayvalık'tan zeytinyağı ve sabun almayı da unutmadık.

Edremit'de de bir termal otel de 2 gün kaldık.Bu termal otelin kaplıca suyunun bileşimi farklıydı.Burada havuzun dibini görebiliyorsunuz.

Hava, Marmara bölgesine geldiğinizi hissettiriyor.Soğuk su havuzuna ancak ayaklarımızı sokabildik. Hemen yanıbaşında termal havuz var. Bu otelde de kahvaltı ve akşam yemeği açık büfeydi. İlk gün akşam yemeğinde rüzgar masaları, sandalyeleri havuza sürülüyordu.İkinci gün, içerde verdiler yemeği.Burada da kısa bir süre için canlı müzik dinleme olanağını bulduk.

Buradaki hamamın hemen yanında kafeteryası var; çıkınca çayınızı içebiliyorsunuz.

Kaplıcanın sağladığı yararların dışında, küçük bir Ege gezisi yaparak değişik bir hafta geçirmiş olduk.

Ayvalık'ta yapmayı düşündüğümüz tekne turu; kısmetse seneye...

Selam ve sevgilerimle..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 305
Toplam yorum
: 748
Toplam mesaj
: 87
Ort. okunma sayısı
: 1347
Kayıt tarihi
: 08.08.07
 
 

Emekli Türkçe öğretmeniyim.Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde bulunan, Atatürk Eğitim Enstitüs..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster