Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '07

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
595
 

Karaiskakis' te Türk bayramı

Karaiskakis' te Türk bayramı
 

Bir spor müsabakasını, milli dava havasına sokup çifte bayram yapmak isteyenler kaybettiler maçı. Hem maçı kaybettiler, hemde 90 dakikaya sığdırdıkları bağımsızlıklarını. Zira 25 mart'ta kutlayacakları, Osmanlı'dan kazandıkları bağımsızlığın bayramını da zehir ettiler kendilerine. Yine yanıldılar her zamanki gibi. Yaptıkları hesap yine tutmamıştı. Üstelik maçın oynandığı stada ismini verdikleri ve Türklerden kazandıkları bağımsızlık mücadelesinin kahramanı ilan edilen Karaiskakis'inde kemiklerini sızlattılar boşuna. Oysa ne gerek vardı böyle bir benzetme ve eşleştirmeye. Sen çık bugün maçını oyna, yen ya da yenil, yarında git bayramını kutla. Türklerle bu konuda, hele hele tarihi milli bir havada kaç tane zaferin oldu tarihinde. Uyuyan aslanı uyandırmak denir buna.

Biz Türkler zor şartları severiz, hiç ummadığımız takımdan kendi sahamızda fark yeriz. Ama laf aramızda maçı böyle bağımsızlık havasına sokarsanda, işte böyle, yedeklerimizle bile sizi Karaiskakis'te yeneriz. Evet aslında bizi ağırlamakta kusur etmemişler duyduğumuza göre. Hatta maçın devam eden bölümlerinde bile Kalecimiz Volkanın koruduğu kalenin içini maytap ve çeşitli turistik malzeme ile doldurduklarına şahit olduk maç sırasında. Oysa Türkiye'de bu turistik hediyelerden biri düşse yeşil çimenlere, sahamız kapatılır ve uzak diyarlarda seyircisiz maçlar oynamaya gönderiliriz.

Her ne kadar bu misafirperverliklerini maçın başında bir sporcumuzun ayağını kırma çabaları ve sahaya yabancı maddeler atarak göstermeye çalıştıysalarda, biz nankör bir konuk takım olarak arkayı dörtleyip bayramlarını zehir ettik. Bizde biraz ileri gittik galiba. Gerçi onların kalecileri Tuncay'ın golünden sonra biraz dengesini yitirip, abondone olmuş boksör gibi dengesiz hareketler yaptıysa da, komşuya kendi sahalarında, üstelik milli kahramanlarının ruhunun yaşadığı bir statta bu kadar gol atmamalıydık.

Aslında kalecilerine de fazla bahane bulmamak lazım. Adamcağız Tümer'in vurduğu topun, serseri kurşun gibi bir metre kala yön değiştireceğini nerden bilsin. Sonra oyuna yeni girmiş bir Gökdeniz'in burnunun dibine kadar, okulun bahçesinde çalım atan çocuklar gibi gelerek gol atacağını nasıl düşünebilsin. Yok yok Avrupa'nın en az gol yiyen takımına fazla haksızlık yapmayın. Onlar ki az gol yedikleri için eleştirildiler devamlı. Bakın artık onlarda çok gol yiyebilen bir takım oldu artık sayemizde. Tebrikler Türkiye, sizler sadece maçı kazanmadınız. Onların deyimiyle Karaiskakis'in kazandırdığı bağımsızlığıda geri aldınız bu gece.

METİN ÖZKAYA

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazı,nereden bakılsa.''Ulusal '' gazetelerimizin spor sayfasına rahat rahat girer.Ve bazı spor yazarları bu yazıyı görüp,''utanmalıdır'Bu maç için spor köşe yazarları da böylesi ''Muhteşem'' bir yazı yazmadı.Nereden mi biliyorum? Ben eski bir gazeteciyim.Ama,spor yazısı yazısı yazmıyorum.Hayatımda bir defa yazdım,''Ulusal gazetede'' o gün işe davet ettiler beni.Spor servisinde değil.''Yazı İşlerinde''Eee,bu kadarcık yoruma,bu kadarcık ''Ukalalık'' yapmama izin veriniz...Neden yazdım bunları?Evet.Birbirimizi tanımayız.Yazılar,''Tanışıklık'' sağlar..Şimdiki örnek gibi..Başarı dileklerimle.

Muzaffer Cellek 
 26.03.2007 7:42
Cevap :
Sn. Muzaffer Cellek, böyle bir yorumu hakediyormuyum bilmiyorum ama, inanın çok hoşuma gitti. İnsanları yüreklendirmek ve onların katedecekleri yolda ışık olmak bu olsa gerek. Üstelik bir gazetecinin ağzından bunları duymak inanılmaz motive edici bir duygu. Çok teşekkürler.  26.03.2007 10:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 641
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 3125
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

İstanbul' da doğdum. Antikacı, saray restoratörü ve eksperim. Antika konusunda 50’ye yakın belgesel ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster