Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
2344
 

Karakteriniz kaderinizdir

Yine arkadaşlarımla sohbetimizden bir bölümü paylaşacağım. Önce bir arkadaşım konuyu ortaya attı. Önce bu arkadaşımın ortaya attığı konuya bakalım:
RUSSEL GOUGH,   "Karakteriniz Kaderinizdir" adli kitabında diyor ki:
"Doğru ve iyi olanı bilmek ile doğru ve iyi olanı yapmak arasındaki en önemli bağlantı, doğru ve iyi olanı yapacak bir karaktere sahip olmaktır."
Eğer karakter gelişmemişse tahsil ise yaramıyor. Unutmayalım; banka hortumlayanlar, devleti soyanlar, rüşvet alanlar, vatanı, çıkar uğruna satanlar, maç satanlar, teşvik verenler, yalakalıkta rekor kırıp yükseleceklerini zannedenlerin hepsi tahsilli, diplomalı bireylerdir... Roosevelt de demiş ki:  "Bir insanı ahlaken eğitmeden sadece zihnen eğitmek, topluma bir bela kazandırmaktır."
Buna cevaben bir başka arkadaşım da şu görüşlere yer verdi:
“Bizim aile terbiyesi diye bildiğimiz iyiyi kötüyü çocuğuna her an verebilen, sevgi ve saygıyı,  toplum içersinde sivil yasamda bireylerin birbirlerine karşı olan saygı, anlayış ve yardımlaşma duygusunu aşılayan hep bireyin ailesinden görüp elde ettiği eğitimdir. Bunun okuldan daha önce gelmesi gerekir.
Kendi beceriksiz ve cahilliklerinden ileri gelen  "ebeveyn" olma yoksunluğunu çocuğunu iyi okullara göndererek kapatmaya çalışmak beyhude bir yaklaşımdır.  Modern toplumlarda bu çok görülen bir şey, özellikle zenginleşen bir toplumda sonradan görmelik diye tabir edilen bir oluşum çok rastlanan bir durum.
Birçok toplumlarda gördüm ki insanin doğasından gelen olumlu bir karakter özelliği üzerine inşa edilen aile terbiyesi oluşumda çok büyük etmen. Bu işin temelini oluşturur. Aile terbiyesi eksik ise başlangıçtan sorunlu insan olur. Bu kişisel özelliklerden sonra okullarda elde edilen bilgiler ile donanan kişi belki mesleğinde ileri gidebilir, hırslarını dizginleyebilen ve karakterini olumlu yönde kullanabilen insan topluma yararlıdır. Ama kaba saba, saygısız kişi olarak gelirsen öyle de gidersin. Alkolik babaların çocuklarında da alkolizm eğilimi oluyor, onun gibi.
Yolsuzluklar yapan aç gözlü doymak bilmeyen kişilerin hemen hepsi bayağı iyi eğitilmiş kişiler. Aslında bu eğitimleri onları kibirli de yapıyor ve diğerlerini küçümsüyorlar, kendilerini olağanüstü cin ve zeki addediyorlar.”
Ben de şu görüşlerime yer verdim:
“Elbette her görüşün haklılık payı var. Ama iş genellemeye gelince ben orada dururum. Çünkü insan denen varlık biriciktir. Kendine özgüdür. Beyin penceresi dünyaya farklı farklı açılardan bakar. O açılara göre bulunduğu ortamların iyisini kapabileceği gibi zafiyetine göre olumsuz hallerini de kapabilir. Keza insan değişkendir. Durağan bir varlık değildir. Yani bugün böyle olan, bilinen ya da bilinmeyen nedenlerden ötürü, yarın farklı da olabilir. Onun için böylesine derin bir konuya siyah beyaz mantığı ile bakmamalı. Eğer geniş açılı bakmayı başarabilirsek bu bizi hoşgörüye götürür. Yani insanları anlama çabasına… Aksi takdirde biz de birer yargısız infaz canavarı oluveririz.”
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1007
Kayıt tarihi
: 24.05.11
 
 

TED Ankara Koleji ve ODTÜ Kamu Yönetimi mezunuyum. Asıl mesleğim bankacılık. Çeşitli kuruluşlarda..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster