Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ALİ GALİP AKYILDIRIM

http://blog.milliyet.com.tr/aligalip

11 Eylül '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1278
 

Karanlığa ışık olmak

Karanlığa ışık olmak
 

Gönül gözüyle bak sana bakana, bakmayana. Uzat elini tutmak isteyen herkese. Işık ol karanlığa, sen ışık oldukça ışığından hiçbir şeyin eksilmediğini göreceksin.


Bir hayat bekliyorsa seni, mutlaka içinde sen olmalısın.

Topraktan ağaca yürüyen su, dalında tutunan yaprağa güç olmalısın.

Ağacın gövdesi sen dalları senden bir parça olmalı.

Bir hayat bekliyor seni, baktığın her şeyi göresin diye, ama gözünle ama gönlünle.

Baktın mı hiç, yere düşen sararmış bir yaprağın hüznüne.

Sadece rüzgârda savrulduğunu gördün.

Sonra ağacın kuruduğunu gördün, mevsim sonbahar diye düşündün.

Her sonbaharın hüzün olduğunu, bir ölümü sakladığını düşünmüşsündür.

Ama ilkbahar öyle mi? İçinde bir hayat saklı.

Saklı hayatlarda neler düşlediğini düşündün mü hiç.

İlkbahar gibi fışkıran deli dolu bir hayatta neler yaptıklarını düşündün mü hiç.

Mesela, yapraklar düşmeden, kaç kez sevdiğini söyledin sevdiklerine, kaç kez karnın tokken aç karınları düşündün, kaç kez sıcak yatağında soğuktakileri düşündün, kaç kez açlıktan kıvranan bir sokak kedisini doyurdun, kaç kez sahip oldukların için şükrettin. Kaç kez herkes için dua ettin.

Göçmen kuşlar bile dönüş zamanlarını biliyorlar, kelebekler bile ölmeden kozalarını örüyorlar, balıklar bile ters akıntıya inat geldikleri yere geri dönüyorlar, peki sen ne olacağını biliyor musun?

Ağaçtan düşen yaprağın bile  geldiği yer olan toprağa döndüğünü hiç düşündün mü?

Bir hayat bekliyor yaşayanları.

Karanlığa inat, yokluğa inat yaşam devam ediyor.

Karanlık hissediyorsan gönlünü, güneşe bak, güneşin doğduğu yerde karanlık olmaz.

Aç gönül perdeni, bak gönül gözünün görebildiği her yere.

Sevmekle başla güne, göçmen kuşları hatırla, düşen yaprağı hatırla, kozasını ören kelebeği hatırla.

Sadece kendin için değil insanlık için yaşa.

Karanlığa ışık olmak, işte budur hayatın kendisi.

Yok aslında karanlık, güneş batınca yok olmaz ki, yeniden doğar.

Kapat gözünü bak nasıl karanlıktasın.

Düşün güneşi, ayı, yıldızları.

Gönül gözüyle bak sana bakana, bakmayana.

Uzat elini tutmak isteyen herkese.

Işık ol karanlığa, sen ışık oldukça ışığından hiçbir şeyin eksilmediğini göreceksin.

Umut ol insanlara, verdiğin umutla yaşattığını göreceksin.

Paylaş çevrendeki mutlulukları, sevinçleri, başarıları.

Unutma ki, başarı, mutluluk ve sevinç kişilerin tek başına yaptıkları ve yaşadıkları değil. Kişi ne kadar tek başına ulaştığını da söylese, asıl başarı ulaştıranların eseridir.

Hayat bir yolculuk değil mi, bazen bilinmeyen bir zamanda, bazen görülmeyen karanlıkta, bazen bir uçurumun kıyısında bazen de kendi yolunda, adı hayattır kısacası.

Nasıl olursa olsun, bu hayatta bazen denize ulaşan bir ırmak olduk, bazen Leyla’sını arayan Mecnun olduk, bazen dertlere derman olduk, bazen de hayat söndüren ferman olduk. Ama bunların toplamında insan olduk.

Bazen Mevlana, bazen Yunus olduk, hak yolunda Veysel olduk, gün oldu kör kuyularda Yusuf olduk, ateşte İbrahim olduk sonuçta karanlığa ışık olduk.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 305
Kayıt tarihi
: 28.07.14
 
 

1959'da doğdu. Sınıf Öğretmenliği okudu.1979'da Öğretmenlik görevine başladı. Hayatın; okumak, ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster