Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
100
 

Karanlığın efendileri

Türkiye’de bir şeylerin değiştiği kesin, hem de değiştirmek isteyenlerin ayak sürmesine, Ergenekon’a, statükonun kibirli mensuplarına ve tüm engellemelere karşın,Türkiye’ de bir şeyler değişiyor.

Ancak değişim iradesi yeterli mi?

Ne yazık ki bu soruya evet demek mümkün değil.

Karanlığı aralayıp, aydınlığa çıkmak istedikçe ya karanlığın bir yerlerinden gözlerimize tutulan ışıkla görmez, ya da patlayan bombaların, silahların korkunç uğultusuyla duymaz oluyoruz.

Karanlığın efendileri boş durmuyorlar.

Ne kadar son çırpınışları olsa da, resmi ideolojinin esiri olmuş geniş bir çoğunluğu kullanarak kafa karıştırmaya, soruşturmaları, mahkemeleri etkilemeye, en azından şu an süren davaları bir noktada durdurmaya, kilitlemeye çalışıyorlar.

Mahkeme savcısının bile mütalaasında “Hrant’ı Ergenekon öldürdü, devlet seyreti, deliller ya yok edildi, ya görmezden gelindi.” demesine karşın görünen o ki, böylesine önemli bir dava da iki tetikçiye verilecek cezalarla kapatılmaya çalışılıyor.

Aynı keza Malatya Zirve yayınevi davası da sıradan bir cinayet gibi kapatılıp, bu insanlık dışı katliamın perde arkası aydınlanamıyor.

Toplumu uzun yıllardır karanlığa mahkum eden, bizleri korkularımızla yönetmeye çalışan efendiler yargılanmadan bu ülkede barış ve huzurun sağlanmasını beklemek hayal olur.

Peki, kim yapacak bunları?

Kuşkusuz bu konuda en büyük görev iktidar partisi AKP’ye düşüyor. Sonra da TBMMde temsil edilen muhalefet partilerinin sorumlu milletvelillerine. Daha çok da yasama organını sürekli uyarı ve eylemleriyle zorlayacak olan Sivil Toplum Örgütlerine düşüyor görev.

Hrant Dink davası, Türkiye’ nin bir namus davasıdır.

MGK kurulu toplantılarında bile azınlıklar konusunda raporlar düzenlenerek Müslüman olmayan yurttaşlar üzerinde oluşturulmaya çalışılan baskılar ne yazık ki geçmişte İslami yaşam tarzını benimsemiş kişilere karşı da uygulanmıştı.

Trabzon’dan başlayarak sürülecek iz, bizi Hrant’ ın gerçek katillerine götüreceği gibi, karanlığın efendilerini de ortaya çıkaracaktır.

Toplumda giderek oluşan yaygın kanı şudur.

Menderes’ in katilleri kimse, Hrant’ ın katilleri de onlardır.

Şimdi oturup, hep birlikte şu soruların yanıtını aramak zorundayız.

Cumhuriyeti, gerçek anlamda demokratik bir cumhuriyet haline getirmek için demokrasinin önündeki tüm engelleri temizlemek zorunda mıyız? Bu konudaki en büyük engel nedir ve kimlerdir?

Bize ezberletilen resmi ideolojinin, tabu olarak sunduğu değerleri artık nereye kadar ve kim için savunacağız?

Hangi amaçla ve ne adına yapılırsa yapılsın, hedefi belli olmayan, özellikle de sivillere yönelik teröre; kimi masum gerekçeler uydurarak arka çıkmaktan ne zaman vazgeçeceğiz?

Ön yargılarımızı bir kenara koyup, eşit yurttaşlık bilinciyle, bizim gibi olmayanları ötelemekten, horlamaktan, yok saymaktan, daha da kötüsü düşman saymaktan vazgeçmedikçe, karanlığın efendileri yine bizleri kendi istedikleri gibi yönetmeye ve korkutmaya devam edeceklerdir.

Bireyi esas alan, devlete karşı yurttaşın hak ve özgürlüklerini savunan demokratik bir anayasa yapılmasını ve barış içinde birlikte yaşamayı istiyorsak eğer, önce bireyler olarak bizlerde bu konuda üzerimize düşeni yapmak zorundayız.

Örgütlü toplum korkutur ancak karanlığın efendilerini…

ayhanongun@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 396
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 164
Kayıt tarihi
: 13.01.10
 
 

Barış içinde, birlikte yaşayabilmek adına insan ve emek odaklı paylaşımlardan yanayım.   Öğretmen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster