Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
408
 

Karanlığın içindeki ışık

Karanlığın içindeki ışık
 

Birileri bir kumpasın içine düşmüş. İsmi Deniz Feneri. Vazifesi gereği yol gösteren olan Dernek ihtiyaç sahiplerine bir yol oluyordu. Fakat bu yolu artık dikenli tellerle çevrili. Engelleri aşmak kolay değil. Zira iç ve dış engellerle uğraşmak zor ve zahmetlidir.

Fakat bütün bunları insanlara ve insanlarımıza anlatmak daha zordur. Zira insanlarımız bir saplantının ya da yanlış bilgilendirmelerin kurbanı olabiliyorlar. Asın altındaki ya da çamurla sıvanmış cevherin farkında olmayabiliyorlar. Hatta o cevher onlar için çamur adar değersizdir. Sizlere çok basit ama etkileyici bir örnek vereceğim. Dünyanın ve evrenin en değerli insanı kimdir diye sorsam çeşitli cevaplar gelebilir. Bunlar ölünce toprağın dolasıyla camurun içine giriyor. Peki bu onları değersiz mi yapar. Tabiki hayır ama bunu anlamak bizlere zor geliyor.

Karanlığın arkasındaki ışığı bulamamış insanlar herkesi kendisi gibi karanlıkta sanır. Oysa hangi engellemelere maruz olursa olsunlar ışıkları asla sönmeyecektir. Peki neden böyle bir kumpas.

Uluslararsı çıkarlar, siyasi ve ekonomik çıkarlar ve kişisel çıkarlar bu işi bu noktaya getirmeye yetti de arttı bile. Nasıl yani diyeceksiniz. Şimdi geriye dönüp hafızamızı bira tazeleyelim. Shröder döneminde Almanyayla ilişkilerimiz hem siyasi hem de ekonimik olarak üst düzeydeydi. Merkel Başkan oldu. Merkel söylemleri ve eylemleri ile tipik bir Türk düşmanıydı. Ne kadar da belli etmeselerde bizler ve çevresindekiler farkındayız. Bu nokta birinci fasıl ikinci fasıl ise bu isteksizlikleri Türk-Alman ekonomik işbirliğini de etkilemekte. Zira son dönemde meydana gelen ihalelerde Almanların etkisi azaldı. Üçüncü fasıl ise bir Alman gencin İngiliz kıza tecavüzden tutuklanması ve yargılanması. Türk adaletine güvenmeyen Almanlar siyasi ve etik olmayan yollara başvurmuşlar ama sonuç alamamışlardı. Alman medyası ise hergün biri Gece Yarısı Ekspiresi gibi Türkiyeyi aşağılayıcı filmlere ve haberlere yer vermekteydiler.

Fasılları uzatmak mümkündür ama ben fazla uzatmayacağım. Bütün bunların bir sonucu olacaktı ve oldu. Ama işin ilginç tarafı yargılananlara yapılanların Tür adaleti tarafından yapılmayan bir uygulama oluşu dikkat ekicidir. Zira yapılan en büyük baskı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine ve Başbakana kadar varan suçlamaları yapmaları istenmektedir. Bunu yapmayınca haklarında bazı kararlar verildi. Bu bir ulusal ve uluslararası kumpastır. Bunu çözmek kolay olmayacaktır. Ama gün gelir gerçekler ortaya çıkacaktır. İşte o zaman yanlışları ve yalanları gören gözler gerçekler karşısında utanacak ve yaptığına bin pişman olacaktır. Ama çok geç olacak çünkü bu yapılanlar binlerce ve milyonlarca insanların nafakalarını ve umutlarını yitirecektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İyi hoş da Ahmet kardeşim, Mahkeme kararı ne? Haydi mahkeme kararına da inanmadık, hükümlüler özür dilemediler mi? Ya o kooperatif de neyin nesi? Kumbasanlar, taşbasanlar, yimpaşlar falan ne oluyor? Ya, o mercimek hikayesi? Bunlar ayrı ayrı tarihlerde olan şeyler.Ha, şunu bir diyebilsek, "yolsuzluk nereden gelirse gelsin..."

Hüseyin Seyfi 
 29.09.2008 22:04
Cevap :
Mercimek vakası bir provakasyondu.Onu yapanlar bir mezhep çatışması istiyordu. Emellerine az daha ulaşıyorlardı ama sağduyu engel oldu.Yimpaş tıpkı diğer dolandırıcılık gibi bir hileli işti. Fakat bütün bunların yanında her dönemde ister islamcı olsun ister karşı taraftan her daim dolandırıcılık olacaktır.Gönül isterki olmasın. HAtırlarsanız bu millet 100 katrilyona yakın batık banka borcunu ödedi. Fakat insanların yardım aldığı hiçbir ayrımın yapılmadığı derneklerin bir hiç uğruna kurban gitmesi ve ihtiyaç sahiplerinin hayat damarlarının tıkanması hayal edilemeyecek kötü sonuçlar doğuracaktır. Bundan doğacak felaketi ne sağduyu nede yatıracağımız milyonlar durdurabilir. Sahtekarlara fırsat vermemek gerek ama ftiralara da kanmamalıdır insanlarımız. Yalanlar bir takım belge ve sahtekar insanlarla gerçekmiş gibi gösterilebilir. Hatta baskılarla insanlara gerçek dışı ifadeler bile verdirilebilir. Ama gerçek bir tanedir ve ergeç ortaya çıkacaktır.  30.09.2008 0:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 196
Toplam yorum
: 114
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 479
Kayıt tarihi
: 28.06.07
 
 

Doğayı seviyorum. Onun içinde yaşamayı ve güzelliklerini tatmayı seviyorum. Yaşamayı ve hatta ölü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster