Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '09

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
1023
 

Karanlığın resmi

Sergimi gezen insanlar bana niçin insan yüzleri çizdiğimi soruyorlar. Ben de onlara resimlerimde insan yüzünü anlatmadığımı, tam tersine karanlığın resmini yaptığımı ve insan yüzünü de tuval olarak kullandığımı söylüyorum. Gerçekten de ben insan yüzlerine karanlığın resmini yapıyorum. Bunun için de profil, yarı profil ve cepheden yaptığım insan yüzlerine gözlerini yapmıyorum. Onun yerine siyah birer boşluk yapıyorum. Yüzün anlamını bu veriyor, karanlık bir boşluk. Oraya bakan sonsuz bir boşluğa düştüğünü sanıyor. Nereye gitse, hangi yönden baksa karanlık onu takip ediyor. Ruhuna kadar iniyor ve onun tüm benliğini ele geçiriyor. Bu nedenle uzun süre kimse bakamıyor benim gözlerime.


Yüzlerimde sadece göz yuvalarını boş bırakıyorum, daha doğrusu kara bir gölge yapıyorum oraya. Çünkü öteden beri insan gözlerin ruhu ve aklı yansıttığını, ondan çıkan ışınların diğerlerini etkilediğini düşünmüştür. Gerçekten de gözler birer aynadır. Onlara bakan hem kendini hem de diğerini görebilir. Her şey gözlerde yansır. İnsan, hayvan, cisim, ışık ve karanlık, aşk, nefret, yaşam ve ölüm, iyilik ve kötülük. Kısaca görmek istediğiniz her şey beyinden önce gözde yansır.


Bana sorulan sorulardan biri de resimlerimde niçin sadece karakalem kullandığımdır. Öncelikle karakalem çalışmada iki renk ve tonları vardır. Beyaz ve siyah. Yani siyah bir gölge ve beyaz bir boşluk. Tam benim istediğim gibi. Ben yüzlerimi yaparken önce kalemimle dış hatları çiziyorum. Bazen dış hatlara da gerek duymuyorum. Sadece burun, dudaklar ve alın çizgilerini yapıyorum. Ve tabi ki gözleri yine siyah bir boşluk olarak gösteriyorum. Sonra tonlamaya geçiyorum. Burun kanatlarının, ağız ve yanakların gölgeleri ve gözlerin koyu siyah boşluğu. Gerisini ona bakan kişinin gözleri tamamlıyor. Her ne kadar bir insan yüzü de olsa çizdiğim orada karanlığın resmini görüyor.


Bunun üzerine, bana niçin karanlığın resmini yaptığımı soruyorlar. Benim için karanlık her şeydir ve her şey karanlıktır. Hiçbir şeyi tam olarak bilemeyiz. Bilemediğimiz şey de karanlıktır. İnsan ruhu ve aklı, doğa, evren hepsi karanlıktır. Tanrı da hep karanlığa saklanmıştır ve eminim ki sonsuza kadar da orada olacaktır. Her şey karanlıkta vardır. Işık onları yok eder, büyüsünü bozar. Ama ışığı bilmeyen de karanlığı anlayamaz. Karanlığın anlamını da benden iyi kimse bilemez. İşte bu nedenle insan yüzlerine karanlığın resmini yapıyorum. Çünkü her yüz benim için karanlıktır.


Çünkü ben kör bir ressamım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ressama sorulan sorulara nedense gıcık olurum hatta resim sanatı pek bana göre değildir.Daha çok fotoğraflarla ilgiliyim anlık hüzünler hisler bana daha çarpıcı gelir.Ama resim sanaına gelince bakan ne görüyorsa ressam onu anlatmıştır ben siyah beyaz resimlerin çoğunda huzur bulurum belki sizin gibi karanlığa olan tutkumdandır.Kimisi ise kasvet bulur hüzün bulur ressama burda neden bunu yaptın demek çok saçma ressam bize sormalı sence neden bunu yaptım diye? özler inana çok farklı şeyler verir sizin göz boşluklarını çizerken kullandığınız teknik gibi benimde sevmediğim resimlerin gözlerie kalem batırma huym vardı küçükken :) karanlığı hiç kaybetmeyin,ışığın değerini bilirken karanlıkta yol alabilmek zor ve mükemmeldir

ekhidna isis 
 04.04.2010 12:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 53
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 407
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü mezunuyum. Yüksek lisans ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster