Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
648
 

Karaoğlan

Karaoğlan
 

Türk Siyasetinin en farklı ve ilgi çekici ismi...

Siyasetin yetiştirdiği en güvenilir insan...

Siyaset yapmış ender gazetecilerden (Bir de Altan Öymen geliyor aklıma)...

Siyaset yapmış tek şair...

‘Zirveden cezaevine, cezaevinden tekrar zirveye’ çıkışın öyküsü...

Sol’un Karaoğlan’ı...

Şüphesiz ki Türkiye’nin çok partili dönemimin en akılda kalan liderlerinden Bülent Ecevit...

Yaptıklarıyla, yapmadıklarıyla, eşiyle, işiyle, dostlarıyla, düşmanlarıyla, açık sözlülüğü ile dürüstlüğüyle, mahkemedeki yalnızlığıyla, çevresindeki atmacalarıyla, ‘burası devlete meydan okunacak yer değildir’ sözüyle hırçınlığıyla, MGK’dan sonra ‘bugün son derece üzücü bir olay oldu’ diye başlayan, Türkiye’yi, tarihinin en büyük krizlerinden birine götüren konuşmasındaki mülayimliğiyle, yine Türkiye’de en enteresan koalisyonu (DSP- MHP- ANAP) kurarak çılgınlığıyla (!), yapılmış iki seçim arasında en fazla oy kaybeden partinin (DSP- 1999: %21, 2003: %1.5) başkanlığıyla, yaşamının ilk döneminde solu iktidara taşıyan zarafet dolu kişiliğiyle, ikinci döneminde sol’un birliğine engel olan inatçı kişiliğiyle, ve daha birçok bilinmeyeni ile...

Can Dündar ve Rıdvan Akar imzalı ‘karaoğlan’; Bülent Ecevit’in hem bir çok bilinmeyenini hem de bilinen yönlerinin farklı yorumu ile, dönemim bir çok tanığı ile yapılan söyleşilerden bölümler ile tadına doyum olmaz bir ‘çok partili dönem’ profili...

İmge yayınlarından, haziran 2006’da yayınlanan kitap ilk ayında 7. basımını yapmıştır, kitap aynı yılın kasım ayında kaybettiğimiz Bülent Ecevit’in ardından daha da değer kazanmıştır... Aşağıdaki şiir kitaptan alıntı, Türkiye’nin 2000lerde tartıştığı ‘Türkiyelilik’ kavramını 1960larda dillendiren biri o... Türk siyasetinin bu ender insanının serüveni kesinlikle okunmalı...

“Pülümür’ün bir dağ köyünde gördüm onu...
yaşını sordum, bir giz gibi güldü
kimi seksen dedi köylülerden, kimi yüz
yüzüne baktım, bir giz gibi güldü.

Bir asa vardı elinde
bir solmuş krallığın
kadifeden harmanisi üzerinde...
Bir Hititliydi o, bir Selçukluydu
Bir Ermeniydi, Bir Kürttü
Bir Türk..

Zamanı onda yitirdim ben
Yitik zamanlara onda eriştim
En soylu yoksulluğun toprak döşeli sarayında
Bir taç gibi kondu başıma Türkiyeliliğim...
(Pülümür’ün Yaşsız Kadını-1969)”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 196
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 2818
Kayıt tarihi
: 17.02.07
 
 

1985 yılının bir Nisan sabahında (ki kendisi 15'i olur) sabah ezanından sonra (saat daha bizim kö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster