Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '08

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
4155
 

Karartma gecelerinin penceresiz çocukları

Karartma gecelerinin penceresiz çocukları
 

Halam, “Çekil bakalım oradan çocuk!” diyerek perdeleri sıkı sıkıya kapatmış, bununla da yetinmeyip perdelerin üstüne kalın bir battaniye asmıştı. Çok geçmeden subay olan eniştem eve gelmiş ve iki kaşını da havaya kaldırarak “Neler oluyor Necdet?” diye soran halamın merakını gidermişti…

“Bizimkiler idareye el koydular, benim hemen karagâha dönmem gerek. Aman Sabahat, pencerelerden ışık sızmasın” diyerek gitmişti eniştem. Edirnekapı Üçbey Sokaktaki iki katlı eve günlerce gelememişti.

Dört yaşındaydım ve halam beni sokağa salmıyordu hiç. Uzata uzata “Ağbiiiii” dediği babamın gazabından korkuyordu sanırım. Benden yaşça büyük olan kuzenlerime sokağa çıkma yasağı yoktu. Bana tanınan yegâne özgürlük, pencere kenarında, onların sokaktaki oyunlarını seyretmekten ibaretti.

Ama ne var ki 27 Mayıs darbesi olmuş, bütün günümü camının buğusuna şekilsiz resimler yaparak, camda gezinen sineklerle konuşarak, sokaktaki kuzenlerimin oyunlarını seyrederek geçirdiğim pencere önü de yasaklanmıştı artık bana.


Alibeyköy sırtlarında ışıklar yanardı geceleri ve ben orayı İzmir zannederdim. “Babam orada, ablalarım orada, bahçesinde kuyusu olan evimiz orada, o ışıkların yandığı yerde, işte hemen şuracıkta” diye düşünür, sokağa çıkar çıkmaz o ışıklara doğru koşmanın hayallerini kurardım hep. Yüzünün yumuşadığı ender zamanlardaki sokağa çıkma taleplerimi hep bilinen gerekçelerle reddederdi halam:

“Senin annen öldü çocuk, emanetsin sen! Düşersin, bir yerine bir şey olursa sokakta, ne diyeceğim o zaman ben Babana, söyle, ne diyeceğim? Hem orası İzmir değil, Alibeyköy, anladın mı çocuk! Elleme o perdeyi, camı da parmaklayıp durma, kirleniyor. Merak etme, gideceksin İzmir’ine, zamanı gelince. Bırak o sineği, git çabuk elini yıka, iyice sabunla haaa! Pis çocuk! Ne var sokakta? Otur da yazı yazmayı öğren."A" yaz, biraz da"B". Hem sonra senin annen öldü, emanetsin sen!”

Halam başlayınca susmazdı hiç, sokağa çıkma umudumu yitirdiğimden ben de onu dinlemezdim artık, zira ezberlemiştim dediklerini ve diyeceklerini. Kanatlarını arka ayaklarıyla sıvazlayan ve acı acı vızıldayan iri bir sinek dolaşırdı pencerenin camında…

“Senin annen öldü sinek! Orası İzmir değil, Alibeyköy, anladın mı sinek? Hem sonra ne var sokakta, otur da bana arkadaşlık et! Düşersin, bir yerine bir şeyler olur. Ne diyeceğim o zaman ben halama, söyle, ne diyeceğim sinek? Hem sonra senin annen öldü, emanetsin sen sinek!”

Akşam karanlığı bastırınca zırlamadan, hıçkırmadan ve kimseye belli etmeden usul usul ağlamak... Alibeyköy sırtlarında yanan yalancı İzmir ışıklarıyla avunmak... Pencerenin buğusuna şekilsiz hasret resimleri çizmek ve camında acı acı vızıldayan annesiz sinekleri özgürlüğüne kavuşturmak...

İkinci bir emre kadar yasaklanmıştı.

İstanbul Edirnekapı Uc Bey Çıkmazında...

Karartma geceleri başlamıştı.

can HasYürek, NEZHAD AGLAĞU bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ve tekraren selamlar Herr Culduz. Üç gece üst üste üçüncü bloğuna yorum yazıyorum. MB'a girmediğini biliyorum. Es kaza girersen ancak görebilirsin. Ki, benim bu yorumlarım aslında tam anlamıyla suya yazı yazmak oluyor tıpkı sayfarkındayım. Zaten böylesini seviyorum. İşte budur. 3. ennnn çok sevdiğim bloğun ve tekraren Salğcakla ve huzur dolu olasın her nerede yaşıyor ve de ne yapıyorsan. Ve tekraren seviliyorsun Culduz, en samimisinden...

Yorum Dükkanı 
 11.10.2019 23:50
 

:(

Profilsiz 
 19.12.2009 23:45
Cevap :
Şakacıktan yazmıştım, üzülmeyin e mi:))  20.12.2009 0:12
 

canları mı çok kuvvetlidir onun için verilir üst üste çekilmezleri yoksa çaresiz kaldığımızda sığındığımız kader mi oynar ebesiz oyunları inanın bilmiyorum. Bugün bir arkadaşımla sohbet ederken, keşke ölmüş olsaydı (Kızlarımın babaları) o zaman bu kadar canları yanmazdı, varken hiç hissedememek ya da gözün görürken görememek daha fazla acıtıyor canlarını dedim. Sınavların hepsi terletir, midelere kramplar girdirir ama bazı sınavlar var ne geçebilirsin eşikten içeri ne de dışarı salar insanı değil mi? Zor, kesiksiz ve yarasız atlatamayacak kadar hemde o çocuk yüreğiyle... Her anı için yeniden sabır diliyorum, sağlıkla kalın

kevser şekercioğlu akın 
 05.08.2008 18:07
 

yazınızı okuyunca cok duygulandım elımde degıl.ben fazla birseyler yazamıyorum ama sızler gercekten duygularıma tercuman oluyorsunuz.basarılı yazılarınızın devamını dılıyorum.

selvinaz karaboğaz 
 24.07.2008 11:23
Cevap :
Teşekkür ederim sevgili Selvinaz. MB üyeleri haricinden gelen yorumlar benim için oldukça değerli. Bir sayfa da siz açın ve yazmaya başlayın isterseniz. Selamlar, saygılar:))  26.07.2008 21:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 312
Toplam yorum
: 4634
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1608
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster