Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Kardeş kardeşin kanını görmeye ise hiç dayanamaz!

Bir kardeşlik türküsü söyleniyor, bangır-bangır; bir dakika yaaa, bir dakika ara… Biz kardeştik zaten!

Yeni bir şey söylenecekse neden düşman kesildiğimiz söylensin, nasıl bu hale geldiğimiz ve nasıl bir çözüm ile aramızdaki kin ve nefretin yok olacağından bahsedilsin!

Sahiden biz kardeştik, kimse kimsenin kalbini deşmiyordu, leşini sermiyordu… Kürdü, Lazı, Çerkezi; Arnavutu, Boşnak’ı Rum’u…

Biri çıksın ve açıklasın: Neden Kürtler bu kadar nefrete bilendiler?

Kimler biledi? Amaçları neydi?

Neden Arnavutlar, Çerkezler, Lazlar aynı gaza gelmedi?

******

Kardeştik arkadaş; aramızda kin yoktu, nefret yoktu… En fazla yaşam tarzı farkı vardı aramızda; buranın gençleri ile oranın gençleri başka yaşamlar içindeydiler lakin eğitim o açığı kapatacaktı.

Berdel bize çok yabancıydı ama öğrendikten sonra acısı acımız oldu.

Ağalık sistemini ise, bilmesek de, hep protesto ettik; bir şey daha diyeyim: Biz Batılı kızlar üniversite arkadaşlarımız arasından en çok Doğulu gençlere aşık olduk!

1980 sonrası evliliklere bakarsanız erkeklerin çoğu Doğuludur, kızların çoğu ise Batılı…

******

Türküler hep kardeştir, zaten, notalar uluslararasıdır; ne müzisyen tanır ne de siyaset! Onları siyasete alet edenler vardır, ya da siyaset amaçlı müzik yapanlar…

Her bir bireyin şahsi görüş ve tercihleri vardır, sanatçıların da elbet…

Bunları ifade etme özgürlükleri de vardır.

Bu özgürlükler bireylere, sınıflara, düşüncelere göre sınırlanır ve farklı cezalara maruz bırakılırlarsa orada ne adaletten ne de kardeşlikten söz edilebilir!

******

“Kardeşlik” şöyle bir şeydir: “Gözümde arpacık çıktı” der telefonda, için cız eder! Altı-üstü bir arpacıktır, bilmem kaç sefer sende de çıkmıştır, eni-konu üç-beş güne geçer lakin öyle bir acı saplanır içine o an, şaşar kalırsın!

Basit bir operasyondur, kardeşin içerdeyken midene yumruklar atılır; ona bir iğnedir enjekte edilen, sana neredeyse bin iğne…

******

Kardeş kardeşin kanını görmeye ise hiç dayanamaz!

Bırakın etnik ayrılıkları, gerçek kardeşler de birbirlerine küsebiliyorlar. Nedenleri araştırıldığında genellikle çok çocuklu aileler ön plana çıkıyor, diğer belirleyici bir durum ise köy sofrası dediğimiz ortak sahan, ortak yemek…

En çok da elbet, cehalet…

Ortaya konan yemek kabında kaç parça et vardır, kime ne kadar pay düşer yerine kim kaşığını önce sallar durumu…

Kardeşin kardeşe kin duyduğu ille de etnik farklılıklar değildir; pay kapma durumu bazı coğrafyalarda fazla etkindir.

O coğrafyalarda eğitim epey bir geridir; insanların değer yargıları “kapma” üzerine kuruludur neredeyse; ekmek de, et de… Sevgili de…

******

Kardeşin kardeş ile sınandığı durumlar, mutlaka, adaletsizlik ile başlar!

Cahillik ise felaket bir şekilde eşlik eder.

Bir de üstüne “Sana bu edilir miydi?” nidaları tuzu ve biberi olur ki; yemeyen ne olsun!

******

Kardeş kardeşin kanı karşısında yine de duramaz, arkadaş, duruyorsa insan değildir, zaten!

Kardeş kardeşin kanını akıtıyorsa insan değildir dedikten sonra kardeşmiş gibi davrananların “Kardeş Türküler” söyleyerek halay çekmeleri hiç de inandırıcı değildir, bana göre…

******

“Demokrasi” kelimesi çürüyen sakız oldu dillerde, adalet arayanlar hapislerde, askerlerimizi şehit edenler “Kardeş”…

“Türküz” demek isyan bayrağını açmak, “Kürdüz” diyenler barış elçisi oldular!

Suriyeliler hastanelerde sıfır ücret ödeyerek tedavi olacaklarken, Türkler, ödedikleri tüm vergilere rağmen ücretli olarak tedavi olacaklar, hele ki Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödeme yapmamışlarsa, ne muayene ne de tedavi olacaklar!

Çocukları da keza…

******

“Türküm” demek polis araştırmasına sebep olurken Kürdüm, Suriyeliyim demek “Hamili kart yakınındır” etkisi yaratırken…

Pardon yaaa, hangi kardeşlikten söz ediyorsunuz?

******

Kardeş kardeşin kanını içmez; kardeşin kardeşinin kanını içtiğine şahit olan hiçbir ana-baba da eli-kolu bağlı oturmaz!

Otuz yıldır kan döküyorsa bu kardeşler; ya kardeş değillerdir ya da ana-babaları ana ve baba değillerdir!

 

http//twitter.com/Gulgunkaraoglu

gulgun_2006@hotmail.com

SAHAFÇA, sükrü bülent türtat bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Seni candan kutluyorum. Eline sağlık! Birikim, gözlem, yaratıcılık ve akıcı uslup da olunca ortaya medya harikası çıkıyor. Enerji ve üretkenliğini takdir ediyorum. Türkiye bir olgu ise çok gerçekçi ve objektif irdelenmiş. Türkiyenin sana gereksinimi var. Yolun açık olsun, bravo!..

sükrü bülent türtat 
 18.11.2013 6:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1332
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster