Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ekim '06

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
5112
 

Karıncalar Hakkında Bilgi

En çok sevdiğim ve beni şaşırtacak kadar etkileyebilen hayvanlar, karıncalardır!

Bu özel ve sıra dışı yaratıklarda saklı mucizevi bilgileri ya da biyolojik yapıları hakkında bilimsel verileri yazacak değilim. Bu bilgilere rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Ben sizlerle karıncalara olan sevgimi ve gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.

Bir insan, kendi ağırlığının 20 katını kaldırabilir mi? Cevabı düşünmeye bile gerek yok değil mi? Elbette mümkün değil. Ancak insan bunu başaramasa da bir başka canlı var ki bunu başarıyor! İşte bu canlı da karıncadır. Tavsiye ediyorum, bulabildiğiniz en net ve en büyük resimden, bir karıncanın vücut yapısını bir inceleyin. Kendi ağırlığının 20 katını o yapı ile nasıl taşıdığını düşündükçe, daha çok hayret edeceksiniz. Yaklaşık 80 kg ağırlığında olan bir insanın, karınca ile boy ölçüşebilmesi için yaklaşık olarak 1600 kg ağırlığı taşıması gerekir. Böyle düşününce, neden mucize dediğim daha iyi anlaşılıyor sanırım.

Sayfamda yer alan diğer yazılarımı inceleyenleriniz bilirler. Ben tam bir doğaseverim. Tatilleri her zaman köyümde geçiririm. Bu zaman zarfında da evimizin önünde, bahçede, bağda, piknikte dolaşırken gözüm hep yerde olur. Bir elimde ekmek, yerlerde karınca yuvası arar dururum desem abartmış olmam. Bu bende sıra dışı bir tutkuya dönmüş durumdadır. Evrenin en muhteşem yaratıklarından biri olan karıncaları gözlemek başka bir keyif ve mutluluk verir bana.

Bir karınca yuvası bulduğumda, hemen yuvanın başına oturur elimdeki ekmeği son kırıntısına kadar yuvanın üstüne ufalar ve sonra seyretmeye başlarım. Tek bir parça bile kalmadan tüm ekmek kırıntıları bitene kadar da izlerim. Bu seyir benim ruhumu dinlendirir. Huzur verir bana. Beni düşünmeye, hayata o küçük yuvanın başından, hiç soluk almadan çalışan ağır işçilerin gözüyle bakmamı sağlar. Mutlu olur ve üstümde ağırlık yapan stresten kurtulmuş bir şekilde kalkarım oradan.

Yalnızca bir iki karıncanın geçebileceği kadar dar bir kanaldan, yuvalarına girip çıkan yüzlerce karınca, bir çeyrek ekmeği 10 dakikada o yuvaya taşır. İlk parça gider gitmez, yüzlerce karınca belirir hemen yuvanın ağzında. Asla kargaşa ve tartışma çıkarmadan, yüzlerce karınca çalışır aynı anda. Hatta işbirliği de yaparlar. Kendilerinden büyük parçaları, iki karınca birden tutar ve asla zıt taraflara çekmeden ve inatlaşmadan taşırlar. Takım çalışmasını, insanların aksine bireysel çekişmelere dönüştürmeden başarırlar!

Karıncalar kadar bile toplumsal uyumu yakalayamamış bir neslin üyesi olduğuma üzülür, onlara o düzeni veren yaratıcıya şükrederek kalkarım başlarından. Ta ki bir sonraki beslenme saatine kadar.

Evde de zaman zaman mutfağa dalan karıncaları eşim görmeden beslemem, mutfakta ipek yoluna benzer bir yol oluşmasına sebep oluyor. )) Ben durumdan rahatsız olmasam da mutfağı bu küçük işçilerle paylaşmak sanırım eşimin pek de hoşuna gitmiyor...

Biraz uzun bir yazı oldu ama tam yeri gelmişken anlatayım.

Alican annesine "anne ben nasıl oldum?" diye sorar. Annesi "akşam yatmadan önce yastığın altına bir şeker koyduk oğlum, sabah bir baktık ki sen olmuşsun" diye sevap verince Alican da o akşam aynısını yapar. Sabah olunca ilk iş olarak yastığını kaldırır. Bir bakar ki şekere bir sürü karınca üşüşmüş. Bir müddet seyreder ve;

-“Şimdi size elimin tersiyle bir vururdum ama baba yüreği işte” der.:-))

Sizi bilmiyorum ama ben karıncaları çok seviyorum!

Eğer bir gün bir karınca yuvasına rastlarsanız, insanların ayakları altında can veren bu canlıları beslemek ve gözlemek için 10 dakikanızı mutlaka ayırın…

Hayvanlar âlemindeki diğer yolculuklarda buluşmak üzere,

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kazara, mutfakta onların hoşlandığı bir şeye ulaşma hızları oldu; hani eşinin hoşlanmadığı; "ipek yolu" durumu. Nasıl bu kadar çabuk iletişim kurup, nasıl bu kadar düzenli çalıştıklarına şaşmışımdır. Ve bir türlü kurtulamamaya da:)) Kendi doğalarında izlediğimde de; taşıdıkları yüke. Bir de söz; derler ya hani "karıncanın kardeşi varmış"; tam ne demek istemiş söyleyen bilemem ama, içimi ısıtır benim bu söz. Sevgiler, en kardeş mavilerle...

derinmavi.. 
 17.12.2007 16:34
Cevap :
Bir yolunu bulsam evimde besliyeceğim. Ben bu yaratıklara hayranım. Böyle bir canlı türü daha görmedim. İnsanlar sırf bu canlıları inceleyerek, yeni bir yaşam tarzı bile keşfedebilirler. Bu kadar da iddialıyım:))) Kardeş mavisine el vermemek olmaz. Sevgiler.  17.12.2007 20:54
 

bir hayvansever olarak yazınızı beğenerek ve gülümseyerek okudum. çok hoş bir konuya değinmişsiniz. dediğiniz gibi insan olarak karıncalardan öğrenmemiz gereken çok şey var. Başarılar

Tülay TERZİOĞLU 
 09.10.2006 15:00
Cevap :
Bu güzel yorum için teşekkürler Emoş. Benim sevgim bana birşeyler öğretiyor. Umarım tüm insanlık öğrenmemiz gerekeni öğreniriz. Buna ihtiyacımız var!  09.10.2006 22:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 791
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 5694
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Anadolu benim, ben de Anadolu'nun canıyım!   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster