Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
301
 

Karışık

Son zamanlarda garip haller olmaya başladı bende... Gözlerim okumaya çalışıyor ama, yüreğim çözemiyor okuduklarımı... Kulaklarım duyuyor söylenenleri ama, beynime aktarmakta zorlanıyor zavallı bir çift işitme organım. Her bir cümle, beynimin kıvrımları arasında sıkışıp kalıyor; çıkaramıyorum, çözemiyorum...

Başımı ne yana çevirsem şaşırıyorum... Bu yana bakıyorum ki; karınca ile ağustos böceği canciğer dost olmuşlar. Ve ağustos böceği anlata anlata bitiremiyor yaz boyunca nasıl çalıştığını(!) ne kadar yorulduğunu!. Karıncaya kızıp, “çok tembelsin!” diye biraz da öfkeleniyor.

Diğer yanıma baktığımda porsuğu görüyorum; ayaklarının altındaki gül yapraklarını eziyor, eziyor, eziyor...Gül kokusundan rahatsız olmuş!... Dayanamamış gülün kokusuna zavallı porsuk!...

Birileri kulağıma bir sevda masalı fısıldıyor “Leyla ile Mecnun, evlenip ermişler muratlarına. Bir kızları bir de oğulları olmuş. Kızları, büyüdüğünde Ferhat’la aşk yaşamış. Oğulları, delikanlı olduğunda Şirin’e kara sevdalanmış... Dağlar delinmemiş; Uludağ’da kayak yapılmış! Kızgın çöllere de düşülmemiş. Sadece spor otomobillere binilip yarışlara katılınmış...” Ve başlamasıyla sona ermesi arasında kısacık bir zaman dilimi varmış bu sevdaların...

Başını okşadığım küçük çocuk bana, unutmak üzere olduğum bir cümleyi hatırlatıyor bilmiş bilmiş. “Hani” diyor, “hani bir lider vardı, adı;Abraham LİNCOLN. Oğlunun öğretmenine yazdığı mektubunda “Kazanılmış 1 doların, bulunmuş 5 dolardan çok daha değerli olduğun öğretmesini istiyor oğluna...O mektup hala yerine ulaşamadı mı yoksa!...”

...Sonra, kafamı yukarı doğru kaldırdığımda kara kargayı görüyorum. Tilkinin ağzından peynirini almış; paylaşmak üzere fareyi arıyor... Oysa fare çoktan tilkiye yem olmuş...

...Bülbül artık altın kafese konduğu için dertlenemiyor...Zavallı bülbülün mekanı bahçedeki eski kümes oluyor da!...Gül ile bülbülün sevdası hiç yaşanmıyor...Arada bir şaşkın bir martı! gelip güle aşkını anlatmaya çalışıyor sadece....

...Bir dostum hep söylerdi “su hayattır!...” diye. Suyun, toprağa, çiçeğe, insana tüm canlılara hayat verdiğini bilirdim. Bilirdim de; hiç düşünemezdim insanın canını alacağını...

... Hangi tarafa bakacak olsam; pek çok hanımefendinin saçı aynı açık renkte boyalı; ön iki dişi aynı irilikte ve şekilde büyümüş!... Fotokopi ile çoğaltılmış gibi tüm gülümsemeler, öfkeler...

Ne yapalım, belki tercih ederiz bir gün kendimiz! gibi olabilmeyi... Umarız zor olmaz kendimize dönmek...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 161
Toplam yorum
: 91
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 731
Kayıt tarihi
: 26.01.08
 
 

1955 yılının, aydınlık Nisan sabahlarından birinde; 22 Nisan sabahı duyulmuş ilk avazlarım… Üsküdar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster