Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
137
 

Karnenin ayak izleri

Karnenin ayak izleri
 

Karne günü rüzgâr gibi geldi geçti…

Kimi aile meltem, kimi aile kasırga olarak hissetti günü.

Evet,

Bir sene boyunca maddi manevi destek olduğunuz yavrunuz; size istemediğiniz notlarla dolu bir karne uzattığında, yaşadığınız hayal kırıklığını anlayabilir insan.

Ama.

Neden başarısız acaba bunun üzerine kafa yorun.

Sitem ve keşkeleri kenara atın.

Zaman geç değil yanlışı düzeltmek açısından.

BeLKide ekonomik sıkıntılar, yaşamın yükü gereğince evladınızla ilgilenmeme sürecini geliştirmiştir.

Maddi her şeyi sağlayayım derken manevi eksiklik, yâda gereğince takip edememe başarısızlık olarak dönmüştür.

Karne salt öğrenciye mal edilemez.

Öğrenci, öğretmen veli hatta hatta rehber öğretmen dörtlemesinin ortak başarısı karne, yahut başarısızlığı…

Öğrenci nihayetinde yanlış yapmaya meyilli yaşlarda bir insan.

Yaşı iste 8 ister 17 fark etmez.

Çocuk psikolojisi, ergen psikolojisi de tuz biber.

Birde çocuklar parçalanmış ailelerin çocuklarıysa…

O çocukların ruh sağlığı…

Alakasız olacak yine ama ya evlendiğinde ilişkinin düzgün gittiğine kanaat getirinceye kadar çocuk sahibi olmayacaksın yâda dünyaya getirdiğiniz günahsız evladınız için devam ettireceksiniz evliliğinizi

Ne günahı var o çocuğun?

Sizin anlaşamamanızın cezasını çekmek zorunda mı?.

Yaşı kaç olursa olsun anne babası ayrı olan çocuk ve gençlerin nasıl özlem ve gıpta, hafif kıskançlıkla baktıklarına şahit oldum ben aileleriyle bir aradaki çocuklara.

Bir ebeveynde kalan çocuk diğerine gittiğinde ya ondan ya ebeveynin aile büyükleri tarafından bazen bilinçli bazen bilinçsizce dolduruluyor ya deli oluyorum.

Tazecik beyinlere nifak tohumu ekmek yakışıyor mu ya koca koca insanlara.

Nasıl etkileniyor kim bilir çocuklar ve gençler bundan.

Şamar oğlanı gibi…

İlgisizlikte keza.

O kız yâda oğlan yarın yetişkin birey olduğunda ikili ilişkilerini düşünün siz.

Ben böyle konuşunca diyorlar ki, ne yani kavga gürültünün arasında çocuğun yada gencin ruh sağlığı bozulmayacak mı? O zaman bende diyorum ki,

Evet, ama o kavga, huzursuzluk yaşamın kendisinde yok mu hele ki son dönemde.

İyide karı koca niye sorun yaşamakta, çözüm bulmaya uğraşmak, bir düzeni ki içinde günahsız çocukların zarar göreceği düzeni bozmaktan daha kolay değil mi?

Büyükler güçlü ama çocuklar ve gençler değil.

Bunu söylüyorum ve sabitim bu düşüncemde.

Ara nağmeden sonra konuya dönüş yapayım tekrar.

Geçmişten gelen yıkık dökük ilkokul temelinin üzerine ortaokul lise inşası faciada olacak

Buda başlı başına bir sebep zaten başarısızlık için.

Toplumsal yozlaşmada ekleniyor, genç beyin bunlar zaten…

Selde gençlik var, selde gençliğin getirdiği muhalefetlikte mevcut…

Sizin bir gösterdiğiniz tepki size daha şiddetli dönme olasılığı tavan yapmış vaziyetteyken, âmân aman veliler dikkatli olun.

Hiç kolay olmayacak bu .

Ama unutmayın o sizin yavrunuz…

Ve anneliğin, babalığın emekliliği istifası diye bir şey söz konusu da değil ne yazık ki.

Şu da bir gerçek ki, bende sık sık yaşıyorum bu gerçeği; ebeveyn olmak için karar vermeden hele ki günümüzde bir değil, iki değil üç kere düşünmek lazımmış.

Evlilik bile, ebeveynlik yanında zorluk açısından solda sıfır kalır.

Hem de nasıl…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 334
Toplam yorum
: 224
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 447
Kayıt tarihi
: 26.07.07
 
 

Yaşama değer veren bakış açısıyla biraz antika sayılabilecek düşüncelere sahip bir insanım. Geçmişte..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster