Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

aygoz Özlem Eryoldaş

http://blog.milliyet.com.tr/aygoz1

01 Mayıs '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
374
 

Karşıdaki evlerin ışıkları ..

Karşıdaki evlerin ışıkları ..
 

Kitabın arasına ayracı özenle yerleştirdi..Kahvesini alarak balkona çıktı. Soğuk havaya aldırmadan saatlerce şehirin ışıklarını seyretti.. Karşısında ki evlerde ki ışıkları ve içindeki insanları düşündü..O evde yaşananları..Kimbilir kaç evde mutluluk, kaç evde hüzün kol geziyordu..

Neşe içinde bağırışan çocuklar mı vardı..Kavga ettikten sonra yataklarının ucuna kıvrılıp yatmış çiftlermi ?. Ertesi günkü iş görüşmesine gitmenin telaşıyla uyuyamayıp onumu giysem bunumu giysem diyenler mi ? Çok sevdiği sevgilisinden ayrılıp bir köşecikte, ağlamaktan gözleri şişmiş halde oturup kaleme kağıda sarılanlar mı ? Hastahane koridorlarında beklemekten bitap düşüp evde olmanın verdiği garip huzurla oturanlar mı ?

Sonra düşüncelerinden sıyrılarak kendini düşündü ..İlk maaşını aldığı günkü heyecanını..O kadar mutluydu ki eve dönerken ..Mağazalardan aldığı kocaman torbaların içindeki hediyeleri anneciğine vermek için sabırsızlanıyordu..Çok zor bir çocukluk geçirmişti..Babasını küçük yaşta kaybetmişti..

Anneciği onu gece gündüz demeden dikiş dikerek okutmuş gazeteci yapmıştı ! Tabii her ebeveyn gibi onun da annesi doktor olmasını istiyordu ..Ama gazeteci olacağını öğrendiğin de

" yaaa demek sen şimdi gazeteci olacaksın, ozaman her sabah ilk gazeteyi bana getirirsin" demişti..Gülümsemişti..Anneciğinin bu saflıkları çok hoşuna gidiyordu..Tertemiz bir dünyası vardı..

Bir akşam sıcak evlerinde film izlerlerken esas kadına yaklaşan tehlikeyi anne hemen sezmiş ,

" aman yavrum şu kızcağızın telefonu yokmu sende, bir arayıp söyleyiversen " demişti..

Torbaları taşırken bunları düşünüyordu yüzündeki aynı tebessümle..Ne kadar sevinecekti şimdi ..

"aman kızım ne gerek vardı bu kadar para harcamaya" derken için için mutluluktan havalara uçacaktı..Eve yaklaştıkça adımlarını hızlandırdı..Sokaklarına girdiğinde kalabalık şaşırttı onu..Çok sakin bir sokaktı oysa ki oturdukları..Yedi ya da sekiz 3 katlı apartmanın bulunduğu bir sokaktı.."Kadriye teyze mi hastalandı acaba " diye düşündü..Karşı apartmanda ki teyze son günlerde kendini iyi hissetmediğini söylüyordu..Kesin o dur dedi..

Ambulansı gördü. Kapısı ardına kadar açıktı..Kadriye teyzeyi gördü..Yaşlı gözlerle gözgöze geldiler..Komşularını gördü. Hepsinin gözlerindeki acıyı. Boğazına bir yumru oturdu..Konuşamadı.

Soramadı..Nedir, kimdir neler oluyor diye !.. İki iri yarı adam sedyeyi taşıyorlardı.

Sedyenin içinde küçücük bedeni ve güzel yüzüyle anneciği yatıyordu..Soramadı, konuşamadı..

Bembeyaz olmuş yüzünü gördü, içi ürperdi..Sustu..

Polis memurunun sorularına bir robot gibi cevap veriyordu. Diğer memurun daktilosunun çıkardığı sesler sessizliği bozuyordu..Sabah evden çıkarken annesinin her zaman ki gibi onu uğurladığını, işyerine gidince telefon ettiğini anlattı..Saat üçten sonra konuşmamışlardı..Aramıştı..Anneciği cevap vermeyince hasta olan Kadriye teyzeye gittiğini düşünmüştü..

Halbu ki o saatler de annesinin bir beyin kanaması geçirdiğini nereden bilebilirdi ki..

Karakolda ki işlem bitince eve döndü..Ev çok kalabalıktı..Yine aynı sessizlikle mutfağa yöneldi.

Fırındaki tepsiyi fark etti..Annesinin hazırladığı tarçınlı kurabiyeleri gördü..Buzdolabını açtı..

Pastayı ve üzerindeki " gazeteci kızıma sevgiyle" yazısını..Sustu..Ağlamamalıydı..Cenaze işlemleri bittikten sonra işe ilk gittiği gün anneciğinin kurabiyelerini yerleştirdi önce çantasına.

Mağazalardan aldığı hediyelerini anneciğinin yatağına koydu..Rutubet kokan dolabını açtı.

Düzenli elbiselerini gördü..Gözüne ilişen ilk elbiseyi geçirdi üzerine. Saçını annesininki gibi topladı. Yola çıktı..Yıllar sonra oturdukları evden taşınırken, annesinin sözü geldi aklına..

"yavrum eğer bir gün buradan taşınırsak şöyle kocaman balkonu olan , balkondan baktığın da karşıdaki evin ışıkları gözüken bir eve taşınalım "..

Balkondan içeri girerken ürperdiğini hissetti..Yatmak üzere odasına giderken ışığı kapatmak üzereyken vazgeçti.. Kimbilir belki karşı evlerden de "ışık" görmek isteyen anneler vardır diye düşündü..Karanlıkta süzülerek yatağına uzandı ...01/05/2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Özlem'cim,boğazım düğüm düğüm oldu. Ben hep böyle durumlarda karşımdakiyle özdeşleştiririm kendimi , ben ne yapardım diye. Öyle hissettim işte o acıyı...Balkonundan baktığın şehrinin ışıkları hiç sönmesin ve hiç ışıksız kalma...Yüreğine sağlık,kucak dolusu sevgiler...

guguk kuşu 
 01.05.2007 19:30
Cevap :
ışıksız kalmamak! hepimiz için..sağol Haticeciğim sağol..  01.05.2007 19:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 185
Toplam yorum
: 1201
Toplam mesaj
: 81
Ort. okunma sayısı
: 1375
Kayıt tarihi
: 10.03.07
 
 

Yazabilmenin özgürlüğüyle... İstanbul'un bir bahar sabahında dünyaya gelmişim. Keşfetmek, anlayabilm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster