Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
654
 

Karşılıklı oynanan edebi bir yapıt. Dostlar tiyatrosu.

Karşılıklı oynanan edebi bir yapıt. Dostlar tiyatrosu.
 

Kapıyı açtım. Habersiz gelmişti. Kapıdan uzattı kafasını, “Ne o hala çalışıyor musun?” dedi.

Belki fazla oturmaz diye düşünerek, “gelsene biraz laflarız” lafı çıktı ses tellerimden; isteksizliğimin belli olmamasını umarak. Yüzü yere bakıyor, gözleri, başımın biraz üstünü nişanlıyordu. Başını azıcık eğse, göz göze gelecektik. O zaman da sağa sola oynatacaktı onları biliyordum. Son olaydan sonra gözlerini bir türlü görememiştim.

Halbuki bizler dosttuk. Dostlar göz göze gelemez miydi? Kaçırılan gözler, diyalogumuzu kesintiye uğratan yapaylığın kanıtı olmuştu. İçimizde var olan, dostluğumuzu ve samimiyetimizi ölçen çift kollu terazinin diğer tarafa eğildiğini hissediyordum ister istemez. Ya karşı taraf için durum neydi?

Konuşmalarımız biraz tutuk, söylemek zorunda kalınan sözlerin klişeliğini yaşayan bir halimiz vardı. Biliyordum, şimdi benden bir ricada bulunacak. Yoksa arar mıydı beni yeniden?

Yıllardır süren tanışıklığım sürecinde en iyi dostum diye nitelendireceğim bir kişi hakkındaki düşüncelerimi değiştiren süreci anımsamaya çalışıyorum.

Aslında yavaş yavaş oluşan bir tespitti bu. Her adımda biraz daha fazla, üst üste biriken parçalar şeklinde ve şimdi tamamen birikmişti işte.

Rahatsızlığımı üst sınıra çıkartan neydi?

Bunların yanıtı çok çeşitli olabilir bu yazıda. Bunların tümünü birden içene alacak iki önemli unsur var gördüğüm.

Birincisi “verilen sözlerin çiğnenmesi” ya da “tutulmaması”, diğeri “rahatsızlıkların karşılıklı konuşulamaması”.

Tutulmayan sözler, başlangıçta pek önemsenmez dostlar arasında. Sözü bile edilemez.

Ardından diğeri yapar aynısını. Misilleme yaparcasına. Sonra, her biri çiviyi çakan çekiç gibi iner sırasıyla.

Bu durumda dostluğu kurtaracak bir girişim gereklidir. Fakat bir türlü adım atılamaz karşılıklı.

O da rahatsızlığını kolayca söyleyebilmektir. Yukarıdaki ikinci unsur olarak yazdığım gibi.

Taraflar için önemli görülen dostluklarda, bu iki unsur bir türlü inşa edilemezse, sonuç bellidir. Ya geçiştirilen diyaloglar yaşanır, dostlar arasında her iki tarafın oynadığı bir sahnede; ya da dostluklar yitirilir eninde sonunda, çoğumuzun yaşadığı gibi.

Resim : Jacques-Louis David, Sokrates’in zehir ile ölümü.

Yazdıklarıma ek: 11.05.2007
Misillemeler karşılıklı bir anlaşmanın sonucuysa, kuvvetlendirebilir dostlukları. "Tutulmayan sözler" ve "karşılıklı rahatsızlıkların konuşulmaması" ise derin denizlerde birbirlerini dibe çekmeklerdir. Heyecanlı olabilir ama öldürücü de olabilir. O zaman başka dostluklarda arabiliriz dengeyi. Dibe çeken değil, yüzeyde kalmasına yardımcı olan dostluklarda.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dost sandığı insanlardan yana hayal kırıklığı yaşamayan insan hiç yok gibi.Maalesef bazı insanlar çıkarları ve bencillikleri yüzünden çok değerli insanları kırmakta ve kendilerinden uzaklaştırmaktadırlar. Oysa çıkarlarını gerçekten düşünseler dostluklarını böyle harcamazlardı. Bazı anlar vardır ve ancak çok iyi dostluklarla göğüs gerebileceğiniz anlar.İşte ozaman anlar insan, dostlukların nedenli önemli olduğunu. sevgiler.

Meltem Şahin 
 11.05.2007 18:37
Cevap :
Dostluklara herkesin mutlaka ihtiyacı vardır. Değerini yeter ki bilelim, onları koruyalım. Selam ve sevgilerimle.  11.05.2007 19:11
 

Dostlukları kazanmak ne kadar zorsa, kaybetmekte bir o kadar kolay. Çıkar ilişkisi olmadığı için, temelini samimiyete, dürüstlüğe ve sevgiye dayandırıyoruz. Bunlardan biri olmayınca da çöküveriyor. "Barışım uzaktan geldim Dört kapı önünde durdum Dört kapıdan geçemezsem Geldiğim gibi giderim" demiş Barış... Sevgiler ve saygılar.

Sema GÜZEL 
 10.05.2007 10:56
Cevap :
Güzel yorumunuz için teşekkürler. Çökmeyen dosluklara, geçebilecek tüm kapılara...  10.05.2007 11:02
 

her şeyi en yalın haliyle paylaşabilmek,dürüstçe..Anlamını yitiriyor bu sanal dünyamızda ne yazık ki..Selamlar..

aygoz Özlem Eryoldaş 
 09.05.2007 16:19
Cevap :
Dürüst olmak, olunan gibi görünmek ve öyle davranmak, dediğiniz gibi yalın bir paylaşım. Bütün dostluklarda olması gerekenler bunlar kanımca. Yorumunuz için teşekkürler...  09.05.2007 17:33
 

dostunun sana yabancılaşması kötü birşeydir bilirim.o yüzden artık dost diye nitelendirebileceğim çok az insan kaldı etrafımda.Sevgiler

ScReAm 
 09.05.2007 15:54
Cevap :
Maalesef hepimiz yaşıyoruz bunu. Umarım kaybetmediklerimizi kaybetmeden, yeni dostluklar edinebiliriz kalan yaşamımızda.  09.05.2007 17:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 136
Toplam yorum
: 414
Toplam mesaj
: 97
Ort. okunma sayısı
: 1485
Kayıt tarihi
: 16.02.07
 
 

Yaşam ışığını 1968 yılında Bafra’da gördü. İnşaat Mühendisi ve aynı sektörde yazılım geliştiren bir ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster