Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '10

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
6206
 

Karşındakinin Nasıl Bir İnsan Olduğunu Anlamak Mı İstiyorsun? Nasıl Yaşadığına Bir Bak!

Birçok insan, toplum içinde kendini olduğundan çok farklı gösterir. Yani niyetini saklar. Çünkü insan ikiyüzlü bir varlıktır. Bir yüzü iyiyse, diğer yüzü de kötüdür.

Demek ki, iyilikte kötülükte insanın kendi içindedir. İnsan yaptığı her şeyi kendine, kendi eliyle yapar. Yaptığı işler iyiyse, iyi olarak. Kötüyse, kötü olarak başta kendisi olmak üzere çevresindeki herkese yansır.

Onun için bir insanın, nasıl bir insan olduğunu anlamak için çevresine sormak gerekir. Çünkü insan yaşantısını çevresine yansıtır.

Yansıtılan her güzel davranış biçimi, yankılanıp bize geri döndüğünde kulağımızda duyduğumuz ses, ruhumuzda güzel ve hoş bir sade bırakır. Her hatırlanışta ruhumuzu okşar. Hoşumuza gider. Bizi memnun eder. Çirkin bir davranışımızın kulağımızda oluşturduğu seste hoşumuza gitmeyeceği gibi, aynı zamanda da bizi çok rahatsız eder. Hep karşımıza kötülüğümüz olarak çıkar. Her seferinde de bizi huzursuz, mutsuz ve rahatsız eder.

Ne ekersen elinle o gider seninle, diye de atalarımız boşuna söz söylememişler. Öyle değil mi?

Allah, kendi dışındaki her şeyi birbirinin karşıtıyla yaratıp var ettiğinden, yaşayıp var olduğumuz hayatta da her şey gidiş - geliş şeklinde dönüşümlü yaşanıyor. Yapılan hiç bir şeyin ne büyüğü zerresi kayboluyor. Her şey yerli yerince duruyor. Vakti zamanı gelince de bize geri dönüyor.

Onun için nasıl bir hayat yaşadığımız, hepimiz için çok önemli. Yaşadığımız hayat süresi içinde kazanacağımız her güzellik bize güzel kazanım olarak, her çirkinlikte kötü kazanım olarak döneceğinden, hayatımızın sonunda kişilik değerlerimizi oluşturacak olan şerefimizi, haysiyetimizi, onurumuzu şimdiden elde edip kazanıp oluşturacağımız tüm insani değerlerimiz ahlakımızın güzelliğini oluşturacaktır.

Sonunda bizi; biz yapıp, belirleyip tanıtıp gösterecek olan ahlakımızdır. Ahlak lambaya benzer, kirlenince ışığını kaybeder.

O nedenle bizler için önemli olan da içimizde yanan bu ışığı kirletip, karartmadan yaşamasını bilmektir.

Işığımızın parlaklığı içimizin temizliğine bağlı olduğundan, içimizdeki ışığın dışımıza olan yansıması derecesinde karşımızdakilere net görünüp güven veririz.

Onun için ahlakımız sorulduğunda; Nasıl yaşamışsak biz, o olacağız.

Yaşantımıza bakıldığında da biz; İyi yaşamışsak iyi, kötü yaşamışsak kötü olacağız.

06.03.2010

Cahit KARAÇ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 322
Toplam yorum
: 102
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 940
Kayıt tarihi
: 08.03.08
 
 

1953 Elbistan doğumluyum. Lise mezunuyum. Kamuda çalışıyorum. Evliyim ve iki çocuk babasıyım. Ken..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster