Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Karşıyaka Belediyesine teşekkür!

Tam tamına iki ay evveldi; takip edenleriniz bilirler, ayak bileğimi feci kırmış, ameliyat olmuştum. Lafta yalnızca iki-üç cümle ifade edilen ancak yaşanmadan anlaşılmaz durumlardan biridir bu da; şey gibi, hani karşılaşırız bir arkadaşımızla da ne var ne yok derken “Babamı kaybettik geçenlerde” der, ah vah deriz falan da babasını kaybetmemiş kimse anlayamaz o acıyı ya, hah işte, aynen onun gibi bir şey…

Ameliyat olduk, doktor iki gün sonra çıkış verdi, oh ne ala, olmuyor işte!

“Oley çıkıyoruz!” Çıkıyoruz da şekerim bizim ev Bostanlı’da parklar arasında üç katlı dokuz daireli bir bina, nasıl çıkılacak o merdivenler, başa bela!

Bassam desen basman mümkün değil ve hatta katiyetle yasak! Eeee falan derken bir hastabakıcı özel hasta taşıma aracının telefonunu verdi, sağ olsun, adamlar da 120 liradan yüz liraya inerek jest yaptılar, taksimetre olsa ancak on beş lira yazar o mesafeye, üstü kalsın muhabbeti dahil, lakin merdiven belini büküyor insanın, maalesef…

El üstünde taşıdılar eksik olmasınlar.

Kontrole gitme vakti gelmeden “Aaa Karşıyaka Belediyesi’nin Hasta Nakil Hizmeti var!” dedi birisi, hadi canım falan derken merak ettim aradım: Varmış gerçekten!

İki gün önceden arıyorsunuz, hangi saatte nereden alınıp nereye ulaştırılacağınızı bildiriyorsunuz ve saatinde sizi bir ambulans evinizden alıyor, götürüyor. Programına ve sizin hastanede kalış sürenize göre ya bekleyip geri götürüyor ya da gidiyor ve işiniz bittiğinde tekrar arıyorsunuz.

Amme hizmeti! Yani bedava!...

Yalnız taşınmanıza yardımcı olacak bir kişinin olması gerekiyor yanınızda, zira tek kişi geliyor. Gerçi aradığınızda bilgilendiriyorlar sizi bu hususta.

Bana denk gelen Niyazi Beydi, yata-otura hepten olmuşum küp gibi, adamın bir nebze olsun yüzü düşmedi, iyi mi!

Bir ilgi, bir ihtimam; sanırsın özel sektörden hasta nakli yapan şirketin patronu geldi!

Bugün yine kontrolüm vardı, elim alıştı bir kere: Alo, Karşıyaka Belediye Sağlık Müdürlüğü… Gittik, geldik, teşekkürlerimle…

Zorunlu olarak fizik tedavi görmem gerekliymiş, bileğime tellerin falan dışında bir de vida takmışlar ki, şimdi söylüyor doktor, sanırım panik yapmamayım diye, Nisan başında yeni bir operasyonla alınacakmış.

O zamana kadar da ayağıma güç bindirmeden yürüyecekmişim; nasıl olacaksa artık?

Hayır yani, merdiven inerken nasıl güç bindirmem ayağıma, çıkarken uçar mıyım?

Karşıyaka Belediyesi bu durumlarda da hizmete devam ediyormuş, çok şükür!

******

Bir başka teşekkürüm daha var, hoş kim bilir adam gibi öğrensem hizmetlerini daha neler ve neler için teşekkür ederim ya, neyse…

Annem 79 yaşında ve iki yıldır Karşıyaka Belediyesi’nin Türk Sanat Musikisi ve Türk Halk Müziği kurslarına gidiyor.

Projenin adı: Bilge Çınarlar Yaşam Kulübü.

Belli bir yaşın üstündeki kişilere yönelik bir çalışma bu; bilgisayar, spor gibi farklı etkinlikleri de var.

Amaçları altmış, ya da altmış beş miydi, üstü insanları evlerinden çıkarıp aynı zamanda da keyif aldıkları bir şeylere “kurs” tarzında yönlendirmek.

Bizim evde Maia var, köpek kız; tüyleri bir yapışıyor bulduğu her yere, yumuşak bir iğne mübarek! Çıkmak bilmiyor!... İnatla veterinere kestirmeyip de yediği tırnakları ise birer giysi canavarı!

Annem bize gelirken adet edindi; aynı giysileri giyiyor. Bir siyah pantolon, bir hırka, sadece bizim evlik!

Bugün alçım açıldı diye ille ziyarete geldi, malum kurslarından biri vardı ve çıkışına denk getirdi: Allah nazarlardan saklasın, kadın bir afet-i devran mübarek!

Giyinmiş ama süslenmiş diyemeyeceğim, maşallah kadın süslenmeden güzel! Ne ben ne de kız kardeşim çekemedik ya anneme!

Çok sevdiği kocasını kaybedeli altı yıl oldu; yalnızca kocası da değildi: arkadaşı, sevgilisiydi…

Neyse…

Bizlik giysi değildi üzerindeki ve çantasının kenarından koroya ait dosyasının ucu çıkmıştı; öyle belliydi ki itina ile getirip-götürdüğü…

Bir tek kırışıklık yok!

Yıllarca evraklar ile paramı kazandım, elimden geçen evraklar milyon dolarlar değerindeydi lakin var ya hiç biri annemin çantasındaki dosya kadar kırışıksız değildi!

Buradan çıkarılacak iki sonuç var: Ya benim elimin değdiği evraklar gevşek davranıyorlar, yani gevşek davranmalarına sebep benimdir muhtemelen ya da annem çok özenli!

Pek ilgi ve alakasız olacak ama en basit örnek aile hekimimiz: Hani gidip de numara alıyoruz ya numaratörden, altı üstü beş dakika, olmadı on beş dakika bekliyorsun sıranın gelmesini (Vallaha fazla beklememek için olabildiğince mesai saatinin bitimine denk getiriyorum ki adım “Assolist” kategorisine yazılabilir.

İçeriye bir giriyorum, selam-sabah faslından sonra elimdeki numara kağıdını bir uzatıyorum ki resmen paçavra!

Benden önce kaç kişiler gelmişler, ellerinde tutmuşlar, muhtemelen benden çok beklemişler ama bıraktıkları kağıtlar temiz, pak!

Bir tarafı kırışmamış, şehvetli geçen geceden sonraki çarşaf gibi buruşmamış; öyle masum, öyle ellenmemiş duruyorlar.

Benim elimden çıkan aralarında sırıtıyor!

Bir gün dedim; doktor bey, nedir bu durum?   

Aklından ne geçirdi bilemem ama dış ses ile dediği şuydu: El maharetleriniz demek ki pek fazla!

Uçları bükülmüş numara kağıtlarından çıkardığı sonuç beni gayetle mesut etmişti, o başka!

Neyse, demem o ki; el becerilerim hakikaten iyidir de annem gibi bir kadın olamadım!

Annem gibi kadınlara ve adamlara böyle kucak açılıp da sahne verilmesine ben teşekkür etmeyeyim de kim etsin?

Annem ve gibi kadın ve adamlar hala bir şeyler üretme, var olma çabasındalar ya; beyin ve vücut hücrelerine inat varlıklarını sürdürmek istiyorlar ya: İlk teşekkürüm gerçek Türkiye Cumhuriyeti İnsanlarına; onlar bunun değerini en iyi bilen son nesildir; bu nesle kucak açan Karşıyaka Belediyesi’ne teşekkür de azdır!

Yani; iş ve güçten dolayı uğramalarınız seyrekleşmiş anne ve babalarınızın bir nebze dahi olsa kendilerini iyi hissettikleri ortamlarda bulunmaları hangimizi sevindirmez?

Ahlar ve poflar ile yaşamını idame ettiren tüm insanlara böyle bir el uzatılsa keşke!

Şey, bir de şu var: El uzatılır da uzatılmasına, tutacak el bulunur mu acaba?

Hayır yani; el uzatan kadın mıdır erkek midir, namahrem midir gibi artık pek alışık olduğumuz tartışmalar ile boğuşan ahalinin belediye yönetimi nabza göre şerbet verip de haremlik-selamlık falan gibi bölmeler hazırlamakla uğraşmaktadır; teşekkürüm üçe çıktı: İzmir halkına da teşekkür borçluyum bu manada!

(Ama İzmir’e göç edip de, kendini İzmirli diye görüp ve aynı zamanda geldiği kültürü burada yaşayan; eline bıçak alıp da kızdığını doğrayan, önüne gelene sövüp-sayan, karı-kız düşürmeye çalışanlar konu dışıdır)!  

Yani; gerek kendi adıma, gerekse de annemin mutluluğu adına teşekkürlerim var Karşıyaka Belediye Başkanlığı’na!

Bir diğer teşekkürüm de annem gibi Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ne tanıklık etmiş kişileri önemseyip, yaşama tutunmalarını sağladıkları içindir ki; her biri annem gibi değildir muhtemelen; sabah telefonunu çaldıracak birisi olmayabilir hayatında, arayacak kimsesi de…

Geziler tertipliyorlar; gezmeye gidecek kimsesi olanlar için bir nimet!

Hizmetse hizmet!

İzmir’in Karşıyaka’sında oturana hizmet budur!

Makarna, kömür falan işlemez!


http://twitter.com/Gulgunkaraoglu

gulgun_2006@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçmişler olsun âcil şifalar dilerim. Annenize çok sıkı sarılın onun hayata sarıldığı gibi.Yokluğunun boşluğu asla doldurulamayan varlık anne.Kaybettim bilirim. Annenize uzun ömür dilerim. Yazınız yine muhteşemdi. Sizi okumak çok iyi geliyor bana inanın. Sevgiyle Selamlar ile selamlar ile

SAHAFÇA 
 13.03.2013 23:37
 

Öncelikle çok geçmiş olsun. Ben annemi Anneler gününde kaybettim. Bize en güzel dersi verdi de gitti..:( Bizim analarımız her ne kadar şehirde de büyüseler Anadolu kadınıdırlar. Onların elinden hiç birşey kurtulamaz. İzmirliler çok dikkat etmesi gerekir zira alttan alta oyuyorlar. Sizde okumuşsunuzdur İzmir'in en gözde Bar işletmecisini üye yapmışlar. Size ve ailenize sağlık ve mutluluklar dilerim. Sevgilerimle....

SELVİ 
 13.03.2013 8:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1284
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster