Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '18

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
110
 

Karya (Karia) Tarhanasının Masalı

Karya (Karia) Tarhanasının Masalı
 

Bir varmış, bir yokmuş.
Hem varmış, hiç yokmuş.
Evvel zaman içinde, sen kal bu an içinde.
Cinler cirit oynarken eski hanlar içinde.

Bir ok düştü buraya, sakladım koydum oraya.
Orada duran ok; başladı oynamaya...
"Sen" dedim "Ne oynarsın? Kurt olmuşsun kaynarsın".
Üstüne örttüm çul. Çul oldu balığa pul.

Şaşmaya kalamadan, gökyüzünde uçtu kul.
Kaptı götürdü balığı, yere bıraktı kavuğu. 
Aldım kavuğu elime, dokundum kavuğun tüyüne.
Tüy çağırdı kartalı, kartal kırdı kanadını.

Eğilip duruverdi, kanadını seriverdi.
Üstüne biniverdim, kaptırıp gidiverdim.
Bir dolaştık, pir dolaştık. Karia Ülkesine ulaştık.
Dikilmedik ağacın, orda yedim narını. 

Koruğu sıkıp hemen kendim yaptım balımı. 
Eğrilmedik iplikle dokudum ben halımı.
Sağdığım süt; oldu mu sana yoğurt çalımı.
Sevgi ektim tarlaya, vardım buğday almaya.

Buğday tarlada yoktu, yel esintisi pek çoktu.
Düştüm buğday peşine, buğday gitmiş eşine.
Eşini arar iken kaza gelmiş başına, 
Kafasını uzatmış, bakmış değirmen taşına,

Su akmış döndürmüş, buğday tanesi bölünmüş.
Bir iken bin olmuş, çuvallara yarma olmuş. 
"Gel" dedim toparlandı, dağılanlar toplandı.
Düştük yola yaya, dağlar heykelden kaya

Hayran olup bakarken çörtük girdi araya.
Orak biçti, çörtük coştu, kokusu latif, hoştu.
Su doldurdum kazana, başladı kaynamaya.
Koklar iken otumu düştü kaynar kazana.

Aldım kazandan çörtüğü, buğday dedi "bu ne koku"
Kokuya tutundu buğday, attı kendini kazana.
Kazandan çıkan aş, oldu yoğurda yoldaş. 
Karıldı, ufalandı yaprak üstüne yuvalandı.

Güneş uzattı altından eli, ay uzattı gümüş teli.
Nemliydi kurulandı, tahta üstüne sıralandı.
Diktim bir temiz kese, sundum kışın herkese.
Herkes dedi "güzel de, börülcesi nerede?"

Börülceyi ararken, biber çıktı ortaya. 
Toparladım hepsini sarımsak düştü yola.
Kavurma geldi aşa, tereyağı parıldaşa
Aşım yoktu akşama, kondu ziyafet başa.

Anam gökten seslendi, darhanemiz beslendi.
Buna derler tarhana, Karia usulü Ey ana!
Soğan başı kırıldı. Bu lezzete sarındı.
Darlık değil bahane, tarhanamız şahane!
Yalan değil, gerçektir! Hayatın özü lezzettir!

 

ETEM SEVİK, SAHAFÇA, Nil ALAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim kadim dostum,can Mehtap'ım.Hoş geldin.Bu şiirini daha önce okuduğumda da hayran kalmıştım,yine aynı duygularla okudum.Senin masalsı anlatımınla,Muğla'mızın meşhur tarhanası daha bir güzelleşti.Ellerine,yüreğine sağlık canım.Umuyorum ki,buradaki değerli arkadaşlarımız da senin yazılarının güzelliğini kısa sürede fark edeceklerdir.Sevgiler gönderdim yürek dolusu.Sağlıcakla kal canım...

fisun gökduman kökcü 
 14.09.2018 14:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 87
Kayıt tarihi
: 13.09.18
 
 

Fen Bilimleri alanındaki eğitiminin getirisi bilgi ve becerilerini Sosyal Bilimler alanındaki edi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster