Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '06

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
954
 

Kasabalı

Kasabalı
 

Şehirli bir yabancı ıssız ve durgun bir kasabaya gider. Sevgilisi onu terk etmiştir, yaşama amacını yitirmiştir, inançlarını yitirmiştir... Yani bir şey yitirmiştir. Kendini bulmak için kasabanın tozlu gri yollarında yürür. Kasabanın yerlileri umursamaz, kıskanç, yardımsever olmak arasında gider gelirler. Hava ya hep gridir ya da dayanılmaz yapış yapış bir sıcak vardır.

Hikayenin kahramanı eğer kadınsa, çakır gözlü, garip esrarengiz bir adamla karşılaşır hemen. Adam duldur, boşanmak üzeredir, kadınlarla ilgili kötü anıları vardır yani. Kahraman erkekse gözleri yokluğa bakan, ince, alımlı ama alabildiğine mutsuz bir kadın bulunur ona da. Kasaba eşrafının içkili toplantılarına katılır adam. Lokal, lokalin ortası havuzlu bahçesi, hırslı lokal müdavimleri, dedikodular, kötü niyetli bir sürü insan... Küçük insanlar diye düşünür kahraman. İnanılmaz derecede boğucu, iç daraltıcıdır atmosfer.

Evlerin buzlu camlı kapıları, salon-salomanjeleri, sofaları vardır. Arka odaları nemlidir. Yatak odaları ağır mobilyalı, karanlıktır. Yatak örtüleri kapütonelidir, satendir. Dua mırıldanan, eski kokan, eski bakan, yaşayan bir teyze bir amca vardır. Bakkalın çırağıyla fingirdeşen bir hala dayı komşu kızı olur mutlaka. Bazen alkolik enişte, kumarbaz amca evin kızına tecavüz eder. Gıcırdayan merdivenler... Dantel sehpa örtüleri... Uçuşan toz.. Naftalin kokusu...

Gerçekten evlerin içi loştur kasabalarda. Yatak odası perdeleri hep kapalıdır. Evler birbirine yakın, sokaklar dardır. Ama o evlerin gerçek kadınları salonlarda, yatakodalarında yaşamazlar pek. Mutfaktır dünyaları. Mutfak çoğu zaman büyüktür. Büyük değilse bile mutlaka bir mutfak masası vardır bir yerde ya da balkon, bahçe. Mutfaklar aydınlıktır.

Evlerin kapıları çok sık çalar. Sabah işleri bitince, kahve içmek için hareketlenir kadınlar. Danteller örülür. Kekler poğaçalar yapılır. Misafir hep vardır. Evin kızı çay kahve servisi yapmakta otomatikleşmiştir. Siz çayın bittiğini anlamadan o doldurup getirmiş olur. Kadınların yelekleri ve patikleri vardır. Evli kadınların hali aşşağı yukarı aynıdır. Hayırlı erkek yoktur. Erkekler elli yaşlarını görene dek içer, kumar oynar. Parasını şehirdeki pavyonda karıya kıza yedirir. Eve gelip karısını döver ya da dayak yer. İkisine de rastlanır kasabalarda. Kapıdan sabaha karşı giren kocasını elinde topuklu terliğiyle karşılayan kadınlar da vardır oralarda.
Kadınların başı ağrır en çok. Bir de belleri.

Bağırarak konuşan, çocukları mıncıklayarak seven, çok sigara içen, ayıp fıkralar anlatan, kahkahaları yedi mahalleyi inleten bir komşu vardır mutlaka. Kahvenin yanına konyak bulup getirir. Ellisini devirmiş kasabalı kadınları kıkır kıkır güldürür. Sonra oturup ağlar. Boya sarısıdır saçları. Kocasından "benimki" diye bahseder. Kadınlar onu her toplantıya çağırır ama en çok onun dedikodusunu yapar.

Gerçek kasabalar kitaplardakinden daha renklidir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yüksek duvarları vardır evlere ait bahçelerin, eskimiş tahta ya da paslanmış bir demir kapısı. Masallarda ki gizli bahçeler orada sanırsınız. Yıkık bir duvar ararsınız üzerinden atlayıp geçeceğiniz, bahçe duvarları zamanın gücüne karşı koyamamıştır, taşların arasından nasıl yer buldu ise başını uzatan birçok papatya görür, gözleriniz parlar. Hayata daha bir sarılasınız gelir, ilk olumsuzlukta hayata küsenleri görünce. Duyduğunuz sadece kuş sesidir. Bir bahçeden çocuk kahkahaları duyarsın hah dersin bu bahçede ilkbahar misafir. Tıkır tıkır yorgun atın çektiği araba görünür uzaktan. Güneşin altında şapkasını siper etmiş yaşlı sahibi meraklı gözlerle kim bu yabancı dercesine yanından geçerken kocaman gülümser. Altın dişi oarlar tüm haşmetiyle.Gülümser tozlu yoldan bahçelerden birinin kapısını çalarsın. - kim o - Benim ben Halide.

Halide 
 05.04.2008 18:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 359
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 1544
Kayıt tarihi
: 24.07.06
 
 

1972 yılıydı. Doğdum. Evde hep kitap okuyan iki kişi vardı. Büyüdüm, okullar okudum. Birşey öğrenmed..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster