Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mart '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1669
 

Kasap et, kuzu anne derdinde

On beş yıllık kasaptı. Çevresindeki hiçbir kasabın, onun kadar iyi et satmadığı söylenirdi. Çok meraklı bir adamdı doğrusu. Satacağı hayvanları kendi eliyle seçer ve yine kendi keserdi.

Müşterileriyle sohbet ederken:
- şimdiye kadar yüzlerce hayvan kestim!. derdi. Benim için hayvan kesmek, karpuz kesmek gibidir.

Kasap, yılların vermiş olduğu alışkanlıkla koyunları beş dakika içinde, sığırları ise yirmi dakikada kesip parçalar ve canlı bir hayvana bakarak, ondan kaç kilo et çıkacağını şıp diye söylerdi.

Fakat, ah şu kuzular yok muydu? Hele son zamanlarda, onları kesmeye bir türlü eli varmıyordu. Kuzu eti isteyen müşterilerine:
- Bırakın şu hayvancıkları büyüsünler!. diyordu. Başka bir et yeseniz, ne olur sanki?

Eski müşterileri, kasabın bu sözünden bir şey anlamıyordu. Öyle ya, şimdiye kadar dükkandan kuzu eti eksik olmamıştır. Oysa ki adam, bu sözleri boşuna söylemiyordu. Çünkü kuzu denince, gözlerinin önüne altı aylık yavrusu geliyordu. Kıvırcık saçlı, kara gözlü bir kızdı bu ve kasap onu, belki de ağzı alıştığı için "kuzum" diye seviyordu.

Aradan aylar geçti. Kasap, bu süre içinde müşterilerinin giderek azaldığını fark ediyor ve bunu, kuzu eti satmamasına bağlıyordu. Sonunda pes ederek:
- Aman yahu!. dedi. Benden başka yufka yürekli kalmadı mı? Keserim olur biter.

Ertesi gün, diğer hayvanlarla birlikte bir tane de kuzu aldı. Önce danayı, sonra koyunu kesti. Bunları parçalarken son derece ağır davranıyor ve kuzunun kısa ömrünü, sözde birkaç dakika daha uzatmış oluyordu.

Sıra ona geldiğinde, önemsiz bir iş yapıyormuş gibi, aklına ilk gelen şarkıyı söylemeye başladı. Kuzu, olup bitenleri bir oyun zannediyor ve bağlı olmasına rağmen yerinde zıplıyordu. Kasap kuzuyu yatırıp bıçağa uzanırken, parmağında bir sıcaklık hissetti.
Ve eline baktığında, öylece donakaldı.

Kuzu onun parmağını, annesinin memesi zannederek emiyordu...



Cüneyd Suavi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu güzel ve anlamlı hikâyeyi bizlerle paylaştığınız için teşekkürler... Saygılarımla

murat ertaş 
 15.03.2008 9:41
Cevap :
Murat bey, ben teşekkür ederim. Hayat bazen mecazi de olsa verilen mesajla şekilleniyor. Ve ancak o zaman güzellikler meydana çıkıyor. Selamlar....  15.03.2008 11:34
 

çoğu zaman. Ama doğa bizden intikamını alıyor işte. Kendi sonumuzu kendi ellerimizle hazırlıyoruz doymak bilmeyen tüketim hırslarımızla. Anlaya ibret dersi öğretmenim. Teşekkürlerim ve sevgilerimle...

Neşe İleri 
 13.03.2008 20:17
Cevap :
Ne güzel ve anlamlı özetlediniz. Doğanın katili kim, diye yazdığımda bir yemek tarifi kadar dikkat çekmemesine çok üzülmüştüm. Demekki halkımız yine de çok uzaklarda birşeyleri düşünüyor ki hayat gerçeğimizi göremiyorlar. Sevgiyle ve doğal kalın....  14.03.2008 11:20
 

Hikaye çok güzeldi,gerçekten çok duygulandım,ellerinize ve yüreğinize sağlık,bu hikayeden bir anım aklıma geldi,neyse sizlerle de paşyaşırım bir gün,,,sevgiler size,,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 12.03.2008 18:41
Cevap :
Yorum için teşekkürler, sebgiyle kalın...  13.03.2008 10:05
 

kıyamam ben ona...zaten et yemem pek fazla, daha da hiiiç yemem:( , sevgiler

Dilek Fuçucı 
 12.03.2008 15:36
Cevap :
Aman Dilek hanım, bizim yüzümüzden vitaminsiz kalmayasınız. Sonra eniştemiz darılır bize. Selamlar, sevgiyle kalın...  12.03.2008 17:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 1314
Toplam mesaj
: 257
Ort. okunma sayısı
: 2397
Kayıt tarihi
: 22.11.07
 
 

Yaşamı çözebildiğimce,  dersler çıkarabilme aşamasında yorgun ama umut dolu eğitimciyim.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster